Bursaspor ve Bursa, özellikle bazı sivil ve siyasi odaklar tarafından linç edilmek isteniyor. Böylesine karşıt bir hareket tetiklemesi ve algısıyla Bursa, Bursa olalı; böyle haksızlıkla karşılaşmadı.

Amed Sportif Faaliyetler’le ilk oynanan Diyarbakır’a yaşananları, en iyi ve tek başına Bursaspor’un giden kafilesi biliyor.

Özellikle…

Oradaki maçın canlı yayınlanmaması, delil karartılmasına neden olan duruma düştü, rakibin işine geliyordu.

Bugün…

Bursaspor ve Bursa;

Irkçılıkla suçlanıyor!

Tam anlamıyla;

Linç edilmek isteniyor.

Türkiye’ye eleştirileriyle bilinen;

Almanya’daki ünlü Türk siyasetçi Cem Özdemir de, ‘Amedspor’ yazılı ve ‘21’ numaralı formasıyla Bursa’yı ırkçılık ve şiddetle suçladı.

Maalesef…

Bursa, Türkiye’nin önüne taşıyabileceği bir kitle refleksi ve fotoğrafında, zayıf kaldı.

Bu duruma karşılık;

Bursaspor Kulübü de gönül veren taraftarlar de, duyarlı kentliler de, üzerine düşeni yapıyor.

Toplum refleksi önemli!
Diyarbakır’da;

Kenti Bursa’nın takımına sessiz kalan ve sahip çıkmayan ana muhalefet, bu kez Bursa’da, kentini zor duruma düşüren karşı taraflılık gerekçesiyle büyük tepki topladı.
Şimdi…

İktidara alternatif olmak isteyen CHP, Bursa’dan nasıl oy isteyeceğini çok iyi düşünmelidir, Özlüce’ye baklava tepsisiyle gelecek midir?

Diyarbakır’daki olaylı maçın sırasında müdahale etmesi beklenen, ama Bursa’da yapılan gibi, maç sırasında sosyal medya paylaşımıyla otoriterliğini ortaya koyan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya özel dosya hazırlığı yapılıyordu.

Bursaspor olarak;

Diyarbakır’da yaşananların fark edilmesinin amaçlandığı, Bursa’daki maçla da kıyaslamanın yapılacağı dosya iletilecek.

Bursa’nın tribünlerinde;

‘Yeşil’ kod adlı eski istihbaratçı ve kontrgerilla Mahmut Yıldırım ve faili meçhul cinayetlerle gündeme gelen Beyaz Toros’un posterlerinin açılması da, bu kente tepkileri tetikleyen etken görülüyor.

Velakin…

Diyarbakır’daki maçta;

Tribünler ve sahayla eş zamanlı olarak, Bursa’nın üzerine oluşturulan psikolojik cendere, sahaya atılan zarar verici cisimlerle perçinleniyordu.

Üstelik…

Türkiye’nin tanıdığı;

Irak’ın kuzeyindeki Kürdistan Özerk Yönetimi’ne ait resmi bayraklar, hangi amaçla ulusal ligin tribünlerinde açılabiliyor?

Bir ülkede;

Vatandaşların, ulusal ligin maçında ‘Ne mutlu Türküm diyene..!” demeleri de, neden gündeme geliyor, neden yadırganıyor?

Yunanistan’la maçlarda;

Özellikle…

Türkiye’nin tribünlerinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ait resmi bayrağının, Yunanistan’daki tribünlerde de Kıbrıs Rum Kesimi’ne ait bayrağına yer vermek, olağan görülen milli reflekstir.

Velakin…

Ülkesinde, kentinde;

Ulusal ligin maçına çıkan bir futbol takımının tribünlerinde, başka ülkenin resmi bayraklarının dalgalandırılmasını, nasıl değerlendirmeliyiz?

Bazı çevrelerce…

Futbol otoriterliğiyle;

Bursaspor’a, mümkün olabilen en büyük cezanın verilebilmesi için tam anlamıyla bir provokasyon, bir kampanya var.

…Ve!
Doğu, Güneydoğu’da 14 ilin baroları tarafından topluca ‘Bursa’da ırkçılık yapıldığı’ iddiasıyla açıklama yapılıyor, kınama vurgulanıyor.

Linç hareketine karşı;

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici de, Bursaspor ve kenti aleyhine yapılan ağır suçlamaları, ablukaları eleştiriyorlar ve tepkilerini ortaya koyuyorlardı.

Bursa;

Farklı illerden göç alan bir büyük kent ve yüzlerce hemşehri dernekleri bulunuyor, kimileri; nüfus yarıştırıyor kimileri siyasete ağırlık koyuyor.

Birlik ve beraberliğin kurumsal temel unsurları durumuna gelen hemşehri derneği anlayışı olarak, “Doğduğumuz kent başka, doyduğumuz kent Bursa!..” denildiğini biliyoruz.

Bursa’nın belediyeleri de, yöresel sosyal beraberliğin, kültürel değerlerin sürmesi, ortak kent bilincini teşvik için destekler veriyor.

Diyarbakır’daki maçla görülemeyen sportif ortak kent bilinci, sağduyu mesajı; Bursa’daki maç için de beklendi; aslında Bursa için…

Böyle derken…

Gidişat, iyi değil;

Bursa, ırkçılıkla suçlanıyor!
Yerel toplum
trajedisiyle;

Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu’nun zehir zemberek bir sesle hızla oluşturduğu fotoğraf, hızla tedavül edildi.
Velakin…
Kurumsal güçlü karşılık durumundaki Bursa Kent Konseyi’nden de, Bursaspor ve kentinin haklılığı için refleksi merak ediliyor.

Bursaspor’un Diyarbakır’daki yalnızlığı ve kendisine sessiz kalınmışlığının aksine, Bursa’daki maç nedeniyle ortalık ayağa kalktı, büyük ses yükseldi, ama Bursaspor ve kenti için değildi.

Şu günlerle;

Bursaspor, adaletin işlemesi için haklılığını göstermek üzere kapsamlı dosyaların hazırlanmasına girişti, özellikle İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya teslim edilmek isteniyor.

Ankara’dan; resmi makamlarla ve yanı sıra siyaseten yapılan açıklamalar erken görülüyor.

Münferit davranışlarla;

Bursaspor’u ağır cezalara itecek ve Bursa’yı yaftalayacak duruma da götürecek iklim, bazı çevrelerin cesaretini ve beklentisini de yükseltti.

Ortak acılarda buluşan, beraber üzülen ve dayanışan ülkeyiz, ama üzerinde otorite kurulması gereken ilk yarıdaki maçın sonuçlarıyla nerelere varıldı.

Provokasyon zafiyeti olan ülkeyiz!

Dileğimiz;

Ülkenin iki tarafındaki zengin coğrafyaların kentleri olarak, yıllarca sürmeyecek zamanla barış ve kardeşliğe varılabilmesidir.

Özellikle…

Siyaset üstü düşünmek kaydıyla tüm siyasi partilere, iradelere temel görev ve sorumluluk düşüyor.