Türkiye’de seçmenlerin önüne konulan sandıklardan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la ‘Devam’ kararı çıkarken, ezeli rakibi durumuna gelen Kemal Kılıçdaroğlu’nun son ve büyük umudu da tükendi, kaybetti.

Türk Siyaseti’nde;

Bir gerçek var;

İnsan gücünün ekonomiye dönüştüği, bu nedenle emeğin ve emeklinin ülkesi durumundaki Türkiye’de, farklı nedenlere dayalı genetik yapı nedeniyle ‘sol’ siyasetin iktidara ulaşması, nadir görülmüştür,

Atatürk’ün dönemini ve CHP’yi kurduğu yılları ayrı tutuyoruz, ayrıca çok siyasi partili döneme düşüşü de anımsatalım.

Dönelim, günümüze…

Erdoğan’a ‘Artık Yeter’ diyen Kılıçdaroğlu’nun kendisi 13 yıldır ana muhalifetin başında bulunuyor.

Değişimi, kendi içerisinde yapamayan, başaramayan, yenileyemeyen, üstelik de yenilgileri tekerrür eden CHP, son çifte seçimden de başarısız çıktı.

CHP’nin, HDP destekli liderinden az oy görmesi ve muhalefetliğinin de sürmesi, dediklerimizi doğruluyor.

Bu son seçimler;

CHP’nin hezimetidir!

Zira…

5 siyasi partiyi yanına alan, 1 siyasi partiyi masanın yanına oturtan ve başka 1 siyasi partiyle de son dakikalarda tokalaşan Kılıçdaroğlu, tek başına bir liderin bileğini yine bükümedi.

Dün…

Sosyal medyaya taşıdığımız düşüncelerimizle ifade ettiğimiz üzere, CHP için bir fotoğraf ortaya koyduk.

Dediğimiz;

“Muhalefeti bitiren; Kemal Kılıçdaroğlu’nun hırsı, adaylık ısrarı ve öncesiyle de seçim dönemi dışı demokratik refleks zafiyeti, etkisiz siyaset, sürdürülen politikasızlık ve son dakikalara sığdırılan şans çarkı gibi vaat politikasıdır. Dahası, 2 büyükşehir belediye başkanını da yaktı.”
İstanbul’u, meclisinde AK Parti’nin çoğunluğuna kaptırmama gerekçesiyle Ekrem İmamoğlu’nun önünü kesen Kılıçdaroğlu, İYİ Parti’nin dediğine uymadı ve bugün değişmeyen kaderine yeniden uyandı.

İmamoğlu’nun adaylığıyla karşı ittifak amacına ulaşır mıydı, açıkçası bu da ayrıca tartışılmayı gerektiriyor.

Velakin…

Kılıçdaroğlu, peşinden sürüklediği muhalefeti hükümete, ortaklığına taşıyamadı, ama birkaç siyasi partiye, hayal edemeyecekleri milletvekillerini sağladı ve onlar sevindi, dışarı gösteremiyorlar.

Bu ittifak trajedesiyle;

CHP’nin ve emekçilerinin hakkı olan milletvekilleri, geçmişte sent rekabet edilen, bugünün ittifakı siyasi partilere ikram edildi.
Ayrıca…

Kılıçdaroğlu’nun, bir siyaset önderliğiyle Recep Tayyip Erdoğan gibi bir fenomen olmadığını da belirtelim.

Elbette…

Erdoğan’ın kazanmasında;

Gurbetçiler ve vatandaşlık elde eden sığınmacıların önemli bir katkısı olmuştur, ama alt sınıftan daha büyük destek, güç aldığı da gerçektir.

Netice; neticedir…

‘Adam kazandı’

TV’lerdeki bazı yorumcular, Erdoğan’ın medyayıyı lehine kullandığı ve medya gücüne sahip olduğu iddiasından söz ediyorlar.

Yanlış düşünüyorlar.

Önceki seçimlerde yoktular, şimdilerde KRT de, Halk TV de, sandık başında zafer işareti yapan Fatih Portakal’ıyla Sözcü TV de vardı, yani karşı ittifakın da atv ve a Haber’i vardı.

CHP Bursa’da;
Medya kurumları ve gazetecilerle iletişim başarısızlığı yaşanmakla beraber, genel başkanının ilkesel söyleminin aksine, ötekileştirme de vardı.

Dahası…

14-28 Mayıs’ın süreçlerinde CHP’nin kurumsal iletişimde başarısız olduğunu da vurgulayalım, AK Parti’nin örnek alınamadığı görülüyor.

Medya ne yapmalıydı, her gün önüne koyacağı bir küreye bakıp, “Ey küre, bugün CHP’de ne var?” diye mi sorsaydı.
Netice itibariyle;

AK Parti, hem yasamanın biçimlendirilmesi hem de devletin yürütülmesinde yola devam ediyor.
…Ve!

Bursa da, AK Parti’nin yerel siyasi iradesi altındaki en büyük kent olma özelliğini de koruyor.
Baktığımızda;
Teşkilatların mevcut ve eski yöneticileri, eski ve yeni dönem milletvekilleri ile belediye başkanları ve meclis üyeleri, üye camiası ve seçmen kitlesi, yine aynı fotoğrafdaydılar.

Bu tablo;
Yerel seçimler için önemli bir mesaj ve kavşak noktası olmakla beraber, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın yeniden adaylığını da perçinleyen oluyor.

Bundan sonrası;
AK Parti’nin hükümet ve yasama erklerine devam eden olarak, alması gereken mesajları görmek ve değerlendirmektir.

Muhalefete, diyeceğimiz var…

Bursa’da;

3 milyonluk kente umut dağıttınız, seslendiniz, ama seçimin sonuca ulaşmaya başlamasıyla beraber, saatlerce neden sustunuz?

Sosyal medyada;

Oy verme saatinin bitimine kadar, seçmenlerinizi, halkı sandığa çekmek için açıklamalarda, çağrılarda bulundunuz.

Kaybedilme anlarıyla;

Sizlere umut bağlayanlara ve arkanızdan koşanlara ne diyeceğiniz de merak edildi, ama saatlerce beklediler, beklediler…

Ayrıca…

AK Parti’nin seçim zaferi gecesi;

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne dev Atatürk posteri asılması, seçimin meydanlarında Atatürk ile İlke ve Devrimleri’ni öne çıkarmayan CHP için ayrı trajedi olarak da yorumlandı.