Vergi ve harçlara ara zamların ardından, ÖTV’ye ara zamla akaryakıt da epey pahalılandı. Böyleçe sürecek domino taşı etkisiyle de piyasalara yeni bir zam dalgası da, kaçınılmaz oldu.

Bu silsile;

Devlet maliyesinde,

Sorunu;

Güçlü teyit ediyor.

Taşıtlarlar, bireylerden ailelere, iş ve eğitim hayatından, zorunluluk oluşturan insani nedenlere kadar, lüks değil, ihtiyaçtır.

Velakin…

İlk alımda taşıtlardan alınan farklı yüksek vergiler ve akaryakıtta ‘Özel Tüketim’ kavramıyla vergilendirme, ihtiyaç olgusuyla bağdaşmıyor.

Kaçınılmaz ihtiyaç;

Devletin, kaynağından hemen, kolay ve yüksek vergi gelirleri elde etmesi için vaçgeçilmez yöntem görülüyor.

Toplu ulaşım

Kamusal hizmet olarak tanımlanıyor, kentlerin yerel siyaset gündemlerinden düşmüyor.

Velakin…

Toplu ulaşımda dahi, akaryakıt alımına ‘Özel Tüketim’ denilmesi ve böyle bir vergilendirme yürütülmesi, mantık dışı sürüyor.

Eğitim hayatında;

Resmi ve özel eğitim kurumları için öğrencilere servis hizmeti almak ihtiyaca dönüştü, ama akaryakıtıyla ‘Özel Tüketim’ neden görülüyor?

Refah;

Bireyler ve ailelere inmesiyle mümkün, ama gelişmişlik gayesi ve hedefiyle de nelere ihtiyaç var ise, pahalı ve erişimi zor oluyor.

Öğrencilik;
Pahalı!
Öğrenmek;
Pahalı!

İnsanların birbirleriyle iletişim kurabilme aracı olan telefon tarifeleri bir yana, kitaplar ve internet dahi pahalı, bu ülkede!

Cep telefonuna sahip olmak;

Geçinebilme koşulları açısından, eleştirel kıyaslamaya alınabilmesi doğru bir yaklaşım değildir.

Akıllı cep telefonları;

Zorunlu ihtiyaçtır!

Sadece;
İletişim değil…
‘Ofis’tir!

Cepteki;

Bilgisayardır!

Müsriflik açısından;

İPhone, ölçüt değildir.

Lüks değil, ihtiyaçtır, çünkü çok uzun yıllar sizi ortada bırakmayacak bir kalitede ve güçlü donanıma sahiptir.

Yazılımlar sayesinde;

İş ve öğrenci hayatı için de, sabit işi veya birden fazla iş yapmak ve gelir araçlarını artırmak için de, ihtiyaçtır; cep telefonları…

Vergi ve harçlara yapılan zamlarda, ölçü kaçırılmıştır, nitelikli ve deneyimli emeğin hakkı da, küçülmüştür, ezilmiştir.

Devlet;
Yılbaşında…

Vergi ve harçlara zam için %122,92 gibi yüksek oranı esas alırken, özel mülkiyete ait gayrimenkullerin kiralarına %25 sınır getirmesi, adil değildir.

Kiracılar arasında;

Vicdan ve mantık duyarlılığını taşıyanlar arasında, karşılıklı uzlaşmayla kiracılığını devam ettirenler, örnek oluşturuyorlar.

Devlet;

Gayrimenkullerine ait kiraları her yeni yeni yılla güncellerken, günümüz koşullarına göre yeni rakamlar belirliyor.

Aynı devlet;

Konut kiralarına resmi enflasyon veya yeniden değerleme oranı kadar dahi zammı uygulatmayıp, ev sahipleri ile kiracıları birbirine düşürdü.

Yerli ve milli proje olan;

Togg, nihayetinde özel bir ticare proje, ama Bursa’nın en değerli bir büyük arazisi, yatırım ve istihdam koşuluyla bedelsiz durumuna getiriliyor.

Vergi ve harçlara zamda;

Depremin telafisi öne çıkarılıyor, ama üzerinden 5 ay sonrasıyla milletçe birlik ve beraberlik gerekçesi ortaya atılıyor.

Dünya tarafından ve ülkemizde, açıklanan ve bildirilen yardımların tutarı nedir ve ne harcandı?

Dahası…

Depremzedelere konutlar bedelsiz yapılmıyor, sonuçta ceplerinden çıkacak, ama devletin parasıya depremzedeye kredi verilmiş olunmuyor mu?

Yerel seçimlere gidilirken…

Ekonomiye kurtarıcı gösterilen Mehmet Şimşek’in zamları,  ‘Şimşek’ gibi çakmış oluyor.

Tuhaf olan;

Devletin harcamalarında tasarruf, vergilendirmede adil ve etkin olmayı sağlamak için henüz karar ve eylem planı gözükmüyor.

Piyasaya dönersek…

Maliyetleri çok artan ekmek üreticileri, istedikleri zaman, istedikleri fiyat artışını yapamıyorlar.

Akaryakıtta vergi çok, ama 24 saat açık kalması gereken akaryakıt istasyonları da, işletmelerini ayakta tutmayı çalışıyorlar.