Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin davetiyle dün katıldığımız buluşma, güçlü kent potansiyelini yeniden vurguluyor. Kentlerin de ötesindeki küresel rekabetle bir başka kulvarda, haklı yer ediniliyor.

Yemek bilimi veya sanatı ve günümüzdeki özellikle yerel ‘Yemek Kültürü’ olarak anılan ‘Gastronomi’, Bursa’nın öne çıkmasını gerektiren ve bu yolda da adımları atılan başlıklar arasına girdi.

Bu hedefe;

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ilkini geçen yıl düzenlediği ‘Bursa Gastronomi Festivali’yle koşuluyor.

Bu yıl…

15-17 Eylül’le;

2.Bursa Gastronomi Festivali’ne sayılı günler kala, Bursa’yı yönetenler ve kenti parlamentoda temsil edenlerin de katılımıyla basına tanıtımı yapıldı.

Dün, akşam…

Merinos Park’taki davette;

İlkinden edinilen bilgi ve deneyimin, bu yılki organizasyonun daha güçlü şekilde olacağını da, not ediyorduk.

‘Yeşil Bursa, Yeşil Gastronomi’ sloganıyla;

Kapılarını açacak olan;

Bursa Gastronomi Festivali, ilkine kıyasla kent dinamiği ve sektörel bir katılımla deneyime dayalı hedefe güveni gösteriyor.

Böyle derken…

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın, organizasyon yükünü kurum olarak tek başına almaya devam ettiklerini ifade etmesi de, üzerinde durulmayı gerektiriyor.

Bu mesaj;

Anakent belediyesinin, bu yıl da geçerliliğini koruyan olgusu ve sorumluluğunu özetliyor.

Zira…

Farklı tatlarıyla isim yapmış, çok bilinen markaların, kenti kentindeki böylesine sektörel odaklı organizasyona, aslında koşmaları gerekiyor.

Son yıllarda;

Turizm denilince, artık yabancısıyla da yerlisiyle ciddi bir döngü oluşturuyor ve Anadolu’nun farklı kentleri, beldeleriyle yerel ekonomilerin dinamiği anlamına geliyor.

Kentsel kimlikte;

Artık yer edinen ve yerel değerlerle beraber, turizmde ve genel ekonomiyle bir başlık oluşturan ‘Gastronomi’, Bursa’da da canlandırıldı.

Anadolu’dan;

Bir yerel TV’de;

Sıradan bir ilçenin yöresel lezzeti için düzenlediği küçük ölçekli festivali, öyle bir önemle anlatılıyor ki, Bursa’ya düşünün artık…

…Ve!
Bursa, artık yerel lezzet denilince, ‘Döner Kebap’ ve ‘Kestane Şekeri’nin ötesine geçen lezzetlerini öne çıkarıyor, tanımlıyor, işaretletiyor.

Gastronomi Festivali’ne;

Artık…

İlgi o kadar büyük ki, öyle sahiplenildi ki, Aktaş’ın da ifade ettiği üzere, sınırlı alan yönetimi nedeniyle 20 dolayında firma, yer edinemedi.

Aktaş, “Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak böyle bir konuya öncülük etmek, aracılık etmek, bu işin arkasında olmak bizim için son derece büyük bir mutluluk.” diyordu.

Bu yılın özelliğine değiniyor.

Bursa’nın güçlü tarımsal kimliğini gündeme taşıyan Aktaş, “Stantta da bir kısmını gördüğümüz ürünlerin tamamına yakını Bursa'nın bereketli topraklarında yetişen ve tarladan sofralarımıza kadar gelen doğal ürünler.” bilgisini veriyor.

Sosyal tesislerle;

Bursa’nın lezzetlerini kentliye ve kent dışından gelenlere sunmaya çalıştıklarını dile getiren Aktaş, yeme-içme sektörünün de işin içerisine girmesi ve yerini alabilmesi çağrısında bulunuyor.

Bu çağrıya, kulak verilmeli!

Bursa Valisi Mahmut Demirtaş da, atanmasının ardından ilk kez büyük bir kitlenin önüne, dün çıktı.

Gastronomi başlığı ve kentin hedefine destek verileceğini belirten Demirtaş, “Bu tarihi ve kültürel derinliğin en önemli ögelerinden biri de hiç kuşkusuz yemek kültürüdür.” diye konuşuyordu.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin organizasyonu ve kente açtığı yeni yol ve hedef, AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen’i çok mutlu ediyordu.

Özen, Bursa’nın yeme-içme kültürü ve tercihinde önemle yere sahip olan merhum Abidin Usta’nın yeğeni olarak, kürsüye çıkmıştı.