Bursa’da, olası bir depreme karşı, ne yapıldığı ve ne yapılacağı yine tartışmalara çekiliyor. Bugün aktaracağımız bir fotoğrafla ürküten bir başka vaziyete dikkati çekeceğiz.
Yeni depremle;
İçişleri Bakanlığı’na bağlı Afet ve Acil Durum Başkanlığı (AFAD), koordinasyon ve acil durum ve müdahalesi olarak, önemiyle bir kez daha anlaşıldı.
...Ve!
Büyük bir coğrafyayı ve nüfusu etkileyen yeni olayla bazı sorunların, sıkıntıların, ciddi deneyim oluşturduğu da görüldü.
Ülke geneliyle;
AFAD Başkanlığı, 7 bin 500 dolayında personele sahip, ama saha operasyonlarıyla 4 bin 500 dolayında personel gücü bulunuyor ve eğitmenlik deneyimiyle öne çıkan yapılanma var.
Ordu ve polis teşkilatıyla eşdeğer yapı ve güçte görülmesi ve kıyas edilebilmesi, mümkün olamıyor.
Böyle derken…
Elbette;
Kurumsallar!
Bursa’da;
Deprem anı ve öncesinde nelerin yapılabileceğine ilişkin soru işaretlerinin ortaya atıldığını, kentte hiçbir şey yapılmadığını ve hiçbir şey bilinmediğini söyleyen bir düşünce varlığını görünce de, hayret ediyoruz.
Zira…
Türkiye Afet Müdahale Planı’na (TAMP), 2010’lu yıllarla geçilirken, Bursa İl Afet Risk Azaltma Planı (Bursa İRAP) birkaç yıldır yürürlükte bulunuyor.
Merkezi ve yerel resmi kurum ve kuruluşlar ile özel sektörden sanayi ve ticarete, sivil toplum örgütleri ve muhtarlara varıncaya, aynı çatı altında planlı, programlı hazırlık ve koordinasyon öngörülüyor.
Olası afette;
AFAD Bursa’nın amacı ve sonuca ulaşabilmesi açısından, saha sorumluluğu için paydaş unsurların üzerine düşeni yapmaları gerekiyor.
Velakin…
Koordinasyon zafiyeti var!
Yaşanan depremlerle…
Ekonomik değerler ve kayıpları ortaya konuluyor, ama Bursa’nın sanayi bölgeleri olarak, üzerlerine düşeni yapmaları gerekiyor.
Eylem programları olarak;
AFAD Bursa’ya fiili katılımcılık sağlanmıyor, arama ve kurtarma ekipleri ile teknik donanıma dayalı fiziki hazırlık yok ise, yaşanan yeni büyük depremden, artık ders çıkarmak, işaret almak gerekiyor.
Ekonomi ve insan gücü konumuyla Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay’ın acilen düğmeye basmasına ihtiyaç var.
…Ve!
Bursa Valisi Yakup Canbolat’ın öncülüğünde, AFAD Bursa’nın eylem planlarına gereken katılımcılığın sağlanması ve tam anlamıyla koordinasyon ve işleyişi için kurumsal unsurları bir araya getirmesinin önemi arttı.
Teorik olarak iyiyiz, ama AFAD Bursa’nın fiili, aktif katılımcılıkta yalnız kalması, bırakılması; sanayi kimliğinin de yalnız kalması demektir.
Her sanayi bölgesi, fabrikaları ve kente genel görev için depremde acil müdahelede bulunabilecek, enkaz ve hasarda görev yapabilecek ekipleri oluşturmalıydı, entegre etmeliydi.
Yeni sanayi alanları ve yatırımları için devletle sıkı diyalog ve girişim içerisindeki Bursa Sanayisi, deprem gerçeğiyle AFAD Bursa’yla da yapı güvenliği ve riski için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’yla da güçlü bağ kurmalıdır.
Geçen yıl…
Yangınlarla;
Bursa Sanayisi’nin bu olayda dahi riskleri gündeme gelirken, teknik deneyim ve hazırlıkta, ‘organize alan’ örgütlenmesi ve gelişimine ihtiyaç da anlaşıldı.
AFAD’ın, yerelde;
Önde gelen bazı küresel ve ulusal sanayi kuruluşlarıyla çalışma ve katılımcılıkta bulunması, sanayi kentinde sembolik kalmamalıdır.
Mahallelerine;
Asfalt, kaldırım ve parklar isteyen mahalle muhtarları, olası depremin tehditine karşı, kendileri de AFAD’un unsuru olduklarını unutmamalılar, ama iletişimsizlik zafiyetini gidermeliler.
‘Eğitim’ kurumları da önemseniyor, bilinçlilik, arama ve kurtarma çalışmalarına katılımcılık açısından, örgütlenme unsuru görülüyorlar.
Belediyeciliğin, emek, araç, ekipman ve donanımla nasıl güçlü, etkin kurumlar olduğu, yeni depremle daha da iyi anlaşıldı,
AFAD olarak;
Bursa’daki eylem planı için de bazı orta ve küçük belediyelerin, kendi arama ve kurtarma ekiplerini, ekipmanlarını oluşturmaları bekleniyor.
AFAD Bursa; Bursa’da 250 dolayında personele sahip, 150 dolayında olanı saha görevi taşıyor, deneyim ve eğitmenlik ağırlığı dikkati çekiyor.
Yalçın Mumcu’nun yönetiminde;
Tecrübeliler, devlet tarafından İzmir ve Van depremlerinde koordinasyon görevi yürüttüler.
Onlarca ayrı ekiple;
AFAD Bursa gönülülleri ve STK’ların da katılımıyla Kahramanmaraş başta olmak üzere, yeni depremde büyük işler başardılar.
