Bildiğiniz gibi dün İstanbul’da maalesef bir öğretmen aynı okuldaki bir öğrenci tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Öğretmenimize bir kez daha rahmet diliyorum yaralı öğretmen ve öğrenciye de şifa diliyorum.

Yaşanan olay kan donduran türden. Bir öğrenci nasıl oluyor da öğretmenine bıçakla saldırabiliyor. İnanılır gibi değil. Diğer bir soru da, bir öğrenci nasıl olur da kesici veya delici bir suç aletiyle okula girebiliyor?

Devletimizin bunun hesabını soracağından ve ihmali olanları cezalandıracağından eminim. Ancak bu durum bence okullardaki güvenlik zafiyetini ortaya koydu. Burada genelleme yapmıyorum. Ama güvenlik tedbirlerini tam olarak uygulamayan okulların varlığından söz ediyorum.

Zira okullarda eğitim-öğretim kadar güvenlik tedbirleri de çok önemlidir. Anlık zafiyetler telafisi mümkün olmayan sonuçlara neden olabiliyor.

Şimdi İstanbul’da yaşanan bu vahşetin ardından tüm ülke genelinde olduğu gibi Bursa’da da başta lise öğretmenleri olmak üzere birçok öğretmen ders başı yapmama kararı aldı.

Sabah okula giden öğrenciler ders işlenmeyeceğini görünce evlerinin yolunu tuttu.

Benim de Özlüce Aziz Sancar Ortaokulu’nda okuyan oğlum var. Her sabah olduğu gibi bu sabahta okula bıraktım ve ofise geçtim.

Bir süre sonra oğlumun öğrenim gördüğü sınıfın WhatsApp grubunda, okuldaki birçok öğretmenin İstanbul’daki olaya ilişkin düzenlenecek basın açıklaması etkinliğine katılmak için derslere girmeyeceği bilgisi verildi.

Bu durumdan haberdar olan veliler de sınıf annesine ilk olarak, “Çocuklar kendi iradeleriyle okuldan çıkabiliyorlar mı?” diye sordular.

Bende yazışmaları dikkatle takip ettim. Sınıf annesi çocukların okuldan çıkabilmeleri için velilerin okula gelmeleri ve izin kağıdı doldurmaları gerektiği bilgisini verdi.

Derken, birkaç dakika sonra oğlumun sınıfından bir fotoğraf paylaşıldı. O an için sınıfta kalan öğrencilerin yer aldığı fotoğraftı. Ve fotoğrafta 6 öğrenci vardı. Ancak benim oğlum yoktu.

Telefonunu da evde unuttuğu için iletişim kuramadım.

Ve hemen okulu aradım. Güvenlik görevlisi arkadaş cevap verdi. Kendimi tanıttığımda oğlumun okuldan çıktığını söyledi.

Sonuçta kendi kafasına göre öğrencilerin çıkışına izin vermediği için güvenlik görevlisi arkadaşa herhangi bir tepki göstermedim.

Ancak çok büyük stres yaşamaya başladım. Okul ile ev arasındaki yürüme mesafesi 10 dakika olmasına rağmen oğlum okuldan bir saat önce çıkmıştı.

Ne yapacağımı şaşırdım. WhatsApp grubundaki yazışmalardan anladım ki aynı durumda olan başka veliler de var.

Nasıl olur da çocukların o saatte velilerden habersiz okuldan çıkmalarına müsaade edilir anlamak mümkün değil? Tabi tepkiler gelmeye başlayınca da okul idaresi velilere, “Sayın velilerimiz, dün İstanbul’da yaşanan ve bir öğretmenimizin vefatı nedeniyle eğitim sendikaları tarafından iş bırakma eylemi yapılmaktadır. Okulumuzdan da bu eyleme katılan öğretmenlerimiz mevcuttur. Ancak okulumuz açık ve eğitim-öğretim faaliyetleri devam etmektedir” mesajını gönderdi.

O zaman iş bilmeyen okul idaresine soruyorum…

-Eğitim-öğretim faaliyetleri devam ediyorsa, neden sınıf anneleri WhatApp gruplarında velilerin gelmesi halinde çocukların çıkışına izin verildiği bilgisini paylaştı? Zira idarecilerin bilgisi olmadan sınıf annelerinin böyle bir paylaşım yapacaklarını sanmıyorum.

-Yüzlerce çocuğun okuldan çıkmasına neden müsaade ettiniz?

-Velileri niye ayaklandırdınız?

Ben de hemen Özlüce’nin sokaklarında, parklarında ve mekanlarında çocuğumu aramaya başladım. Tabi bu arada yaşadığım stresi de iş bilmeyen okul idarecileri anlamaz ama sorumlu anne baba olanlar çok iyi anlar. Eminim o süreçte tansiyonum 17-18’lere yükselmiştir.

Tam polisi arayacakken, oğluma ulaştım. Evin çok yakınındaki bir kültür merkezinin önünde arkadaşlarıyla oturmuşlar. Neyse oğluma da arkadaşlarının telefonundan haber vermediği için hatasını hatırlattım ve eve bıraktım.

Ancak Özlüce Aziz Sancar Ortaokulu’nu idare edemeyen görevlilere soruyorum.

Bir öğrenci velisinden habersiz paydos saatinden önce okuldan nasıl çıkar?

Ne biçim okul idareciliği yapıyorsunuz?

Belli ki yapamıyorsunuz, o halde yapabileceklerin gelmesi için gidin yapabileceğiniz işlerle ilgilenin.

Gerçekten son 2-3 yıldır Özlüce Aziz Sancar Ortaokulu’ndaki saçmalıklar kabul edilebilir gibi değil!

Buradan Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer’e çağrıda bulunuyorum. Bu yaşanan olay geçiştirilemeyecek kadar önemli ve çok büyük hatadır. Lütfen gereğini yapın. Bende hem veli hem de gazeteci olarak gelişmeleri ve alacağınız önlemi takip edeceğim.

Bu arada umarım bu skandalı güvenlik görevlisine fatura etmezler. Böyle bir şey olursa, bu kez yazışmaları da sizlerle paylaşacağım.