Ülkemizin üzerine karabasan gibi çöken, yüreklerimizi dağlayan depremin 5.nci günündeyiz…
Yaşanan afetin, felaketin büyüklüğünü, yaşanan acıyı, üzüntümüzü anlatmaya ne kelimeler yetiyor ne gözyaşı!
10 ilimizi yakıp yıktı!
Etkilediği alan, neredeyse ülkemizin üçte biri, Avrupa’da birçok ülkenin yüzölçümünden büyük…
Dünya medyası boşuna kıyamet başlığını atmadı.
Kaybettiğimiz canlara üzülüyoruz, kurtulanlara seviniyoruz ama o kurtulanlar bizim kadar sevinemiyorlar ne yazık ki!
Çünkü, çoğunun ne sevdikleri kaldı çevresinde ne başlarını sokacakları evleri, barkları…
Ağır kış koşulları ve enkazın yarattığı sağlık problemleri de cabası…
Deprem enkazından kurtuldukları gibi inşallah psikolojik enkazdan da çıkar, hayata tutunurlar yeniden…
Umutlarımız sürse de enkazlar altındaki arama kurtarma çalışmalarında mucizeler de azalıyor her geçen gün…
Ülkemizin ve dünyanın dört bir yanından gelen yardımlar yapılan bağışlar acılarımızı bir nebze olsun hafifletiyor.
Hele o arama kurtarma çalışmalarına katılan yerli yabancı ekiplerin sergiledikleri mücadele, gösterdikleri gayret olağanüstüydü…
Hakları ödenmez asla…
Bu depremde yorulan arama-kurtarma ekipleri arasında bir tim daha var ki, onları da es geçmemeli!
Hangi tim mi?
LAFAD!
Adını ilk kez duyuyorsunuz değil mi?
Doğrudur, henüz bir dernek çatısı altında değiller şimdilik sadece sosyal medyadan örgütlüler!
Bu LAFAD’çılar deprem bölgesine gitmeden evlerinde sıcacık koltuk veya kanepelerinde oturarak, çayını, kahvesini bazıları birasını, rakısını yudumlayarak, dezenformasyon enkazından günü kurtarma çalışmalarına destek veriyorlar…
Nasıl mı?
Bir ellerinde TV kumandasıyla haber kanallarını tarayarak…
Diğer ellerinde de cep telefonuyla sosyal medya platformlarında beğendikleri veya kızdıkları haber ve görüntüleri doğruluğunu teyit etmeden paylaşıp, altına yanlı yansız yorumlar yaparak…
Dezenformasyon enkazlarındaki LAFAD üyeleri arasında iyi niyetli, yapıcı eleştirilerde bulunan, devletine, milletine umut ve moral verenler de var…
Kazma-kürek-kepçe gibi kullandıkları klavyeleriyle, genellikle siyaseti hedef alıp, iktidara muhalefete gelişigüzel sallayan, baret giymeden enkazın başında “Paylaşımımı gören var mı? Tıklanma oranımı duyan mı?” diye haykıranlar da var!
Sosyal medyadan arama-kaydırma timi LAFAD’ın bu üyelerine “hadi gel deprem bölgesine gidelim” deseler, internetim çekmiyor ‘baz’ım ağrıyor bahanesiyle gelmezler!
Deprem öncesi turistik gezi için çağırmış olsaydınız o başka!
Laf aramızda…
Basından da üyesi bir hayli çok olan LAFAD yalnız afet ve felaket dönemleri arama-kaydırma faaliyetlerinde bulunmuyor, ülke gündemindeki hemen her konuda da ‘tık’ nefesler…