Afetin büyük tehditine karşı;
Yeni deprem, Türkiye için de Bursa için de, devletin kurum ve kurumuşları için de farklı konularıyla deneyim oldu.
Bursa için bazı kararlara, ülke için yasa ve yönetmeliklerde acilen düzenlemelere ihtiyaç olduğunu görüyoruz.
Yapı ve zemin güvenliği ile ruhsatlı yapılaşmayı esas alan hususlar hakkında, hem merkezi yönetim hem de Bursa örneğiyle belediyeler adım attılar.
Afet anı ve sonrası önemli, çünkü kurtarılmayı bekleyen canlar olacak ve nitekim son depremle yaşananlar acı deneyimdir.
Daha, ne yapılmalı?
Organize sanayi bölgelerine, afet öncesi, anı ve sonrası uygulamalar ile arama ve kurtarma ekipleri ve donanımlarını sağlama zorunluluğu, doğrudan mevzuatına işlenmelidir.
Daha ne yapılmalı?
Mesleki ve ticari odalar, özellikle kendi alanlarında neler yapabileceğini de dikkate almak üzere, afet öncesi, anı ve sonrası uygulamalar ile arama ve kurtarma ekipleri ve donanımlarını sağlama zorunluluğu getirilmelidir.
Daha ne yapmalı?
Mahalli muhtarlıkları, yönetimsel olarak kendileri ve halkın bilinçlendirilmesi için aktif çalışmaya alınmalı, mahalle acil durum noktaları geliştirilmelidir.
Daha ne yapmalı?
Bursa’nın 17 ilçesinde, olası bir afette AFAD’ın konuşlanması ve koordinasyonu kolaylaştırması için futbol sahası büyüklüğünde alanlar ayrılmalı veya mevcut bir alan, temel ihtiyaçların karşılanabileceği altyapıya kavuşturulmalıdır.
Çok iş var, aslında!
Gözden kaçıyor.
Yeni depremde;
GSM baz istasyonlarının konulduğu binaların yıkılmasının etkisiyle haberleşme çöktü.
Trajik olarak;
Yer tahsis ve izin izin mevzuatında kent estetiğini gözetme var, ama deprem riski yok.
GSM baz istasyonları, asla kaçak yapılarda kurulmamalıdır, ruhsatlı, son deprem yönetmeliği ve yapı denetimine tabi binalarda olmalıdır.
AFAD Bursa’nın;
Kentteki baz istasyonlarının riskini saptamak için GSM operatörlerinden yerlere ait bilgiyi istediğini, ama kendisiyle paylaşılmadığını duyduk.
Devletin kurum ve kuruluşları arasında, koordinasyonun tam, daha etkili ve güçlü olması gerektiğini de belirtelim.
Bursa’nın yerelinde;
İhalelere dayalı olsa da, müteahhitleriyle ciddi bir araç ve makine potansiyeli olan Karayolları’ndan beklenti yüksek olacaktır, ama DSİ’nin araç ve makineleriyle son depremdeki payı ve çalışmaları, dikkatleri çekti.
Çadır meselesi…
Bursa’nın merkezi 2.5 milyon nüfuslu ve ana çadır deposu ise Karacabey ilçesinde yer alıyor.
Vaktiyle;
Bursa’nın 3 büyük ilçesinin belediyesinden, ana yola kolay bağlanabilen, TIR’ların manevralarına da imkan veren uygun yer istendiğini, ama sonuç alınamadığı için Karacabey Belediyesi’nin teklifiyle bu ilçede karar kılındığı iddia ediliyor.
Şimdi…
Yeni bir çadır deposuna ihtiyaç görüyoruz, bu kez 3 büyük ilçeden birinde mi olur, ama İnegöl’ün havzasını da önemli görüyoruz.
İnegöl Belediyesi’nin ana çadır deposu için ilçesine davette bulunduğunu duyduk, bu ilçede uygulamaya gidilmesi, Bursa’nın merkezinin hem doğudan beslenmesini hem de komşu iller için fonksiyon üstlenecekktir.
Bursa’da büyük fabrikaların da ötesinde, hazır yemek sanayisi kuruluşlarının, olası depremde mobilize ekiple sahaya çakabilmesi de ihtiyaç görülüyor.
Böyle bir düşünceye karşılık alınamadığı, merkezlerinden sevk düşüncesi taşındığı konuşuluyor, üst ölçekli konuya el atılmasının önemi var.
Kahramanmaraş merkezli deprem; ardı ardına gelen yardım tırları ve insan gücüne kavuşuncaya kadar, illlerin yerelinde planlı ve örgütlü bir hazırlığın, katılımcılığın olmayışı da, Bursa için aciliyet ve önemi gösteriyor.
Bu arada…
AFAD’ın afet sonraszı arama ve kurtarma faaliyetlerine destek gücü olarak, ‘AFAD Gönüllüsü’ uygulaması var.
Bireysel katılım veya personeliyle özel sektör kuruluşları var, eğitimler veriliyor ve tatbiaklar yapılıyor.
Son depremle;
Bursa’da, 30 bin dolayındaki mevcut gönüllüler arasına katılmak için bir başvuru patlaması yaşandığını, potansiyel 48 bine ulaşıldığını duyduk.
Velakin…
Böylesine önemli bir gönüllülük uygulamasında, eğitim aşamalarına, tatbikatlara düzenli katılımın önemsendiğini, özellikle not düşelim.
Şimdi…
Kent için;
AFAD Bursa’nın yalnız bırakılmaması, kente, kentliye olan ortak sorumluluğun yerine getirilme, kaybedilen zamanı ve ihmali telafi vaktidir.