Şunu özellikle belirtelim ki; Dersim’de yapılanlar asla tasvip edilmez. “Dersim Kerbela’dır” sözünü bölge halkı bu sebeple hemen kabullenmiştir. Savaş pilotu Sabiha Gökçen:“Canlı ne görürseniz ateş edin!” emrini almıştık. Asilerin gıdası olan keçileri dahi ateşe tutuyorduk” Demiştir. Yaşananları varın hesap edin
Dersim olayları devlet arşivinde “Dersim isyanı” olarak yer alırken, bir kesim ise bu olayları “Dersim kıyamı (ayaklanması)” olarak isimlendirir. Tamamı olmasa da bazı aşiretlerin, Ankara’nın devrimlerinin dine aykırılığına başkaldırdığı iddiası vardır.
Tunceli Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı A. Kemal Özcan, Bu gün gelinen noktayı kast ederek,‘Müslüman mısınız?’ sorusuna Dersim’lilerin yüzde 90-95’inin ‘elhamdülillah’ diyemediğini, “Katliamı tek parti döneminde CHP yapmasına rağmen CHP, sırf İslam’a zarar verdiği için Dersimliler bu partiye oy vermeyi sürdürüyorlar.” Tespitini yapıyor. Zaten Dersimliler Oruç tutmayan, namaz kılmayan, camiye gitmeyen bir Hz. Ali tahayyül ediyorlar. Aleviler camiye gitmek istemezler. Cenazelerini götürmek istemezler. Şimdiye kadar kimliklerini hep gizlediler. Abdest almasını bilmiyorlar, namaz kılmasını bilmiyorlar
(13 Kasım 2014 Söz bitmeden programı TV 24)
CHP’nin Kürtlerle ilgili geçmişinden önceki iki yazı dâhil birkaç not aktardık. Şimdi bu CHP için Kürtlerin partisi (!) iddiasındaki HDP oy istiyor. PKK 1984 yılında nüfusun tamamı Kürt olan Eruh katliamı ile Kürtleri katlederek kitlesel eylemlere başlardı. Nasıl Kürt partisi ise? Bu saldırıda 5 kadın 4 çocuk katledilmişti. İşte o PKK dağdan talimat veriyor, Kılıçdaroğlu desteklenecek diyor, Meclisteki sesi HDP emri uyguluyor. Seçimde CB için aday çıkarmıyor. Kısaca: Kürt Mehmet nöbete
Doğru analiz şudur: Bugün ki CHP yönetimi olsun, HDP ve PKK olsun tamamen ABD tarafından kumanda edilmektedir.
CHP ülkeyi yönettiği dönemde Kürtlere; hep terbiye edilmesi gereken bir kitle olarak bakmıştır. Asker kişiler, vali ve müfettişlerin yanında üst düzey yöneticiler 1925-36 arası tam 12 adet Kürt raporu hazırlanmıştır. (Doğu, Güneydoğu raporu) Mamafih 1937 yılında Dersim olayları patlak vermiştir. Hazırlanan raporların içinde Fevzi Çakmak, İsmet İnönü ve Celal Bayar’ın raporları olduğunu da belirtelim.
Dersim için Erdoğan özür dileyebiliyor, Dersimli Kemal ise kem küm edip kıvırıyor. Sebebi de; muhalefetini siyasi partisini, medyasını vesaire sini ABD Dizayn ediyor.
Ne olur dersiniz? Eline fırsat geçse (Maazallah) Babasını sürgün eden, akrabadan 40 kişiyi halası dâhil öldürdüğünü iddia ettikleri devletimizden Bay Kemal intikam almak için tapuyu Amerika’ya verir mi?
Niçin bu soruyu soruyoruz? Çünkü Karabağ'ın sözde cumhurbaşkanı Arayik Harudyunyan “Aliyev çok sevinmesin 14 Mayıs'tan sonra Karabağ'ı kendi elleriyle bizlere teslim edecek” diyor.
Yunanlı gazeteci İoannis Theodoratos “seçimi Kılıçdaroğlu kazanırsa F-16 almamıza gerek kalmayacak” diyor.
Sırrı Sakık “Biz üç-beş bakanlık pazarlığı peşinde değiliz, biz bu sistemi,
100 yıllık Cumhuriyet’i değiştireceğiz, bizim küçük hesaplarımız yok” dedi.
Ahmet Türk, “Bu Nevruz ve bu dönem Öcalan’ın özgürleşme dönemidir”
Murat Karayılan, “14 Mayıs’ta sadece CB değil, sistem de değişecek” dedi.
Duran Kalkan “Her türlü desteği vereceğiz” “AK Parti, MHP faşist, sömürgeci, soykırımcı diktatörlüğüne karşı sekiz yıldır en büyük mücadeleyi PKK yürüttü” diye konuşuyor.
Bese Hozat, “Biz HDP’nin Millet İttifakı’nı destekleme tutumunu değerli, önemli ve anlamlı buluyoruz. Bu faşist iktidar 14 Mayıs’ta yıkılacaktır” diyor. Seçime kadar “eylem yapmayacağız” deyip, yarın eylem yapılınca biz yapmadık iktidar yapmıştır. Bizim eylemsizlik kararımız var diyecekler. Tam çakallık.
Bay Kemal; Yunan, Ermeni, PKK neden seni bu kadar seviyor. Hepsi sana bel bağlamış vaziyette. Kimlere ne sözler verdin? “Ayı ile yatağa giriyorsun” Türkiye hasımlarını hoşnut eden siyasetin, Yeni bir Sevr antlaşmasıdır.
Bu seçimde sandıktan Erdoğan çıkmazsa; (Neüzübillah); millet olarak kaybederiz. Vahşi batı nereye müdahale ettiyse felaket getirir. Giderken de yüzüstü bırakır. Irak’a bakın Petrol ve doğalgazının yüze 80 kısmı ABD ve İngiliz şirketlerinin elindedir. Kuzey Irak’ta özerk Kürt bölgesel yönetimi adı altında resmen ayrı bir devlet vardır.
Afganistan’da işbirlikçilerini nasıl bıraktığını gördük. Uçaklarının kanatlarından yere çakılanlar gözümüzün önündedir.
Seçimin seyrinde İYİ Parti’deki omurgalı ülkücüler, CHP’de tasfiye edilen Ulusalcı Atatürkçüler ve muhafazakâr Kürtler yanlış yapmazsa; Türkiye bölünmeden yoluna devam eder. Aksi halde Bay Kemal ve ortakları bu siyasetle tarihe Türkiye’yi bölen olarak geçecekler.