Ana muhalefetten ünlü bir siyasetçi, yılların ünlü gazetecisine mektup göndermiş, CHP’liler ve özellikle sol seçmenin okuması gerektiğini düşünüyoruz.

Bilindiği üzere;

Seçimler kaybedilince…

CHP

Yoluna devam eden iktidar ile not ettikleri medya kurumları ve gazetecileri hedef alıyor, sorumluluğu ve nedenleri güdümlüyor.

Ana muhalefette,

Genel sekreterlik ve genel başkan yardımcılığı yapmış Gürsel Tekin’in, hafızası ve deneyimiyle Uğur Dündar’a ilettiği bir mektup var.

Sözcü’de…

Aktarılan mektup;

Yenilgilerin nedenleri ve seçmen üzerinde güven olgusuna değiniyor; kurumsal siyasete yüzleştirmede bulunuyor.

Geçmiş seçimlerle;

Dersler çıkarılması ve yapılması gerekenler için tespit, uyarı ve önerilerin, farklı seçim dönemleriyle ortaya konulduğunu söylüyor.

Bu çerçevede;

Örgüt birliğinden halka dokunuşa, seçim döneminden sandık güvenliği ve her yeni seçim sonucunun deneyim görülmesi gerektiğine kadar, kronik görülen sıkıntı ve sorunlar özetleniyor.

Velakin…

Önemseyiş açısından, gereken çalışma ve uygulamalar için mesafe alınamadığı, özeleştirisel reflekse taşınıyor.

14 Mayıs ve 28 Mayıs’la;

Artık…

Dersler çıkarılması gerektiğini belirten Tekin, “Önümüzde yerel seçimler var. Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar beklemek akıllıca bir iş değildir. İlerlemenin yolu, hataları kabul ederek değişmekten geçer.” diyor.

Hatalara, eksikliklere;

En yeni örnekle…

Milletvekili seçimleri ile cumhurbaşkanlığı seçiminin 1.Tur’unun yapıldığı 14 Mayıs akşamı gündeme taşınıyor.

CHP olarak;

Tekin, 17 bin sandıktan veri alamadıklarını belirterek, “2.5 milyona yakın oyun kullanıldığı, seçim sonucunu da etkileyebilecek sandıklarda, organizasyonumuz hâlâ yetersizdi.” tespitinde bulunuyor.

Seçimden seçime çalışma mantığını kabul etmeyen Tekin, “Bir seçim biter, diğerini kazanmak için hemen harekete geçilir. Örgütlerimiz her an sokakta, her an vatandaşın yanında, her an halkın içerisinde olmak zorundadır.” ifadesine yer veriyor.

Seçim dönemi kampanyasını, asıl hedefinden yoran ve enerji kaybına neden olan bir boyutu için de uyarı dikkati çekiyor.
Tekin, “Sadece sosyal medya ve internet üzerinden bireysel şikayetlere, çok paylaşılan içeriklere ve serzenişe dayalı bir kampanya yürütmek başarısızlığın da anahtarıdır.” şeklinde konuşuyor.
Maalesef…

Bazı;

Ulusal gazete ve TV’lerde;

CHP ve liderine yönelik pozitif yaklaşım ve sözleriyle öne çıkan gazeteciler de, çifte seçim sonrasıyla ağız değiştirdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçaroğlu’nun çekilmesi ve CHP’de değişime gidilmesi, ortaya konuldu.

Kamusal açıdan…

Gazeteciler;

Ne diyecekleriyle önemlidir ve kanaat oluşabilmesi açısından, seçimlerde daha da öne çıkarlar.

Bugün Kılıçaroğlu’nun artık çekilmesi ve değişime gidilmesini gerektiğini ifade eden gazeteciler, 14 Mayıs ve 28 Mayıs’ın önceleriyle farklı konuştular.

CHP’nin hiç hoşlanmadığı, kendisinin eleştirilmesidir, tartışılmasıdır, ancak bu da savunulan demokrasiyle örtüşmüyor.

Halbuki…

İktidar, iktidardır, ama muhalefet, iktidar adayıdır ve kendisinin algısı da olgusu da güçlü olmalıdır.

Böyle diyoruz, ama…

CHP, Bursa’da bazı medya kurumları ve gazeteciler arasında kategorileştiren bir tutum içerisine girmesiyle meslektaşlarımızca eleştirildi.

Hukuki gerekçelere rağmen;

İnternet siteleri ve sosyal medyaya erişimlerin engellendiği gerekçesiyle iktidar eleştiriliyor, ama…

CHP Bursa İl Başkanı Turgut Özkan’ın, kendisine ait ‘sosyal medya’ hesabı için ‘Köşe Yazarı’na erişim engeli getirmesini yadırgadık.

Bir anı…

2000’li yılların ortaları;

Genel seçim akşamı…

CHP Bursa İl Başkanlığı’nda, AS TV’ye canlı bağlantıyla milletvekili Onur Öymen’le röportaj yapıyorduk.

Kazanacaklarına çok inanıyorlardı, ama yine kaybetmelerine açıkça çok şaşırdığını ifade ediyordu.

Öymen, “Karadeniz’de 1 milyon fındıkçı aile yürüdü, bize oy çıkmadı! CHP olarak, bu durumun, sosyolojik olarak araştırılması gerekiyor.” diyordu.

Dönelim;

24 saat öncesine…
TBMM CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel’e; Habertürk’te canlı yayını katılmıştı, konuştuklarından sosyal medyaya bir alıntıda bulundu.

Özel, “Seçmenin yazdığı kitabı satır satır okuyoruz. Seçmenin mesajını aldık, iyi bir analiz yapacağız ve yepyeni bir siyaset anlayışıyla yola devam edeceğiz.” şeklinde konuşuyordu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu istifa etmedi, ama A Takımı’nda yenileme için alınan istifalarla düğmeye bastı.

Bu arada…

CHP Kayseri İl Başkanı Adil Demir, sağlık, iş hayatı ve seçim sonuçlarını gerekçe göstererek, geçen hafta istifa etmişti.

Seçimlerde;

Kendisini başarısız gören Demir, milletvekili sayısı ve oy artışını yeterli görmüyor, “İktidar olamadık ve genel başkanımızı cumhurbaşkanı seçtiremedik.” ifadesini kullanıyordu.