Sarı renkten turkuaza dönüşen basın kartlarında son kullanım tarihi geçenler, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı (CİB) tarafından yenileniyor, güncelleniyor.
Yenilemenin bir diğer nedeni de, sahtelerinin basımının önüne geçmek…
Meraklısı çok çünkü!
Gazetecilikle yakından uzaktan ilgileri olmamasına rağmen avantajlarından ziyade mesleğin havasından yararlanmak için sahtesini taşıyanlar var.
Zannediyorlar ki bizim basın kartı, bedavası en bol limiti sınırsız, bonus kart!
Nerdeeee!..
Gerçi eskiden öyleymiş, meslek büyüklerimiz ballandıra ballandıra anlatırlardı güzelliklerini ve özgül ağırlığını, bizler de hayranlıkla, heyecanla dinlerdik karta bir an önce kavuşabilmenin hayalini kurarak…
Aynı sıkıntı, habere gidip gelirken trafikte öncelik, otoparkta kolaylık tanınması için verilen basın plakalarında da yaşanıyordu.
Basın plakasının renkli fotokopisini çekip ön camına koyarak, yollarda ve otoparklarda basına tanınan avantajları kullanmak isteyen…
Denetimlerde polise alkollü yakalandığında, camdaki basın yazısını gösterip “ben basınım habere gidiyorum memur bey” diyerek cezadan yırtmaya çalışan kurnazların sayısı da az değil!
Neyse ki yeni basın kartlarının çipli olması bu tür masum sahtekarlıkların ve kurnazlıkların büyük ölçüde önüne geçti.
Gelelim zincir konusuna…
Benim kartın da son kullanma tarihi geçmişti.
Önceki gün Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın Bursa Bölge Müdürlüğü’nden arayıp yeni kartımın geldiğini müjdelediler.
Sabahı zor yapıp gittim almaya…
Güzel bir jest yapmış CİB, yenilenen basın kartımı hediye kitiyle verdiler. Karta ait özel kapaklı deri cüzdan, bir kalem ve not defteri vardı içinde.
En çok cüzdana sevindim!
Basın kartı diğer banka kredi kartlarının arasında yıpranıyordu, bazen bulmakta zorluk çekiyorduk, cepler arasında kayboluyordu...
Özel cüzdan fikrinden dolayı kutluyorum CİB’i…
Zinciri de vardı cüzdanın!
Doğruları, gerçekleri yazarken kalemimiz patinaj yapmasın amacıyla subliminal mesaj mı var acaba o zincirde?
Fakat biz gazeteciler için büyük kolaylık…
Hangi cebimize koyacağımıza karar veremiyorduk basın kartımızı…
Kimimiz gömlek cebinde kalbinin üstünde gururla taşıyordu, kimimiz pantolonunun kıç cebinde!
Özellikle basın kartını hangi cebinde taşıyacağına karar veremeyen, vicdanla cüzdan arasında sıkışanlar, şimdi altın madalya gibi boyunlarına asabilirler…
Gittikleri haberlerde, toplantılarda tipimizi beğenmeyip “hoop, hemşerim nire?” diye durduranlara ya da yaptığımız haberleri beğenmeyenlere zincirli basın kartını gösterebiliriz göğsümüzü gere gere!
Fazla da gerilmeyelim, cüzdan pardon zincir kopmasın, aman!