Her yeni deprem haberiyle kentsel risk ve dönüşümün ihtiyacı konuşuluyor, ama Bursa’nın 2.büyük ilçesinde, 5 yıl öncesiyle de somut aşamaya gelinen dönüşüme ait süreç, sarmala döndü.
Aslında…
Yıldırım Belediyesi, özellikle Ankara Karayolu’nun altında hız kazandırılan, başarılı dönüşüm halkalarını oluşturuyor.
İlkesel olarak;
Halkla karşılıklı uzlaşı, öncelik taşıyor ve rızanın alınabilmesini öncelikli benimseyiş oluşturuyor.
2019 öncesiyle;
Bursa’nın da planlı ilk yerleşimlerinden; Ertuğrulgazi ve Kaplıkaya’da kısmi adımın atılması gerçekleşmişti.
Bu doğrultuda;
1980’lerin başları ile sonlarında iskana açılan apartman toplulukları, yaklaşık 340 bin metrekare dönüşüm kapsamına alındılar.
İstikrarlı yürütülmedi.
İlk tuhaflıkla;
Nilüfer’de, 2000’li yıllarda yapılan binalarda bile dönüşüm hareketi oluşurken, Ertuğrulgazi ve Kaplıkaya’da 1990’lara doğru yerleşilen apartmanlar, kapsam dışına alındılar.
Genellikle emekli alt gelir ile orta gelir gruplarının ikamet ettiği; 1000 Konutlar; kapsamda tutuldu.
…Ve!
Yıldırım Belediyesi, hazırlanan kentsel tasarım ve avan mimari projeyle mülkiyet sahiplerinin karşısına çıktı, çoğunluk talebiyle karşılaşmadı.
Zira…
Hak sahiplerine, 2+1 konutlarına karşılık, 1+1 yeni konut öneriliyor, daha büyük tercihte, fark ödemesi talep ediliyordu.
Maalesef…
Yatırımcıya, proje karşılığında değerli mülkiyet edinebileceği bölgesel alanların varlığı ve Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin 0.50 emsal artışıyla ilave imar hakkı, mülkiyet sahipleri lehine değerlendirilemedi.
Yıldırım Belediyesi’nin 2019’da oluşan yeni döneminde, 69 bloktan oluşan 1000 Konutlar için kendisini doğrudan dahil ettiği ve olmasını istediği proje yöntemi de kaldırıldı.
Bölgesel dönüşümün kaderi, mülkiyet sahiplerinin insiyatifini ve olası yatırımcı tercihine bırakıldı.
Böyle olunca…
Gelinen son durumla;
Kentsel dönüşüme konu edilen apartmanlar, yeni konutlara kavuşabilme veya güçlendirme yerine, ‘estetik operasyon’ geçirilmesini de sağlayan mantolama; yalıtım yaptırdılar, güzel görünüme kavuşuldu.
Bir başka çelişkiyle;
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nce;
1000 Konutlar’da;
Geriye kalan 69 bloktan öncesiyle bulunan ve mülkiyetindeki 31 bloktan oluşan arsayı çok önceden ‘dönüşüm sağlama’ amaçlı satmıştı ve şimdilerde de henüz yeni apartmanların inşaası sürüyor.
Yıldırırım’da, kentsel dönüşüm projesine giren Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Yıldırım Belediyesi’nin, 1000 Konutlar’ı da, dönüşüm programına taşıyabilmesi gerektiği görülüyor.
Zira…
Osmangazi’deki 1050 Konutlar ile Yıldırım’ın plansız, kaçak konut bölgelerine kıyasla Ertuğrulgazi ve Kaplıkaya’nın, sürüncemede kalabilecek nüfus ve arsa sorunu bulunmuyor.
Nilüfer’de 1990’larda yapılan binalarda dahi hasarlarla karşılaşılabilirken, 1000 Konutlar’ın da yer aldığı bölge, kayalık zemin avantajını da yaşadı.
Son duruma dönersek…
1000 Konutlar ve çevresiyle;
Mülkiyet sahiplerinin bölgesel değer ve açık alan arsa paylarını dikkate alabilen, yatırımcıyı çekebilecek rezerv alan avantaj koşullarıyla da beraber, çözüm de zor gözükmüyor.
Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Yıldırım Belediyesi’nin doğrudan dahil olacağı çözüme ihtiyaç görülüyor.
…Ve!
Dönüşümsel düşüncesinin ilk adımındaki gibi, 1000 Konutlar ve etrafındaki site topluluklarının, yeniden masaya getirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Nihayetinde;
Dönüşümsel düşüncel ve süreç durunca, Nilüfer’deki yeni sayılabilecek binalar dönüşüme götürülürken, 1000 Konutlar ve çevredeki diğer konutlara ‘estetik’ dokunuş oldu.
Havası, suyu, çevresel yaşam olanaklarıyla prim yapan ve değeri yükselen bir bölge olarak, ‘yatırımlık’ piyasa da oluştu.