Aklım İstanbul’da. Ben Azize Sophia’yı (Ayasofya) düşünüyorum ve çok acı çekiyorum

(Bugün görev başındaki Papa Franciscus                                         

Bir önceki 2005-2013 yıllarında Papalık yapan XVI. Benedictus Almanya Bavyera bölgesi kardinaliyken Münih’te katıldığı Bizantinistler kongresinde “Ayasofya'nın kubbesi üzerinde Hıristiyanlığın yıldızı parlayacak" demiş salonda dakikalarca alkışlanmıştır. (Tarihçi Halil İnalcık bizzat bu olaya şahit olmuş ve “bir tarihçi olarak uyarıyorum; Batı hiçbir zaman vazgeçmedi”) demiştir.

Danıştay 10.Dairesi, Ayasofya’nın camiden müzeye çevrilmesine dair 1934 yılında alınan Bakanlar kurulu kararını  “Ayasofya’nın Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı mülkiyetinde olduğu, cami olarak toplumun hizmetine sunulduğu ve tapu belgesinde cami vasfının tescilli olduğu, Vakıf senedindeki cami vasfı dışında kullanımının ve başka bir amaca özgülenmesinin mümkün olmadığı” gerekçesiyle iptal etmiştir

Ayasofya Fatih’in emanetidir, bu coğrafyada demirlediğimiz, geriye dönüşü hafızalardan silip gemileri yaktığımız fethin nişanesidir..

Anadolu’da Selçuklu akınlarını durdurmak için Bizans imparatoru Romanos Diogenes, birkaç kez ordu çıkartsa da arzu ettiği başarıyı sağlayamaz.

Sonunda Selçuklu problemini kökünden halletmek için Ayasofya Kilisesi’nde düzenlenen büyük bir törene katıldıktan sonra 13 Mart 1071 günü öncekilerden çok daha güçlü bir orduyla yola çıkmıştı.

26 Ağustos 1071 tarihinde Malazgirt meydan savaşında Sultan Alparslan Bizans ordusunu yenilgiye uğratırken; "Anadolu benim ve  milletimin olacaktır. Onlara yeni bir yurdun kapısını açıyorum" demiş ve bu toprakları vatan edinmiştik.

Tarihimizde üç büyük vatan zaferimiz var;

26 Ağustos 1071 tarihli Malazgirt zaferi ile Vatan kurduk.

17 Eylül 1176 tarihli Myriokephalon muharebesi ile Selçuklular, Bizans’ı ikinci kez bozguna uğratınca Anadolu’nun kesin tapusu alınmış Vatan korunmuştur.

26 Ağustos 1922  Başkumnnkandanlık Meydan Muharebesi ile de Bizans’ın torunları Yunan, bozguna uğratılmış ve vatan kurtarılmıştır.

Haçlılar hiçbir zaman durmadılar   1088 yılında Bizans hükümdarı I. Aleksios'un, ''Türklerin Hıristiyanlık için bir tehdit olduğunu, birleşip Haçlı Seferlerini başlatmanın şart olduğunu'' vurguladığı; Papa'ya yazdığı mektuptan beri saldırılar kesintisiz sürüyor.

Fransız Devriminin elebaşlarından Voltaire de, Osmanlı-Rus Savaşı sürerken Rus Çariçesi II. Katerina’ya gönderdiği mektupta: “Türkleri öldürerek bana yeniden hayat veriyorsunuz. Türk dilini ve onu konuşanları Avrupa’dan sürmek gerek. İnsanlığın iki büyük baş belası var: Birincisi veba, ikincisi Türkler''

İngiliz Başbakanı William Ewart Gladstone 5 Eylül 1876  "Türkler insan olmayan numunelerdir. Medeniyetimizin bekası için onları Asya steplerine geri sürmeli, Anadolu'da yok etmeliyiz."

23 Şubat 1921 Bu sefer İngiliz Başbakanı Lloyd George, "Türkler, bir insanlık kanseri, bu belayı ve potansiyel dert kaynağını Avrupa'dan def etmek gibi büyük bir fırsatı gerçekten kaçırmayalım" diyordu.

100 yıl önce, Osmanlı Devleti'ni parçalayarak, 64 ayrı devlet çıkarmışlardı.

