Kıymetli okurlarım. Beslenme şakaya gelmez. Arabanızın deposuna bile hızla benzin doldurulduğunda hassas davranıyorsunuz. Çünkü içerideki algılayıcı şamandıra bozulabiliyor, taşmalara sebep olunabiliyor, depoda hava kalabiliyor. Bunları biliyoruz ama kendimiz için çoğu zaman gerekli özeni göstermeden midelerimizi dolduruyoruz.
İngiltere’nin ünlü The Guardian Gazetesi’nde çok güzel bir bilimsel çalışmanın sonuçları yayımlandı. Yazının girişi aynen şöyle idi: Öğle yemeğinin tadını mı çıkartıyorsunuz yoksa aç kutlar gibi yemeğe mi saldırıyorsunuz? Yapılan pek çok çalışma bir araya getirilip incelendiğinde kan şekeri yüksekliği, bel çevresi artışı, kanda kötü yağların (trigliserid) artışı ve yüksek tansiyon yani kısaca metabolik sendrom gelişme oranı hızlı yemek yiyenlerde yavaş yiyenlere göre % 11.6 daha fazla. Kısaca bu şu anlama geliyor. Hızlı yemek yiyorsanız kalp krizi ve felç geçirme olasılığınız daha fazla. Şeker hastalığına yakalanma riskiniz de.
Hiroşima Üniversitesi araştımacıları 3 binden fazla kadın ve erkek hasta üzerinde yaptıkları incelemede hızlı yiyenlerin yavaş yiyenlerden 3 kat daha fazla kilolu olduklarını bulmuşlar. 690 kalorilik bir yemeği bazılarına 5 dakikada bazılarına da 30 dakikada bitirmeleri söylenmiş. Hızlı yemek yiyenlerde belirgin oranda reflü gözlenmiş. Çin’de yapılan bir çalışmada lokmasını 40 kez çiğneyenler ile 15 kez çiğneyenler karşılaştırılmış. Daha fazla sayıda çiğneyenlerde alınan toplam kalori miktarı % 10 daha azalmış (günde 100 kalori eksik alsanız bu ayda 3 bin kalori yani yaklaşık yarım kilo ağırlığa, yılda 6 kilo ağırlığa denk gelir)
Bilimsel olarak ağızda lokmaların iyi çiğnenmesi halinde sindirim sistemimizin ilk basamak görevini yerine getirmiş oluruz. Tükürük salgısının artması, çene, kas ve kemiklerinin çalışması, dil hareketleri, dişlerin öğütme, parçalama ve ezme görevini yerine getirmesi kısa bir süre sonra beyine doyma zamanının geldiğini ve artık gıda almamanın gereğini hatırlatır ve beyin de son noktayı koyar: Artık sofradan kalk…
Ortalama olarak beynimize doyma sinyallerinin gidişi 20 dakika kadar sürer. Oysa özellikle sabahları hem de hiçbir besleyici özelliği olmayan gıda dediğimiz maddeler ile çok hızlı yemek yiyoruz ve farkında olmadan çok aşırı miktarlarda yiyoruz. Çantalarımızda da adına mide koruyucu dediğimiz haplardan taşıyoruz. Oysa midemizi koruyan sadece ve sadece bizleriz, uyduğumuz düzgün beslenme ilkeleridir. Yemekten yarım saat önce içilen suyun da düzgün bir sindirim ve yavaş yemek yeme için iyi bir alışkanlık olduğunu da belirtmek isterim.
Yemek yerken utanan köylü çok gördüm. Ayıpmış gibi yemek yiyorlardı. Sonra sofrasındaki ıstakozu ağzını açmadan kibarcasına, martıdan daha çabuk tüketen beyler de gördüm. Kibarlığına kibar yiyorlardı: Ağızlarını şapırdatmadan, yalnız çenelerini oynatarak… Ama o çeneye biraz dikkat etsen korkardın. Çene değil makine. Makine değil değirmen (Sait Faik Abasıyanık).
BİYOLOJİK YAŞ TESTLERİ
4 Ocak 2023 Tarihli yeni bi makale özellikle yurt dışındaki bazı ülkelerde çok rağbet gören biyolojik yaşı ölçmede kullanılan testler konusunda bilgi veriyor. Normal yaşımız bir tarafa, vücudumuzun çevresel etkilerden ne kadar etkilenip etkilenmediğini bazı veriler ile (güneş ışını, sigara, gıda alımı, alkol kullanımı ve daha birçok veri ele alınarak) değerlendirerek biyolojik yaşımızı belirleyen bu testler aslında epigenetiğin bir konusu. Epigenetik bilimi çevrenizin ve davranışlarınızın genlerinizi nasıl etkilediğini araştıran bir bilim dalıdır ve giderek daha da önem kazanmaktadır. Bu testleri inceleyen bilim insanları her testin çok etkili ölçüm yapamadığını sadece bunların içerisinde DNA metilasyonu (Genetik şifremize eklenen bir molekül ile DNA nın kimyasal değişime uğraması) kullanan testlerin biraz daha doğruluk payı bulunduğunu belirtiyorlar. İnternet ortamında da satışa sunulan bu testlerin şimdilik moralinizi bozmaması gerektiği ve bu testlerin daha birçok yol aldıktan sonra kullanılmasının gerektiği belirtiliyor.