Bursa Büyükşehir Belediyesi, yeni ‘İmar Anayasası’ kararını çıkartmak için sayılı ayları işletilirken, nelere tanık oluyoruz... Yeni ‘organize sanayi bölgeleri’ ortaya atılırken, bir siyasi parti de, ‘imar affı’ teklifini gündeme taşıdı.
1990’larla;
İstanbul gibi…
Bursa da, ‘Taşı toprağı altın’ diye iç göç alınca, ortaya bugünkü nüfus ve plansız yapılaşma direnç buldu, planlı yeni büyüme adımları hızlandı.
Birkaç yıldır…
1/100.000 ölçekli ‘Bursa Çevre Düzeni Planı’ olarak, 2040 yılını hedefleyen süreç işliyor.
…Ve!
Sona gelinmek üzere, ama yıl sonuna odaklanılan süreçteki bazı ilginç gelişmeler, yeni ‘İmar Anayasası’ açısından, “Ne olacak şimdi?” dedirtiyor.
En dikkati çeken…
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, geçtiğimiz haftalarda yeni 4 TEKNOSAB ve 2 KOBİ OSB hedefini gündeme taşıdı.
Bu demek;
Daha fazla emek gücü ve aileleriyle daha fazla nüfus; kentin daha fazla büyümesi ve yeni çözümlere ihtiyacı gündeme getirecek.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı’nın değerlendirmeleri, kaderi tayin edecek kararları, önem taşıyor.
Bu gelişme konuşulurken…
Şimdi de;
Büyük Birlik Partisi’nin TBMM’nin gündemine taşıdığı yeni bir yasa teklifi var ve
kentsel düzen açısından, bir başka ilginç gelişme oldu.
Zaten…
‘İmar Barışı’ denilen uygulamasıyla getirilen dolaylı af; plansız binalara ve kaçak katlara meşruluk sağlıyordu.
Deprem riski, ayrı tartışma!
Bu nedenle;
Belediyelerin, kentsel dönüşüm planlarını, hesaplarını bozmuş oluyor, maliyette, edinimde, yeni hesaplara neden oluyordu.
Devletle barışma anlamı yüklenen uygulama, 31 Aralık 2017’ye kadarki imarsız ve kaçak katları kapsıyordu.
Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici’nin imzasını taşıyan yasa teklifi, özünde; İmar Barışı’ndan yararlandırılmama mağduriyeti iddiasını gündeme taşıyor ve çözüm yolu ortaya atılıyor.
‘İmar Barışı’nda;
Beyanların gerçekliği açısından, 31 Aralık 2017’den önceki yerine sonrasının uydu fotoğraflarına dayalı tespitlere göre, ret ve iptaller olduğu savunuluyor, ‘Sayıştay’ raporları dayanak gösteriliyor.
Velakin…
Aynı yasa teklifi;
‘İmar Barışı’ndan yararlanmak için başvuruya esas yapılar için 31 Aralık 2017’yle sınırlı kalınmayıp, 30 Temmuz 2022’nin esas alınmasını gündeme taşıyor.
Sözü özüyle;
1 Ocak 2018’den itibaren, 30 Temmuz 2022’ye kadar geçen 4.5 yıllık sürede daha yapılan kaçak bina ve katlara da, dolaylı ‘İmar Affı’ istenmiş oluyor.
Mevcut uygulamaya esas olarak;
Yapı kayıt belgeleri iptal edildiği için çıkarılan yıkım kararları ve tahakkuk ettirilen para cezalarının iptali ve tahsil edilenlere iade isteniyor.
Yasa teklifi gerekçesinde;
‘İmar Barışı’ için…
Uygulamaya;
10 milyon başvuru yapıldığını, 1 milyon 813 bin 768’sine ‘yapı kayıt belgesi’ verildiğini ve karşılığında 15 milyar 619 milyon TL alındığını da bilgi edinmiş oluyoruz.
Büyük Birlik Partisi’nin, Cumhur İttifakı’yla işbirliğini dikkate aldığımız, bu yasa; çıkar mı, çıkmaz mı, çıkarsa nasıl çıkar, zaman gösterecek.
Aktardığımız bu genel tabloyla bir büyük belediye, geleceğin imar anayasası için nasıl sağlıklı yol izleyecek, nasıl istikrarlı, kalıcı gelecek kuracak.
Elbette ki…
Ana planlama; gelişen koşullar ve taleplere göre, zamanla değişkenlik gösterebilir, ama Bursa’ya bakarsak ve büyük kentler için örneklersek, kentin kaderi bir başka çiziliyor.