Bursa’da, büyük bir kamusal tesisin esnaf örgütüne başkanlık eden bir kentimiz, deprem mağduru memleketine koşmuştu… Tanıklık ettiği insani durum ve ifade ettiği düşünceler, devlet tarafından dikkati almayı gerektiriyor.
Türkiye’ye örnek;
Bursa Şehirlerarası Otobüs Terminali’nin esnaf derneğinin başkanlığını yürüten Yılmaz Ateş, aile bağları bulunan Adıyaman’da, Bursa’daki aile bireyleriyle halkın acısına ortak oluyordu.
Kendisiyle konuştuğumuzda;
Bir milletin güçlü birlik ve beraberliğini gördüğünü, böyle bir gerçeğin, depremi yaşayan diğer kentler için de geçerli olduğunu söylüyordu.
Böyle derken…
Evleri yıkılan veya oturulamaz duruma gelen halkın bugünden sonrasına işaret ediliyordu.
Ataş, “Hayatlarını sürdürmek, emek ve geçinmek için artık geleceğini, umutlarını, İstanbul ve Bursa gibi büyük kentlere taşımak isteyen binlerce vatandaşımız var.” diyor.
Başlayan göçe dikkati çekiyor.
Nitekim…
Sosyal medyada gördüğümüz üzere, Bursa’da da deprem mağdurlarına destek için konut tahsis dayanışmasıyla karşılaşıyoruz.
Bu insan hareketi karşısında…
Ataş, devlet tarafından ve acilen de yaşadığı kent Bursa için dikkate alınabilmesi gereken düşüncelerini, önerilerini bize anlattı.
Deprem mağduru vatandaşlardan Bursa’ya gelelecek olanlar için organize toplum destekli devlet otoritesine ihtiyacı vurguluyor.
Böyle bir uygulamanın ihtiyacı ve faydası açısından, Bursa’da Suriyeli mültecilerle ilgili uygulama, örnek gösteriliyor.
Ataş, “Suriyeleri mültecilerle oluşan ani barınma hareketinde, Bursa’da kontrol altında tutabilmeyi sağlayan organizasyon yürütülmüştü. Toplumsal dayanışma desteğiyle beraber, planlı, programlı davranıldı.” şeklinde konuşuyor.
Alınacak göçün düzensiz gerçekleşmemesi, deprem mağdurlarının kaderleriyle başbaşa kalmaması arzu ediliyor.
Bursa’ın mülteci örneği ve başarısıyla;
Devlete, çağrı yapılıyor!
Ataş, “Devletimizin, depremzedeler için de planlı iskan, kente intibak ve destek programı başlatabilmesini temenni ediyoruz. Kışın zorlu koşullarıyla da aciliyetle ihtiyaç var.” ifadesini kullanıyor.
Nitekim…
Bursa’da;
Yerel halkın, deprem mağdurları için iskan dayanışması ve hayatın idamesi için sosyal medyada buluştu.
Barınma çözümü olarak;
Adresler, iletişim numaraları paylaşılıyor.
Depremzedelerle iletişim kuruluyor, farklı merkezi ilçe ve mahallerde, bedelsiz ev tahsisi ve eşya yardımı duyuruları yapılıyor.
İşte!
Bu fotoğraf nedeniyle;
Bursa için…
Yılmaz Ataş, uyarı ve önerilerinin Bursa Valisi Yakup Canbolat tarafından acilen değerlendirilebilmesini arzu ediyor.
Deprem anından beri…
Bursa olarak;
Kenetlenildiğini dikkate alırsak, Bursa’ya gelecek/gelen depremzede vatandaşlar için kayıt altında, planlı, programlı hareket edebilme gereği vurgulanıyor.
Ataş, “Bursa’da barınma ihtiyacına geçici ve kalıcı çözüm sağlamak isteyen yerel halkımızın, devlet otoritesi ve iletişimi altında tutulması, depremzedeler için çok faydalı olacaktır.” diyor.
Bu arada…
Adıyaman’dan örnekle;
Yılmaz Ataş, depremin bölgesindeki arama ve kurtarma ile günlük hayatı idame ettirme çalışmaları için de söyleyecekleri vardı.
Öncelikle…
Koordinasyonda;
AFAD’ın ana yetkili olmasına değinen Ataş, “Kentin bütününde, deprem ve ağır tahribatı yaşandı. Türkiye’nin dört tarafından arama ve kurtarma için gönüllü desteği ve yardımlar geliyor, ama AFAD’ın mevcut bürokrasiyle de yetişmesini, zamanla yarışta bekleyemeyiz.” yorumunda bulunuyor.
Çözüm olarak;
Ataş, AFAD’ın koordinasyon, akreditasyon ve görevlendirmede ya hızlı hareket etmesi ya da esnemesi gerektiğini önemle anlatıyor.
Zamanla yarışa önemle dikkati çeken Ataş, “Arama ve kurtarma çalışmalarında daha fazla ekiple daha çok noktada çalışılması için de, yardımların amacına tam ulaşması için de, çözüme kafa yormayılıyız.” diyor.
Bu anlatılanlar da…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın nezdinde, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Derya Yanık’ın da yer alacakları bir durum değerlendirmesini acilen gerektiriyor.