Türkiye’de tarım bitti mi? Pazaryeri ve market tezgahları pahalılaşırken, kalite de tartışılıyor. Bursa’da ana muhalefet hükümeti eleştiriyorken, iktidarla aynı siyasi partili anakent belediyesinin dünkü mesajı, dikkati çekiyordu.

Bursa’yı dün kaleme aldığımızda, sanayileşme hareketi ve yansımaları nedeniyle tarlaların yatırım aracına dönüştüğünü vurgulamıştık.
Meyve ve sebze fiyatlarında pahalılık var, ama tarımsal üretim sorunları ve bu nedenle ürün arzının azaldığı gerekçeleri öne sürülüyor.

Bursa’nın CHP’li milletvekili Orhan Sarıbal, geçtiğimiz günlerde iktidara tarımsal eleştirilerde bulundu.

Velakin…
Başka ülkelerin insanlarına; sofralarına, yüksek kur cazibesiyle beraber, seçme meyve ve sebze gönderiyoruz.

…Ve!

Yerli paranın kur zafiyeti, ihracatın ticaretiyle avantaj görülüyor ve dışa satım yoğunlaşıyor.
Haliyle;

İç piyasanın payına düşenin de kalitesi tartışılıyor, üstelik erişmeyi zorlaştıran pahalılık görülüyor.

Ana muhalefet;

Tarımın can çekiştiğini, hatta bittiğini söylüyor, ama Anadolu Ajansı’nın servis ettiği habere göre, geçen yıl 3 milyar 83 milyon dolar ihracat yapıldı.
Pazaryerine, marketlere sorulduğunda...

Tarımsal sorunlarla ürün arzının düştüğü de, soğuk hava da öne sürülüyor, ama ihracat rakamları; farklı şey söylüyor.
Ekonomik açısıdan;
Her meyve ve sebzenin, mevsiminde yenilmesi gerektiğini nasihat eden resmi açıklamalar oluyor…
Velakin…

Mevsimindeki portakal ve mandalinanın fiyatları bile pahalı, yarım milyar dolar gelir sağlayan tonlarcası yurt dışına gidiyor.
Övünülen ihracatla…

Olan;
Vatandaşın cebine, beslenmesine oluyor.
Bursa Büyükşehir Belediyesi, Hikmet Şahin Sebze ve Meyve Hali’nden, haftalık ortalama asgari ve azami çıkış fiyatlarını yayınlıyor.
Piyasaya bakıldığında;

Azami ortalama fiyata göre farkın açılabildiği etiketler görülürken, pahalılıktan yakınan müşteriye Antalya’daki ‘Hal’ fiyatları da öne sürülebiliyor.
Halbuki…

Başka kentlerin hallerinden sebze ve meyvenin Bursa’ya girmesi, ancak yerel Hal’den giriş ve çıkışının yapılabilmesiyle mümkün oluyor.
Daha pahalı
olabilen;
Zincir marketler de, soğuk hava deposu kullanmaları kaydıyla ‘Hal’ zorunluluğu taşımıyor.
Bursa’da Hal’in hemen yanındaki, refah düzeyi yüksek Nilüfer’deki tezgahların pahalı oluşu, ayrı bir tartışma başlığı oluşturuyor.
Türkiye
’de kırmızı et fiyatları da tırmanırken, meyve ve sebzeye göre, daha zor erişilebiliyor.
Muhalefet, hayvancılığın da sorunlarından söz ediyor, hayvancılığın da bitiğini söylüyor, ama geçen yıl tek başına Katar’a 2.5 milyon küçükbaş hayvan ihracatı yapıldığını da örnekleyelim.

Dün…

Bursa Büyükşehir Belediyesi, ‘Tarımsal Destekler Bilgilendirme Paneli’ düzenledi, doğrudan ve farklı kurumlarla işbirliği yürütülmek üzere, tarımsal desteğin icraatı vurgulandı.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş,  kendi ülkesindeki piyasaları da olumsuzluğa iten; küresel nedenlere işaret etti.

Bu fotoğrafa rağmen…

Aktaş tarafından yapılan açıklamada; “Ülkemiz, son yıllarda, tarım sektörünün yasal ve kurumsal çerçevesini güçlendirmeye yönelik ciddi ilerleme kaydetti.” deniliyordu.
Türkiye’nin meyve ve sebze ihracatına ilişkin veriler, Aktaş’ın dediklerini teyit ediyor.
Tarımsal olarak;
Meyve ve sebze yetiştiriciliğinden hayvancılığa, sıkıntı ve beklentilere karşılık, yerel yönetimin üstlendiği rol ve icraat vurgulanıyor.

Aktaş, “Göreve geldiğimizden bu yana, tarım alanına yaklaşık 56 milyon TL değerinde yatırım yapılmış oldu.” bilgisini veriyor.

Bursa Büyükşehir Belediyesi; Kırsal Daire Başkanlığı, yerel yönetime bağlı BUSKİ ve Tarım Peyzaj A.Ş. ile Bursa İli Hayvanlığı Geliştirme Birliği’yle (HAGEL) beraber, 4 koldan tarımsal seferberliğin yürütüldüğü belirtiliyordu.
Son sözümüz…
Beden sağlığı açısından, beslenme temel önem taşıyor, ama tercih edilen ve övünülen ihracat, insanımızın ceplerini yakıyor.
Bu nedenle;

Meyve ve sebze ürünleri ile büyükbaş ve küçükbaş hayvan ihracatında, ulusal ‘stratejik ürün’ tanımıyla kota  getirilmesi; insanımızın gözetilmesi gerektiğini düşünüyoruz.