Devlet, vergi ve harçlardan Bursa’da da önemli gelir elde ediyor ve mesele ayrıca Hazine’ye ait gayrimenkul satışlarından da, Uludağ’a çıkan taşıtlardan da paralar geliyor, ama…
Bursa’dan devletin getirisinin yüksek olmasına rağmen, ‘kente karşılığı’ açısından süregelen sıkıntılar, sorunlar var.
Bu duruma karşılık…
Devletin 81 ilden gelirinin, ‘kalkınması hedeflenen veya gelişmekte olan illeri de öne çıkan anlayışla paylaştırıldığı’ düşüncesi, adalet teziyle ortaya atılır.
Madem öyle…
Nüfusu Bursa’nın gerisinde, kapasitesi düşük bazı illere, ‘metropol’ bir Bursa’dan önce ‘Hızlı Tren’ götürülmesi, oralara acil ihtiyaç mı, öncelik mi?
Geçelim...
Devletin Bursa’daki kurumları, kimliği, milli ekonomiye katkısı güçlü, stratejik bir ilin görev, yetki ve sorumluluğunu taşıyorlar.
Velakin…
Devleti getirinin merkezi durumundaki ‘Maliye’ kurumu, deftedarlık yönetimi ve vergisel merkezler olarak, 3 ayrı adreste faaliyet gösteriyor.
Üstelik…
Nilüfer’de;
Ana merkeze ait bina da, ‘deprem riski’ tespiti gerekçesiyle yıllardan beri, tahliye meselesiyle sürekli konuşuluyor.
Aynı ilçede;
Vergilendirmeye ait 2 merkez de, iş merkezi çatısı altında gibi, ‘kiracı’ durumunda olmasıyla da eleştiriliyor
Maalesef…
Devletin ‘Maliye’ kurumunu, tek çatı altında toplamayışı ve dağınık bir şekilde faaliyette bulunması, Bursa’ya yakışmıyor, Bursa hak etmiyor.
Listeyi geniş, sorun büyük!
Bursa İl Sağlık Müdürlüğü de, ayrıca farklı kiralık yerlerle beraber yönetiliyordu, kurumun başına atanan Uz. Dr. Fevzi Yavuzyılmaz, meseleye atmıştı.
Doğumevi’nin yıkılmasıyla elde edilen arsaya, yeni bir yönetim merkezi yapılmak isteniyor.
Bursa İl Emniyet Müdürlüğü de, İzmir Yolu’ndaki bugünkü mevcut yeri alınmıştı, ama yetersizliği zaten en başta belliydi.
Sözünü ettiğimiz alana, hizmet kapatisetis ve yeterliliğ iiçin bir ‘kule’ ilave yapı projelendirildi, ama öylece duruyor.
Çünkü…
‘Ödenek yokluğu’ gerekçesiyle;
Bursa Emniyet’ine yeni bina kazandırmak da zor oldu, farklı yerlerle de beraber, faaliyetini sürdürüyor.
Tuhaf olan…
Fevzi Çakmak Caddesi’ndeki eski yerine ait arsa, yeni bina projesine finansman kaynağı veya desteği için hemen satışa çıkarılmadı, ‘devletin ana kasasına gelir’ için ‘kupon arazi’ durumuna geldi.
Bu arada…
Bursa’lıları bezdiren, yoran;
Kamusal bir trajik durumu da gündeme taşıyalım, Bursa Tapu ve Kadastro Bölge Müdürlüğü’nü tekrar hatırlatalım.
Bursa’nın yeni yapılaşması batıda ve batıya doğru büyüme devam ediyor, haliyle Nilüfer de, gayrimenkul ticareti ve hukukunun merkezi oldu.
Her ne kadar;
Uzaktan, elektronik işlem yapabilme imkanı olsa da, Nilüfer’in tapu ve kadastro olarak, doğudan yönetilmesi ne derece doğrudur?
Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, bu mesele için de “Devletin, Nilüfer’de tapu ve kadastro faaliyetini verebilmesi için mekan ve tefrişat desteği vermeye hazırız.” demişti.
Hükümet;
‘Maliye ve Hazine Bakanlığı’na bağlı ‘Milli Emlak’ kurumunu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlamıştı.
Bursa’da,
Devlete ait;
Tarlalar ve kıymetli arsalar, merkezi yönetimin program ve kararı doğrultusunda satılıyor.
Gelir; ülke kasasına gidiyor.
…Ve!
Bursa’daki ‘Millik Emlak’ hizmetleri, mekansal olarak Adalet Bakanlığı’na ait bir küçük kampüsün içerisinde, mutevazı binada yürütülüyor.
Merinos’ta;
‘Denetimli Serbestlik’ kapsamında olanların işlemlerinin yürütüldüğü yere, adli mekan özelliğiyle girilirken, sivil topluma hizmete mahsus Milli Emlak’ın yerine, aynı kapıdan girilebiliyor.
Bu arada…
Uludağ’a ulaşımda, ‘Milli Park’ gerekçesiyle girişle taşıtlardan para alınması da, yıllardır tartışılıyor.
Özellikle…
Otomobillerin yanı sıra, otobüs ve minibüsler de, farklı ve yüksek tarifeleriyle dikkati çekiyorlar.
Merkezi yönetimin, Uludağ’a gelişlerle 50 milyon TL dolayında gelir elde ettiği söyleniyor.
Resmi bilgi için başvurudu bulunduk, henüz bir cevap alamadık, ama 10 milyon TL’lerle ifade edilen gelirler, orta ve küçük nüfuslu ilçelerin belediye bütçelerini andırıyor.
Bu paralar;
Yerele, Uludağ’a nasıl yansıyor, devlet tarafından planlı ve istikrarlı bir paylaşım gerektiğinden söz ediliyor.
Yerelden toplanan, yerele kalmalı.
Merkezi yönetim, yönettiği yerelin hizmetlerini veren yerel yönetimlerle gelir devrine de, gelir paylaşımına da yanaşmıyor.
Zira…
Yollar için ve asfaltlayan, kamulaştırmalar yapan belediyeler, ama milyonlarca taşıta ait Motorlu Taşıt Vergisi’nden pay dahi alamıyorlar.