Bursa’nın yerel siyasetiyle doğan, ama ekonomistliğiyle de öne çıkan ve son 5 yılda ülke siyasetine ismini yazdıran Prof. Dr. İsmail Tatlıoğlu… Türkiye’yi konuştuk, ama kentine de odaklandı.
Merkez sağ siyasetin öne isimlerinden Tatlıoğlu, milletvekilliği dönemiyle ayrıca İYİ Parti’nin TBMM’de ‘Grup Başkanı’ olmuştu.
Nilüfer’de;
Aksu Fırın’ın popüler sosyal mekanındaki kahve molasıyla bir araya geldik ve sıcak gündemi de kenti de konuştuk.
Kamu maliyesi ve ekonomi odaklı gündemini değerlendirirken, ekonominin başına getirilen Mehmet Şimşek’e ekonomist kimliğiyle objektif yaklaşıyordu.
Öncesiyle;
Ekonomi politikaları ve kararları nedeniyle iktidarı geçmiş yıllarla kendisinin de çok uyardığını anımsatıyor.
…Ve!
Tatlıoğlu, “Haklı çıktık!” diyor.
Ekonomide güven ve istikrara kavuşulması için sıkı kararlılık, disiplin gerektiğinden söz ediyor.
Acil çözüm olarak;
Vergi uygulamalarına dayal bir çözümün, kaçınılmaz bir yöntem olduğunu da dile getiriyor.
Türkiye’nin düzlüğe çıkması için en 3-4 yılık süre öngörüsünde bulunuyor, ama bir saptamada bulunuyor.
Tatlıoğlu, “Ekonomide tedbirler alınmak isteniyor, ama geçecek sürede de, halkın günlük hayat sıkıntısı da sürecektir, umarız; değer…” yorumunda bulunuyor.
Notlarımızı alırken…
Bakan Şimşek’in reçetesine ekonomist kimliğiyle objektif yaklaşıyor ve ardından da, “Her bakanlığın başına, Mhemet Şimşek lazım. Adalet Bakanlığı’nın başına da, Milli Eğitim Bakanlığı’nın başına birer Mehmet Şimşek lâzım.” diye, ülkeye elzem görüyor.
Ekonomide düzlüğe çıkmanın ve istikrarın elde edilmesi için kararlı, planlayıcı ve uygulayıcı olma unsurlarının önemine işaret ediyor.
Bu sözler…
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Hafize Gaye Erkan’ın mesajlarıyla örtüşüyor.
Ekonomi fotoğrafı açısından;
Türkiye’nin içerisinde bulunduğu ve özüne dayalı etkenlere de gerçekçi bir şekilde işaret ediliyor.
Tatlıoğlu, özellikle Türkiye’nin nüfusunun, milli ekonomi potansiyeline kıyasla çok yüksek olduğunu belirtiyor.
Memur ve emeklilerin önemli oran teşkil ettiğine değinen Tatlıoğlu, “Çalışanları ve tüm emekli maliyetiyle beraber böyle tablo, her ülkenin kamu maliyesini aşağıya çeker.” şeklinde konuşuyor.
Ekonomiye etkisi açısından;
Sığınmacılar için de,“Avrupa’ya geçmemeleri ve Türkiye’de tutulmaları için zaten hükümet; dışarıdan ciddi para desteği alıyor.” notunu düşüyor.
Bursa’ya bakıldığında…
İşbaşındaki hükümetlere en büyük desteği veren kent olmasına rağmen, ‘büyük ve güçlü icraat dönüşü alınamadığı’ ortaya konuluyor.
Neden öngörüsüyle;
Tatlıoğlu, “Bursa’daki siyasi rekabet, İstanbul ve Ankara’ya önemi gerektiren kadar güçlü olmadığı için iktidar da böyle kabullenmişlik rehavetiyle hareket ediyor.” şeklinde konuşuyor.
İşlek havalimanı ve hızlı treni olmayan bir Bursa’yı sindiremeyen Tatlıoğlu, diğer büyük kentlere kıyasla metro yatırımları olmayışını da eleştiriyor.
Bursa’nın, vizyoner ve köklü çözümleri getiren büyük ölçekli hedef ve projelere odaklanması gerektiği ortaya atılıyor.
Özellikle…
Raylı toplu ulaşımda;
Bursa’nın durumunu, vahim bir geri kalmışlıkla yorumlayan Tatlıoğlu, İstanbul’da ise merkezi yönetimin metro ağı ördüğünü vurguluyor.
Tatlıoğlu, Bursa’ya reva görülen yerüstü hatlarla ulaşımın düşük hızda olduğunu ve karayollarını daralttığını anlatıyor.
Bakanlık tarafından üstlenilen;
Birkaç kilometrelik yer altı hattının bile, zamanında bitirilemediği ve belirsizliğini koruduğu dile getiriliyor.
Tatlıoğlu, “1990’larda İstanbul ile İzmir arası için demiryolu projesinde, Bursa da vardı, ama 2000’lerde Körfez Köprüsü’nün biran evvel yapılması ve yatırımcıların elini güçlendirmek için çıkarıldı, vazgeçildi.” hatırlatmasında bulunuyor.
Notlarımızı alırken…
Tarihi Hanlar Bölgesi de, değerlendiriliyor.
Prof. Dr. İsmail Tatlıoğlu, 1999’daki ‘Büyükşehir’ adaylığında vaat ettiği projenin, Hikmet Şahin’in dönemiyle gündeme iliştirildiğini ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın gerçekleştirmeye başladığını söylüyor.
Haliyle;
Memnuniyeti var!
Bursa’yı yönetseydi;
Hanlar Bölgesi’ne kadar olmak üzere, kent merkezinin batısından tüp yol projesi de yapmayı planladığını ifade ediyor.
Tüp yol yöntemi;
Bursa’nın farklı sorunlu yerlerine çözüm için öneriyor ve imkansız da görmeyerek, “İktidar, Türkiye’nin doğusunda onlarca kilometrelik tüp yollarla kentleri bağladı, ama Bursa’da böyle yöntem de yok.” diye konuşuyor.
Anımsatalım..
Tatlıoğlu,‘Büyükşehir’ adaylığıyla anılıyor.
İttifakla kendisi mi aday olur ya da ayrı yollarla mı sahaya çıkılır, başka bir kavşak mı dönülür, nasip meselesi bu işler…
Gözlemlediğimiz;