Müsilajla yeniden tartışılan Çevre Kanunu’nda, hükümetin yeni adımıyla önemli düzenlemeler öngörülüyor. Doğal su kaynakları ve alanlarına sahip Bursa, sanayi merkezi olmasının da etkisiyle özel, farklı değerlendiriliyor.
AK Parti’li 75 milletvekilinin imzalarıyla teklif edilen yeni bir torba kanun, Çevre Kanunu’nu da ele alıyor.
Bursa’dan bazı milletvekillerinden de imzacıları arasında olduğu kanun teklifinde, deniz kirliliğine karşı, para cezaları yeniden düzenleniyor, ayrıca arıtma ve bertaraf tesislerinin yapımı öne çıkarılıyor, çabuklaştırılıyor.
Marmara Denizi’ni geçen yıl esir alan ve çok zor duruma düşüren müsilaj sorunu, Bursa için de endişe oluşturmuştu.
Araştırma ve analizlerle…
Fabrikaların atık sularının kirletici unsur olarak saptandığı açıklanmış, özellikle de İstanbul ve Kocaeli’nin daha çok öne çıktığı görülmüştü.
Evsel ve endüstriyel atık sularda, arıtma tesisleriyle belirli bir mesafe kaydetmiş görülen Bursa, yine de üzerlerine düşeni planlandığı şekilde yapmayan fabrikalar nedeniyle müsilaj sorununu kendisi de yaşamıştı.
Nilüfer Çayı’nın bazı kolları ve nihayetinde denize döküldüğü Karacabey Boğazı, ulusal gündemin de konusu olmuştu.
Çevre Kanunu’nda;
Planlanan yeni düzenlemeler, kirleticiliğin nedeni olan etken ve unsurlara karşı, cezai yaptırımın güçlendirilmesini öngörüyor.
Yeni düzenlemenin gerekçesinde; ‘Marmara Denizi’nde meydana gelen müsilaj kirliliği sebebiyle bölgesel bazda keydana gelebilecek kirliliğine sebebiyet veren faaliyetlerin engellenmesi’ amacı vurgulanıyor.
Denizi kullanan araçlar ve kıyıda faaliyet gösteren denizcilik sektörüne yönelik bir çalışma dikkati çekiyor.
Gemi ve diğer deniz araçlarından kaynaklı evsel atık suların, deterjanlı su, köpük, egzoz yıkama suları ve diğer yıkıma suları veya katı atıkların boşaltılmasına, ağırlık grubuna göre para cezaları uygulanacak.
Liman, tersane, gemi bakım-onarım, gemi söküm ve yat limanı gibi kıyı tesislerinde, deniz çöpleri, atıklar ve atıksuların toplanması ve yönetimine önlem isteniyor, aksi durumda para cezası geliyor.
Sözkonusu tesislerin yönetimleri, yönetimsel sahalarında meydana gelecek kirliliği bildirmezlerler ise, ayrıca başka para cezasıyla karşılaşacaklar.
Taraf uluslararası sözleşme ve yönetmeliklere aykırı, kükürt değeri yüksek yakıt kullanan deniz araçları da cezalandırılacak.
Çarpıcı detayla;
İstanbul, Bursa ve Kocaeli’nin, yaptırım ve zorunluluklar için il sınırları itibariyle kapsandıkları ve öne çıkarıldıkları dikkati çekiyor.
Çevre Kanunu’nda;
Söz konusu yasa teklifiyle getirilmesi sağlanacak yeni para cezaları, 3 büyük ilde 2 kat uygulanacak.
Ayrıca…
3 büyük il;
Yakın takipte olacak!
Çevre kirliliği ve halk sağlığı tehditine karşı, gerek görülen üst ihtisas alanına giren altyapı tesislerinin yapılması için yerel yönetimler markaja alınacak.
İleri atıksu arıtım tesisi, arıtma çamuru işleme ve bertaraf tesisi, atık geri kazanım ve bertaraf tesislerinin kurulmaması nedeniyle çevre kirliliği riski oluşması veya halk sağlığı tehditi oluşması durumunda, yaptırıma gidilecek.
Böyle durumda;
Sözkonusu gerekli tesislerin yapılabilmesine yönelik yatırım planı istenecek ve 6 ay süre tanınacak.
Bu koşullar yerine getirilmez ise, tesislerin merkezi yönetimce re’sen yapılabilmesi sağlanacak ve bedelleri de ilgili belediyelerden kesilecek.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, geçtiğimiz günlerde yapılan yeni açıklamada, kurumsal bir fotoğraf ortaya koymuştu.
Aktaş, 14’ü ileri biyolojik olmak üzere toplam 16 arıtma tesisine sahip olduklarını,
Bursa’nın evsel atıklarınının %85’inin ileri biyolojik arıtmadan geçirildiğine dikkati çekmişti.
Deniz suyu kalitesini daha da artırmak üzere, devam eden projelerin yanı sıra, 31.5 milyon euro tutarında yeni projelere başlanacağı da ifade edilmişti.