Pandeminin ilk dönemlerini hatırlıyorum…

Sevdiğim birinin pozitif olduğunu duyduğumda ve kendimin pozitif olma ihtimalini düşündüğümde kalbim yerinden çıkacak gibi oluyordu. Evlere kapanmamız ve yağşadığımız endişe sebebiyle çoğu kişi anksiyete ve panik atakla tanıştı. Bende pandeminin ilk dönemlerinde kendimi Muğla’daki evime kapatmış ve ne yapacağımı bilemez bir halde, bütün kötü ihtimalleri değerlendirmiştim. Bu zor dönemin psikolojimizdeki negatif etkilerini görmezden gelmemiz imkânsız. Maske takmaya alışmakta ayrı bir psikolojik süreç tabii ki…

Hatırlıyorum da o dönem ve sonrasındaki normalleşme dönemi gerçekten sancılıydı…

Ben kendimi birden ateşlere… Pardon, yani İstanbul’un göbeğine bir sinema filmi setinin tam ortasına atmıştım. Başrollerinde yer aldığım projenin sosyal bir proje olması sebebiyle kendimi bolca zorlamış ve elimden geleni yapmıştım. Ama set ortamı olmasından dolayı çok riskli ve stresli bir dönemdi. Zaten yönetmenimin ve yönetmen yardımcımın korona olması sebebiyle iki kez karantinaya alınmıştım. Neyse ki korona olmadan atlattığım o dönemden sonra Muğla’ya geri döndüm. Artık sosyaldim ve kendimi başka bir projenin içinde buldum. Bu projede ki Biyolog arkadaşım satın aldığı maskeleri kutusundan çıkartıp tek tek alkollüyor, onları güvenli bir ortamda kurutup öyle kullanıyordu. Başta bana bile abartılı gelen bu davranışına sonrasında alıştım ve bugün ne kadar haklı olduğunu anladım.

İstanbul’da ve Bursa’da birkaç maske paketleme noktasını gezdim. Bu sektörde çalışan birçok kişiyle konuştum. Hem gördüklerim hem de duyduklarım beni epey şaşırttı. Maske paketleme noktalarında neredeyse hiçbir hijyen kuralına uyulmuyor. Biz maskeyi koronavirüs ve benzeri virüslerden korunmak için satın alıyoruz, yeni virüsleri özellikle solumak için değil…

Hem çalışanların hem de işverenlerin bu konuda hassas olması gerekirken durum içler acısı. Ne bir dezenfektan ne bir kontrol! Maske paketlerken eldiven bile kullanılmıyor. Her zaman olduğu gibi Türkiye de durum yine aynı. Herkes sadece kendi kazandığına bakıyor…

Ne yapalım maskeye maske mi takalım? Peki o maskeye nasıl güvenelim?

Buradan ricam denetimlerin artırılıp gerekli hijyen önlemlerinin alınması. Lütfen… Yoksa sattığınız maskenin yanında bir kutu alkol hediye edin ki, vatandaş tek tek alkollesin. Ha o zaman bir de işçilik indirimi alalım lütfen…

Herkese sağlıklı günler dilerim.