İstanbul ile Bursa arasındaki feribot seferlerinin kaldırılmasından vazgeçildi, ama Bursa’yı da değil, sadece İstanbul ve halkını düşünen bir uygulamayla bu hizmet sürüyor.

İstanbul Deniz Otobüsleri A.Ş. (İDO), İstanbul ile Bursa arasında feribot seferlerini yeni yılla durduracağını açıklamış ve akaryakıt başta olmak üzere, işletmecilikteki ekonomik sıkıntıları gündeme taşımıştı.

Bu kararda;

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden kiralık feribotlarla ilgili ağır bakım ve yedek parça masraflarının etken olduğu, ayrıca ulusal medyaya yansımıştı.

İstanbul’a günübirlik göç veren, sanayi ve ticaretin merkezi Bursa’da da, İstanbul halkı kadar tepki ve eleştiriler yöneltilmişti.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın devreye girmesinin ardından, seferlere devam edilmesine ilişkin gelişme yaşanmıştı.
Son durumla;

Karşılıklı seferler yapılıyor, ama…
Biletlemeye esas;
Sefer planlamasına bakıldığında, ‘Bursa ve halkının da değil, sadece İstanbul ve halkının düşünüldüğü’ görüşündeyiz.
Feribot hattı;
İstanbul; Yenikapı’ndan sabah saat 07:30 ve Bursa; Mudanya’dan saat 18:00 kalkışlı olarak, tek gidiş ve geliş esasıyla yapılıyor.
Aynı saatlerde;

Karşılıklı sefer yok!
Bu uygulama;

İstanbullular için…

Öğrenci veya çalışanı veya işi, ticareti, gezmesi olanlarıyla özel araç sahipleri için ‘sabah Bursa’ya ulaştırılabilmesi ve gün bitiminde dönüşlerinin sağlanabilmesi’ düşüncesini gündeme getiriyor.
İstisnai olarak;
Bursa; Mudanya’dan, Cuma’ları saat 14:30’da kalkışlı feribot seferi var, ama Bursa ve halkı için ne derece faydası var?

Eski tarifeye kıyasla…

İstanbul’daki halkın ilgisi ve talebi, Bursa’ya kıyasla fazla olduğu için mi, ticari kararla mı böyle devam ediliyor?
Gün içerisi
nde…
Bursa’dan;

İstanbul’a özel araçla ulaşımın artık karayoluyla mümkün olabildiğini dikkate alırsak, garanti para ödemeli Osmangazi Köprüsü’ne yarayan duruma varılmış oluyor.

İDO, deniz otobüsleriyle Bursa’ya gün içerisinde birden fazla ve karşılıklı sefer yapmaya da devam ediyor.
Reklam amacıyla;
Sosyal medyada; “Kışın vazgeçilmezi kestanelerin kokusu, sizin de burnunuza geldi mi?” ve “Bursa’da tarihi KozaHan’da bir kahve içmek, iDO kadar yakın” demeleri, Bursa’ya hangi gözle bakıldığını anlatmıyor mu?