BUSKİ’nin güzel bir sloganı var:

“Bursa’da su çeşmeden içilir!”

Sloganın mesajı açık:

“Şehirdeki çeşmelerimizden hiç çekinmeden su içebilirsiniz. Gayet sağlıklı ve temizdir...”

Ben yıllardır evde BUSKİ suyu içiyorum…

Saçımda kepek dışında bir yan etkisini görmedim henüz! Arada klor oranı yükselse de memnunum, yeter ki kesilmesin, faturası yükselmesin!

Evlerde su musluktan içiliyor ama sokaklardaki çeşmelerden içmek giderek zorlaşıyor ne yazık ki!

Neden mi?

Çeşme musluklarına dadanan geri dönüşümcü hırsızlar yüzünden!

Yalnız sokak çeşmelerine dadansalar iyi camilerdeki lavaboların ve abdest alınan bölümlerindeki muslukları da çalıyorlar!

Hırsızlık olayından bıkan bazı vatandaşlar, çareyi musluklara kilit koymakta bulmuşlar fakat gözleri dönen hırsızlar onları da kilidiyle birlikte söküyorlar!

Hadi biz suyu pet şişeden içeriz de…

Müslüman bir ülkede cami çeşmelerinin bile çalınmasın diye kilitlendiğini, şehrimize gelen yabancılara anlatması çok acı!

Bu konuda sosyal medyadan paylaştığım esprimin altına yazılan yorumlara bakılırsa, su musluklarının çalınması kentimizdeki hırsızlık olaylarının en masumu!

Trafikte ciddi kazalara yol açan döküm yağmur suyu mazgallarını çalanlar…

Parklardan oturma banklarını, evlerin önündeki çöp konteynerini, saksıları yüklenip götürenler…

Pencerelerden alüminyum sinekliği sökenler…

Oturduğu apartmanının demir merdiven korkulukları ve dış kapı kilidinin çalındığını yazanlar vardı…

Trafolardan bakır ve fiber kabloların, inşaatlardan demirlerin, fayansların, su tesisatının, kombi ve peteklerin çalınması ise artık rutine girmiş…

İnşaat firmaları eskiden emekli bekçi tutardı geceleri inşaatı beklemesi için şimdi silahlı özel güvenlik tutuyorlarmış.

Geçenlerde bizim mahalledeki Halk Eğitim Merkezi’nin trafosundan kabloları da götürmüşlerdi.

Diğer şehirlerde nasıl bilmiyorum ama son yıllarda Bursa’daki bu tür adi hırsızlık olaylarında gözle görülür ciddi bir artış var.

Medya hırsızlık haberlerinden geçilmiyor.

Polisimiz, bekçilerimiz hırsızları yakalayıp yargıya çıkarmaktan, medya yazıp söylemekten bıktı artık…

Mahkemeye çıkan hırsızlar, kendisini adliyeye getiren polisler daha karakola dönmeden işbaşı yapıyorlar!

Bu konuda yasal olarak ciddi düzenlemeler yapılmalı ve genel anlamda hırsızlık olaylarındaki artışın nedenleri mutlaka araştırılmalı…

Çeşme musluklarını sökecek, çöp konteynerini, yağmur mazgalını alacak, elektrik yüklü trafolardan kabloları sıyıracak kadar gözü dönenlerin çalma gerekçelerinin sadece ekonomik olduğunu zannetmiyorum!

Sosyolojik açıdan da profilleri ayrıntılı incelenmeli…

Çünkü hırsızlıktan çıkıp yağmacılığa dönüşmekte bazı olaylar!