Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik koşullar vatandaşı zaten zor durumda bırakmışken, bazı kendini bilmez uyanıklar adeta “Kimi nasıl dolandırırım?” hesabı yapıyor.

Geçtiğimiz günlerde, yayın yapan bir uydu alıcısı firması tarafından, taahhüdümün sona erdiği gerekçesiyle arandım ve yeni bir anlaşma teklif edildi. Haliyle fiyat bilgisi sordum. İlk 6 ay için 749 TL, ikinci 6 ay için ise 1.049 TL talep edildi. Oysa bir önceki fatura döneminde 349 TL ödüyordum. Bu artış bana oldukça yüksek geldi ve indirim talep ettim.

İndirim yapamayacaklarını, bu fiyatların zaten indirimli olduğunu söylediler. Ben de doğal olarak, “Yüzde 300 zamma siz indirim mi diyorsunuz?” diyerek tepki gösterdim. Bunun üzerine, “İsterseniz iptal edebilirsiniz” yanıtını aldım. Ben de biraz düşünüp geri dönüş yapacağımı belirttim.

Çok geçmeden tekrar aradım ve hizmeti iptal etmek istediğimi, kullanmak istemediğimi söyledim. Nedenini sorduklarında, fiyat artışı nedeniyle olduğunu ifade ettim. Ardından, kampanyalardan bahsedilip bahsedilmediğini sordular. Bana sunulan ilk teklifi tekrar ilettim ve bu fiyatları kabul etmediğimi belirttim.

Bu kez hemen yeni bir teklif sunmak istediler. İşte asıl şaşkınlığı burada yaşadım… Yeni teklif 439 TL idi. Önceki teklif ile arasında adeta uçurum vardı.

Şimdi sormak gerekiyor: “Kimi ne kadar yolarsak yanımıza kâr mı kalır?” O an bu fiyatları kabul etmiş olsaydım ve aylarca bu bedelleri ödeseydim ne olacaktı?

Sözün özü; uyanık olmak ve bu tür tuzaklara düşmemek gerekiyor. Devletimizin ilgili kurumlarının da bu tür uygulamalara karşı daha sıkı denetim yapması ve vatandaşın mağdur edilmesinin önüne geçmesi şart.