Yüzyılın depremiyle 5 yıl öncesinde çıkarılan ‘İmar Barışı’ affı da çok tartışılıyor ve şimdi depremsel sonuçları açısından, hükümete eleştiriler oluyor. Velakin, affa ait yasada, mülkiyet sahiplerinin de gözden kaçırdığı var.
Elbette ki…
İmar afları;
İmar mevzuatına aykırı ve bilimsel projelendirmeden yoksun ruhsatsız binalar ile ruhsatlı, ama ruhsat ve ruhsat eklerine aykırı yapılara meşruluk sağlıyor.
…Ve!
Özellikle…
Tümüyle kaçak durumda bulunan yapılar, olası depremler açısından, riskli olarak görülüyorlar.
Türkiye’nin 11 kentini vuran depremin ardından, 2018’de çıkarılan ve ‘İmar Barışı’ denilen son büyük ‘İmar Affı’, gündeme geldi.
Depremsel sonuçları açısından;
Hükümete yönelik eleştiriler öne çıkıyor, ama olası deprem riskiyle anılan yapıları kendi elleriyle yapanlar arasında, evler ve hayatlar kaybedildi.
Böyle af;
Yürürlüğe alınmamalıydı!
Şimdi…
İmar Barışı’nın acı sonuçları olarak özellikle hükümeti öne süren bir gündem var, sorumluluk yükleniyor.
Böyle duruma karşılık…
İmar Barışı’nın uygulanmasına ilişkin çıkarılan yasaya baktığımızda, olası depreme karşı birincil sorumlunun tanımlandığı görülüyor.
Uygulamaya ilişkin;
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yürüttüğü usul ve esasların 9.Madde’sinde, açık ifadeyle belirtiliyor.
Denilen, ortada;
“… Yapının depreme dayanıklılığı ve yapının fen ve sanat norm ve standartlarına aykırılığı hususu yapı malikinin sorumluluğundadır.”
Yanı sıra…
Aynı maddede;
Meşruluğa bir sınır ve vade konulduğu da, “Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır.” hükmüyle belirtiliyor.
Hukuka aykırı ve güvensiz yapılaşmaya karşı;
Yüzbinlerce potansiyel sorunlu bina, yeni, son ‘İmar Affı’na kadar geçen sürecin içerisinde, en baştan önlenmeliydi, caydırıcı olunmalıydı.
Devletin gelir elde ettiği;
‘İmar Barışı’nda…
Yapının depreme dayanıklılığı ve bilimsel aykırılıkta sahibinin sorumlu tutulması, Anayasa’nın 56.Maddesi’nde, “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.” denilmesiyle çeliştiği de, şimdi tartışılıyor.
Böyle yapı stoku;
Elektrik, su ve doğalgaz hizmetlerine kavuşmakla kalmadı, mevzuat ve bilimsel projeyle yapılan binalar gibi, deprem sigortasından da yararlanma hakkı da elde ettiler.
10 ilde;
Para cezası ve yıkım kararlarından kurtulan kaçak yapılardan ne kadarı yıkıldı, hasarlı, resmi cevabı merak ediliyor.
Depremin ardından…
Büyük Birlik Partisi’nin, ‘İmar Barışı’ denilen İmar Affı’nın uzatılmasını ve böylece kapsamının genişletilmesini öngören yasa teklifini, artık ‘geri çekmesi gerektiği’ni düşünüyoruz.
Çünkü…
Cumhurbaşkanı ve genel seçimleri dönemi ile Büyük Birlik Partisi’nin Cumhur İttifakı’na desteği nedeniyle uzatmalı imar affı beklentisi büyük, yeni inşaatlar yapılıyor, bitiriliyor.