TBMM’ye milletvekili olarak ilk geldiğinde 35 yaşındaymış…

Vekil olarak hayatını kaybettiğinde yaşı 85’ti…

Dile kolay 50 yıl aktif siyasetteydi…

Tam yarım asra sığdırdığı siyasi hayatında bakanlık, başbakan yardımcılığı görevlerinde de bulunan Deniz Baykal, CHP’nin 4. genel başkanıydı…

Talihsiz bir kaset komplosuyla koltuğunu bırakmak zorunda kalmıştı.

Siyasi polemik ve yüzme ustasıydı…

Antalyalı ve yanaklarının kırmızı olması nedeniyle ‘domates’ lakabıyla takılanlar da olurdu…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi yasağının kalkması ve milletvekili seçilmesinin önünü açan ara seçim kararına, Meclis’te destek verdiği için kızanlar da çoktu… 

Uzun zamandır ciddi sağlık sorunları yaşıyordu Baykal, önceki gün çok sevdiği TBMM’de yapılan sade bir devlet töreniyle sessiz sedasız son yolculuğuna uğurlandı.

Ölüm haberini ilk aldığımda kendisiyle ilgili güzel bir anekdot geldi aklıma…

Sizlerle de paylaşmak isterim…

Genel başkanlığı döneminde partisinin Bursa İl Başkanlığı tarafından düzenlenen geceye gelmişti Deniz Bey...

Basın olarak izlemiştik…

Rahmetli meslek büyüğüm, gerçek CHP’li Necati Akgün abimiz birlik beraberlik mesajlı çok duygusal bir konuşma yapmıştı o gece, “Belki benim sizlere bu son konuşmam olabilir” diyerek, kendi de ağlamış partilileri de ağlatmıştı.

Gerçekten de son konuşması olmuştu…

O etkinlikte bir ara, dönemin CHP İl Başkanı yine rahmetli Kemal Demirel’in sayesinde Baykal’ın yanına gitmiş, kendisine gündeme dair bir iki soru sorma fırsatı bulmuştum ben de...

Sorularıma içtenlikle cevap verdiğini görünce, bir de esprili öneride bulunmuştum Deniz Bey’e

O yıllar İnönü Caddesi üzerindeki mor renkli bir iş merkezindeydi CHP İl Başkanlığı… İş merkezinin en alt katında da gece kulübü vardı…

Bu ayrıntıyı hatırlatıp, “Sayın Baykal, il başkanlığı binasının orada olması çok tehlikeli, partililer bazen kapıları karıştırıp yanlışlıkla parti yerine gece kulübüne giriyorlarmış” deyince patlatmıştı kahkahayı…

Sonra da Demirel’e dönüp, “Kemal Bey, doğru mu bu? Öyleyse ilk fırsatta başka bir yer bul, önümüz seçim aman ha, adaylarımız da karıştırmasın kapıları!” esprisi yapmıştı…

Beni gördüğü yerde “yaktın beni!” diye sitem eden Demirel, o sene içinde Demiryolu Caddesi üzerinde il binası satın alıp, partiyi oraya taşımıştı.

Bu vesileyle, Baykal’a, Kemal Demirel ve Necati Akgün’e rahmet diliyorum…

CHP’lilere de başsağlığı…