TV’de yayınlanan Güldür Güldür adlı mizah programında Çağlar Çorumlu’nun oynadığı ‘Eşofmanlı Şevket Hoca’ karakteri vardı.

Konuşmacı olarak katıldığı TV programında, sunucunun ve stüdyodaki vatandaşların komik ve saçma sapan sorularına önce büyük bir sabırla cevaplar veriyor Şevket Hoca fakat her programın sonunda sinirlerine hakim olamayıp, çıldırıyor.

Ülkemizde depremden depreme hatırlanan, haber kanallarına konuk olan yer bilimcilerine, jeolojiyle ilgili meslek örgütlerinin temsilcilerine de adeta Eşofmanlı Şevket Hoca muamelesi yapılıyor…

Neyse ki, onlar katıldıkları programlarda karşılaştıkları sorular karşısında çıldırmıyor, sakinliklerini program sonuna kadar koruyorlar.

Her depremde ilk akla gelen, ulusalda, Naci Görür, Ahmet Ercan, Celal Şengör, Okan Tüysüz hocalarımızı, yerelde de Engin Er hocamızı sabırlarından dolayı kutluyorum…

Onların yerinde ben olsam Şevket Hoca gibi çıldırırdım soruları duydukça…

Özellikle de son 30 yıldır karşılaştıkları şu klasik soru karşısında:

“Filanca ilimizde meydana gelen deprem, Marmara Denizi’nde beklenen depremi tetikler mi? İstanbul depremine ne kadar süre kaldı?”

“Depremle yaşamaya alışmalıyız” diyen Kandilli Rasathanesi eski müdürü Ahmet Mete Işıkara ve Aykut Barka’nın ömürleri yetmedi, Kuzey Anadolu Fayı ile ilgili yaklaşan tehlikeyi anlatmaya, inşallah yukarıda isimlerini saydığım değerli bilim insanlarımızın yeter…

Bıkmadan usanmadan anlatırken dillerinde tüy bitti…

Fay haritası üzerinde gösteriyorlar, tarihsel deprem istatistiklerini hatırlatıyorlar, ülke ve risk taşıyan kentlerin yöneticilerini uyarıyorlar, korkutucu tahminlerde bulunuyorlar yıllardır ama nereye gitseler karşılaştıkları soru değişmiyor:

“İstanbul depremi ne zaman? Kaç şiddetinde olur?”

En sinir bozucu soru ise;

“Marmara Denizi’nde beklenen depremde en çok hangi ilimiz etkilenecek?”

İstanbul, Bursa, Çanakkale, Edirne, Balıkesir olmuş ne fark eder ki, hepsi bu ülkenin bir parçası değil mi?

Kahramanmaraş depreminde yıkılan 10 ilimize de canımız aynı oranda acımadı mı?

Korkarım ki, bu sorular beklenen deprem gerçekleşene kadar sürecek, bilim insanları yine “biz demiştik!” diyecekler, önceki depremlerde olduğu gibi!

Artık ekranlara yer bilimcilerini değil de ülkemizi yönetenleri, aktif fay hatlarının geçtiği deprem beklenen şehirlerin yöneticilerini çıkarıp, onlara şu soruları sormanın zamanı gelmedi mi?

Depreme hazır mıyız arkadaşlar?

Ne kadar hazırız?

Olası bir depremde vereceği maddi manevi zararı azaltacak ne gibi çalışmalar yaptınız, yapıyorsunuz, yapacaksınız?

Keşke Eşofmanlı Şevket Hoca, depremle ilgili de bir program yapsa…

Ağlanacak halimize gülsek hüngür hüngür!