Yıllarını adadığı siyasi partisine rakip durumdaki bir ‘Genel Başkan’ın birkaç önce Bursa’daki açıklaması, eski siyasi partisini ve belediye başkanını kızdırdı.
Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, Nilüfer’in üniversiteli beldesi Görükle’de gençlerle buluşacağı mekanın tahsisinin iptal edilmesinden, Nilüfer Belediyesi’ni sorumlu tuttu.
Kamu yararına faaliyetle okul, burs ve yurt faaliyetlerini yürüten Çağdaş Eğitim Kooperatifi’ne (ÇEK) ait komleksteki Olifant Coffee Bursa, önceden planlandığı üzere, gençlere buluşma adresi gösterilmişti.
Velakin…
Kendilerine;
Mekanın tahsisinin iptal edildiğinin bildirilmesi üzerine, gençlerle meydanda bir araya gelen İnce, “Bursa'da belediyenin salon etkinliğimizi iptal etmesi üzerine sokakta gençlerimizle buluştuk.” demişti.
Sosyal medyaya yansıdığı üzere;
İnce, “Salonları yasaklasanız kaç yazar; meydanlar, sokaklar, caddeler bizimdir. Teşekkürler gençler.” ifadesiyle de dikkati çekiyordu.
Duyulunca;
Nilüfer Belediyesi ve siyasi iradesini oluşturan CHP’ye karşı, özellikle gençlerden eleştiriler, sosyal medyaya işleniyordu.
Bu şikayet, fotoğraf üzerine;
Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem ve CHP Nilüfer İlçe Başkanı Fırat Yılmaz da, aynı mecra yöntemiyle tepkilerini ortaya koydular.
Çünkü…
Tahsis iptali;
ÇEK tarafından kiracısı durumundaki işletmeciye yapılan bildirim ve müdahaleyle gerçekleşmişti.
Yanlış anlaşılmaya karşı;
Olifant Coffee Bursa, açıklama yaptı.
İşletmenin Memleket Partisi’ne tahsisi belirtiliyordu, ama gıyabındaki son dakika gelişmesine açıklık getirildi.
ÇEK’in, işletme nezdinde bir girişimde bulunduğuna işaret ediliyordu ve “Kiracısı olduğumuz ÇEK ise, avukatları aracılığıyla bize, kira kontratımızda bulunan siyasi parti ve benzeri organizasyonların, ÇEK onayı olmadan yapılamayacağını ve bu buluşmanın, OLIFANT COFFE bünyesinde gerçekleşir ise, tahliye gerçekleşeceğini, noter ve avukatları ile şubemize gelerek, çalışan arkadaşlarımıza bildirmişlerdir.” deniliyordu.
CHP tarafında;
Muharrem İnce’ye seslenildi.
Erdem, “Nilüfer Belediyesi olarak böyle bir engellemenin olmayacağını, siz de çok iyi biliyorsunuz.” mesajını iletiyordu.
Sözlerin devamıyla “Ne adı geçen alan bize ait, ne de bize salonla ilgili gelen bir talep var.” bilgisine yer verilmişti.
Yılmaz, hayli tepkiliydi.
CHP’nin eski büyüğüne “Ayıp ediyorsun!” diyen Yılmaz, “Bu ucuz karalama işleri sana yakışmıyor…” ifadesini de kullanıyordu.
Geç vakitte;
Onlarla konuştuk.
Başkan Erdem, “Belediyemiz ve partimiz, muhatabı, nedeni olmadığı meselede, siyaseten hedef gösterilmiştir, algıya taşınmıştır. Gençlerimizin, belediyemizle karşı karşıya getirilmesi, beni daha üzmüştür.” diyordu.
ÇEK’in, mülkiyetindeki bir komplekste tasarrufta bulunmasının, hakkı ve doğal olduğu belirtiliyor ve çarpıcı bir detay da bizimle paylaşılıyor.
Erdem, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da katılımıyla yapılan Lozan Mübadilleri Çalıştayı için de aynı mekanın düşünüldüğünü, ama ÇEK’in görüşü nedeniyle yapılamadığını açıkladı.
Sonraki tarihlerde;
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, Görükle’de tamamen özel bir başka sosyal mekanı tercih ettikleri de, siyasetten soyut tercih olarak not düşülüyor.
Yılmaz’la konuştuğumuzda da, “Muharrem İnce, belediyemiz ve siyasi partimiz üzerinden, kendisi ve siyasi partisi menfaatine yönelik algı yapıyor. Böyle algı operasyonuna, siyaset anlayışına karşıyız.” şeklinde konuşuyordu.
Siyasetin de duygusunu, heyecanını anlayabiliriz, ama…
Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce’nin tutumu ve üslubu, kamusal idareyi siyasete ve toplumun hassas katmanı gençliği, siyasi hesap saflaşmasına itmiş olmuyor mu?