Birinci Dünya Savaşı'nın 100. yılı nedeniyle değerlendirme yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanhaklı olarak "1. Dünya Savaşı bitmedi. Devam ediyor” demişti.

George W. Bush dönemi Amerikan Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, "Fas'tan Basra Körfezi'ne kadar Türkiye'nin de içinde olduğu Ortadoğu'da bulunan 22 devletin rejimi, sınır ve haritaları değiştirilecek” diyerek zehrini kusuyordu.

"Yüzyılın hesaplaşmalarıyla karşı karşıyayız. Bu son istiklal savaşımızdır.

Bu gün Türkiye; yakın coğrafyada, Afrika’da öne çıkıyor ve masada oturma iradesini ortaya koyuyor. Bu nedenle Terör örgütleri vasıtasıyla hizaya getirme gayretleri var. Bu durum başka çatışmaları da getirebilir. Birinci Dünya Savaşında İngilizler Anadolu’ya Yunanlıları çıkardılar. Şimdi de ABD ile Yunanistan sınırımızda yığınak yapıyor.

Papanın 2021 yılında yaptığı Irak ziyareti

Joe Biden, Amerika tarihinde Kennedy’den sonra Katolik olan ikinci başkandır. Yani dini noktada papaya bağlıdır. İran-Irak savaşı, Irak’ın istila ve yağmalanması, bir buçuk milyon insanın katli, Suriye’nin paramparça edilişi, Yemen’in mahvedilmesi gibi cinayetlerin katil ve azmettiricilerinin ruhani lideri Papanın bu ziyareti, yeni haçlı kuşatmasıdır.

Bu amaçla İslam beldeleri mistik bombalarla, sempati bombaları ile yumuşatılıyor.

Papa 2019 yılında BAE de 700 kişi ile dinler arası diyalog toplantısı yapmıştı, Irak ziyareti ile Şiileri de katarak mevzi genişletiyor. Bunlar: Türkiye’nin kuşatılması için atılan planlı adımlardır.

Böyle bir ortamda

Zulüm 1453’te başladı,

Türkiye Suriye’de meşru değil,

Afrin’e girmeyin

Libya’ da ne işimiz var,

Türkiye Libya’da çizgiyi aştı,

Türkiye Doğu Akdeniz’i geriyor

PYD bize mi saldıracak?

S-400’den vazgeçmeliyiz,

S-400 ne için kullanılacak,

15 Temmuz kontrollü darbe,

Kıbrıs’ta Maraş’ı Birleşmiş Milletlere rağmen niye açtınız?

Türkiye Azerbaycan Karabağ’a cihatçı gönderdi” gibi sesleri duydukça ABD, Türkiye’ye karşı keyifli bir cesaretle bu beyanlara bel bağlıyor dolayısı ile beklentisi artıyor.

Libya konusunu diline dolayanlar, adalar konusunda Yunan ağzıyla konuşan maalesef elçilik yapmış gayri milli zihniyetin, bizim 462 bin Km2 Mavi Vatan mücadelemizden haberi mi yok!?

İzmir Çeşme’de, karşıdaki Sakız adasından horoz sesleri duyulurmuş. 350 sene yönettiğimiz YUNAN, adalarla bizi kuşatmış,

biz; bizim olan adalar hakkında yıllarca suspus olmuşuz.

Artık hamle yapıp kuşatmayı yarma zamanıdır. Libya’da çizgiyi aştı diyenlere inat; aşmaya devam etmeliyiz.

Henüz resmi bir açıklama yapılmadı amma, Mustafi Amiral Cihat Yaycı’nın başkanlığını yaptığı; Türk Denizcilik ve Global Stratejiler Merkezinin,

16 Ağustos 2023 tarihli duyurusuna göre: Türkiye, Libya'da askeri üs kurmak için El Khums Limanı'nı 99 yıllığına kiraladı.

Bize ikinci bir Myriokephalon zaferi gerekebilir.

Çünkü: ABD ve Batı bir asırdır alıştıkları Türkiye’yi arıyor.

Türkiye’nin Türkiye’den yönetilmesinden hiç haz etmiyorlar. Bu son seçimden çok ümitliydiler, açıktan destek verdiler ama kaybettiler.

Vazgeçmezler!

Her şeye hazırlıklı olmalıyız.