14 Şubat 2023 Salı günü de biterken herkese merhaba…

Yaşamımın her alanında ve döneminde sanatla yoğrulmamdan mıdır nedir bilmem, özel günler benim için hep önemli olmuştur. Bunu ifade edişimde hep sahneden, sesimi birçok kişiye duyurabileceğim sahnesel platformlardan olmuştur... Daha doğrusu mesleğim sayesinde bu platformlarla toplumdaki seslerin volümünü açabilmek nasip olmuştur.

Hepimiz farklı farklı tezahürlerle dünyaya geldik. Bir gün kesinlikle gidecek olduğumuza emin olarak. Severek doğduk yoksa doğamazdık inanın. Farklı miktarlarla da olsa sevilerek doğduk yoksa yaşayamazdık inanın…

Dünyanın bize dayattığı birçok acı ve bazılarımızın içinde kararan öz saygısı sebebiyle ‘’sevmemiz’’ lazım demeye bile çekinir, anlam veremez olduk. Acıları bile kullananlarımıza, acılarla dalga geçecek kadar kaybolmuş insanlara şahit olduk.

Unuttuk biz bizi, unutuyoruz da…

İçerisinde bulunduğumuz acı dönem, bu yaşadığımız trajik durum da bizi o kadar derinden etkiledi ki… Bizi ve çocuklarımızı bırakın, şu an bebek olanlarımızı bile gelecekte bu hazin sancı etkileyecektir. Damarlarımızda dolaşacağından emin olun onca gözyaşının…

Ne neyden ötürü yaşanırsa yaşansın acı acıdır sevgili okurlar. Dışardan, bizden, ailemizden, yakından, uzaktan, birileri ya da bir şeyler yüzünden… Sebebi fark etmeksizin beden ve ruh bir acıya hasıl olduysa o acı oradadır yaşanır ve izi kalır. Aynı toprağa bilinçsizce atılan kimyasallar gibi acının yarılanma ömrü de çok uzundur ve ruhtan ruha tırmanır.

Ben eskiden bazı insanların hiç sevemediklerine inanmazdım. Nasıl ya? Böyle sevince bir garip olup, neşe hissedip vücudunuzdaki suyun ya da kanın baloncuk baloncuk olup yukarıya doğru çıkması gibi bir şey hissetmiyor musunuz? Gözünüzden sakınıp, gönlünüzden ırak bir yere koyamadığınız insanlar olmuyor mu? Şöyle naneli bir sancı sarmıyor mu göğsünüzü parmak uçlarınıza doğru inen… Bunu yaşamayan mı varmış? Vallahi bilmezdim hiç derinden sevmeyenin de olduğunu. Ne bileyim çocukluk mudur nedir artık inanmazdım buna. E varmış tabi. İnsanlar bir değil. Maalesef kalpler, akıllar, deneyimler, dünyaya açılan gözler bir değil…

Üstümüzde acı bulutlarıyla gezdiğimiz bugünlerde size seslenme sebebim, bir miktar sevgi umudu. Unuttuğunu hatırlamak isteyenler için bir umut seslenişidir. Hayatın kısa olduğunu bize her fırsatta hatırlatıyor Dünya. Her an, her şey ve herkes… Bir anda hepimiz artık yaşamıyor olabiliriz. Kırmamalı tabi gönülleri. Gerçekten içten ve yürekten kurulacak cümleler yoksa tutmalı insan dilini, sesini, nefesini ve nefsini. Yok olmuşluklar içinde çırpınırken, tam da her şey tükenirken yeşerir insan dediğimizin gönlü.

Bu acılar kurtuluş olsun gönüllerimize. Sevdiklerimize sevdiğimizi söylemekle başlayalım bugün yeniden. Söyleyin gitsin ne olacak yahu. Eksilmeyiz, değerimizde düşmez. Bu hayatta utanacağınız son şey olsun sevginizi ifade etmek. Öncesinde utanmamız gereken ama utanmadığımız o kadar çok şey var ki durmadan, düşünmeden yaptığımız… Zaman varken nefes alıyorken, sevdiklerinize, sizin için değerli olanlara sevginizi canı gönülden ifade edin lütfen.

Bugün Hirai Zerdüş’ün bir şarkısıyla başladım güne ‘’ölüyoruz bir köşede’’…

Dilerim ki sevgiyle, sevdiklerinizle güzelleşsin gününüz ömrünüz.

Depremle sarsılan büyük kayıplara uğrayan vatandaşlarımızın, kardeşlerimizin yaralarını sevgi, sabır ve emekle sarabilmek ümidiyle sevgiyi hissedebilenlerin gününü de ömrünü de kutlarım.