Bursa’da, ana muhalefetin başına geçmek için ‘Güçlü Örgüt, Güçlü Bursa’ diyerek yola çıktığını sosyal medyada duyuran Gürhan Akdoğan’la konuştuk ve özel notlar aldık.

AK Parti’nin ilk rüzgarında;

İktidarın kalesine dönüşen kentte muhalefeti yönetmek ve öncesiyle ‘Büyükşehir’ adaylığı, Akdoğan’ın mazeret üretmeden siyasi davasına aidiyetini, sorumluğunu gösteriyor.

Dönelim; Bugüne…

En büyük 3 ilçe kongresinin ardından, il başkan adaylığında farklı isimler üzerinden dengeler, önlü önsüz yargılar, hesaplar konuşuluyor.

Kulaklarını tıkayan;

Gürhan Akdoğan’ın sahaya çıkması, haliyle şaşırtıyor ve kartların masada yeniden dağıtılması anlamına geliyor.

Dün, gece…

Kendisiyle konuştuk.

Akdoğan, geçmişinin yararlanması gereken birikimiyle beraber, bir kez daha ‘İl Başkanı’ arsunu vurguluyor.

En iddialı çifte seçimin ve ‘Değişim’ talebi konuşulan dönemde, ana muhalefetin yerelinde başına geçmek istiyor.

Bize, ilk sözleriyle;

Akdoğan, “Güçlü bir CHP, güçlü bir muhalefet örgütleyeceğim” pekiştirmesinde bulunuyor.

Şimdiye kadar için…
Partilileri hayal kırıklığına uğratan, tepkisini çeken ve tartışmalara neden olan iç gündemine karşılık olarak, tabana mesajlar veriyor.

Akdoğan, vaat ettiği yönetimsel anlayışı ve kurumsal enerji açısından, “Geçmişin kavgalarından, sıkıntılarından, kırgınlıklarından, kızgınlıklarından arındım. Beynimi sıfırladım.” diyor.

Akdoğan, parti içindeki bazı odaklara da dolaylı bir mesajla “O kavgaları devam ettirmek, karşıtlıkla, beni bir yerlerde sabit tutmak isteyenler için o dönem kapandı.” duruşunu ortaya koyuyor.

Toplumun CHP’den beklentisinin karşılanması için“Bütünsel, güçlü bir büyük CHP Örgütü’nü tesis edeceğiz ve 17 ilçede de satıh mücadelesi içerisinde olacağız.” demesiyle dikkati çekiyor.

Akdoğan, CHP’ye bakışı ve tercihini olumsuz etkileyen örgüt içi meselelere kayıtsız kalınmayacağını da söylüyor.

Akdoğan, “Gördüğümüz önem ve ihtiyaçla toplumsal ve etik değerlerlerin gözardı edilmeyeceği ve çatışmaların yaşanmayacağı bir parti örgütünü, yeni dönemle de hep beraber tesis edeceğiz.” ifadesini kullanıyor.

Herkesin takip edeceği, heyecan yaşayacağı ve güven duyacağı  bir CHP hedefinden söz ediliyor.

Çok konuşulan ‘Değişim’ meselesinin de kişiselleştirilmemesi gerektiği ve olgusal bakılması gerektiğine işaret ediliyor.

Böyle derken…

Kendisini ‘Değişim’ talebine karşılık verebilme olarak gösteren Akdoğan, “Değişim, çok yakında…” mesajını da, duyurusunda kullanıyor.

Bireylerden toplumsal örgütlere kadar, güven veren ve katılımcı olmak istenecek bir CHP’yi, örgüte vaat ediyor.

Yerel seçimlere aylar kala…

Akdoğan, “CHP’ye il başkanı seçildiğimde, önce güçlü örgüt ve güçlü muhalefet olacağız. Satıh mücadelesiyle de Bursa’yı ve ilçelerini yönetmeye talip olacağız.” diye konuşuyor.
Ana muhalefete yeniden ‘İl Başkanı’ olma yolundaki Akdoğan, ‘Güçlü örgüt ve muhalefetlikle CHP’yi İktidar yapmaya adayım!” diye sesleniyor.

CHP;

Kendisini en iddialı gördüğü dönemde, çifte seçimi kaybetmenin olmanın moral bozukluğu ve yanı sıra iç sorunlarla yerel seçimlere yol alıyor.

Bursa’da;

İl ve ilçe başkanlarından milletvekilleri ve belediye başkanları ve önde gelen bazı isimlere kadar, yukarıdan aşağıya iç rekabet ve hesaplaşma var.

Üstelik…

Nilüfer Belediyesi’nin içerisine düştüğü gayrihukuki mesele gündemi ve tartışması karşısında, CHP’nin fotoğrafı böyle de iyi gözükmüyor.

Eski ve mevcut belediye başkanı için “Siyasi irade olarak, arkasındayız.” diyen de yok.