Ana muhalefetin Bursa’da dün yapılan il kongresi gösterdi ki, hem içerisinde hem de seçmeni tarafından istenen ‘Değişim’ uzak gözüküyor.

Adaylar, yarıştı, ama…

Kendi içerisinde;

Yıllardan beri;

Bölünmüşlük, ötekileştirilmiş, çekememezlik, özeleştiri yüzleşme yapamayan ve sandık yarışının acı deneyimlerinden dersini çıkaramayan bir siyasi parti, sonuca gidemez, yaklaşamaz.

Sorulan;

Muhafazakârlığın ağır bastığı ve milliyetçiliğin yükseldiği Türkiye’de, maneviyatla tezatlık eleştirilerinin muhatabı CHP, özünde ne yapabilir?

Seçmenin önünde duran;

Zıt kutuplu tercih akımı ve temelinde rejim odaklı algıya taşınan bir gerçekle tam anlamıyla özünde CHP’lilikle iktidar gözükmüyor.

CHP Bursa İl Kongresi’nde;

Yönetim kurulundan atamaya il başkanı seçilen ve yürüten Turgut Özkan’ın yola devam vizesi alamaması, örgütün tabanındaki kabul edilebilirliği açısından da bir sonuç oldu.

Eski il başkanlarından Gürhan Akdoğan’ın seçilememesi de, kurumsal ve ilkesel diriliş anlayışının kabul görmediğinin göstergesiydi.

Nihat Yeşiltaş’ın yeni il başkanı olarak yetkilendirilmesi, değişimden uzak; klasik CHP’den yanalık bir fotoğraf gösteriyor.

Akdoğan, üst ölçekte kavramsal konuştu.

Özkan ve Yeşiltaş’la ise;

CHP’nin içerisi açısından, ‘öyle olmuş böyle olmuş’, ‘O şöyle yaptı, bu böyle yaptı’ fotoğrafları ortaya konuldu.

Yakın geçmişe kadar yüzleşme, yüzleştirilmeye odaklanılıyor, kaybedilen seçimler, yönetimsel politikalarla eleştiriliyordu.

Madem...

Hatalar, eksiklikler vardı;

Neden;

Şimdiye kadar…

Dik duruş, çaba, dip dalga, müdahale, otoriterlik neden gösterilmedi, bu nedenle kaybedilen seçimlerde ortak sorumluluk paydaşlığı vardır.

Bir gazeteci olarak;

Özkan, “Merdan Yanardağ’a özgürlük. Gazeteciler susturulamaz” derken, diğer yanda Bursa’da bazı gazetecilere, sosyal medyada ‘erişim yasağı’ getirmesi, ayrı bir tuhaflık olarak kaldı.

‘CHP Bursa İl Başkanı’ seçilen;
Nihat Yeşiltaş, düne kadar Yıldırım’a ilçe başkanlığını yürüttü, ama ‘Çarşı Pazar’ dışında çok sesli ve sahada muhalefetliğini hatırlamıyorum.

Daha çok;

Hükümete odaklanıldı.

Belki…

AK Parti’nin yönetimindeki Yıldırım Belediyesi’ne muhalefet etmesini gerektirecek olumsuzluk yoktur, böyle ise, teşekkür de yok.

İl başkanı seçilmesiyle;

İlk olarak;

Osmangazi Belediyesi’nin ‘Kent Meydanı Projesi’ne muhalefet etmesi beklenen Yeşiltaş, ilçesinden yola çıkmadı, çıkamadı.

Demek ki…

Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yıldırım CHP tarafından benimsenen güzel işlere imza atıyor.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın, merkezi yönetimin Bursa’da ilk kez üstlendiği raylı sistem projesinin epey gecikmesine ‘zor tahammül ettiği’ni düşünüyoruz.

Şayet…

Merkezi yönetimin Bursa’daki beceriksizliğini, yerel seçime münhasır; “Maksat; üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek” olarak görüyorlar ise, siyasettir.

Bursa’da;

CHP’nin yönetimsel yeni döneminin, ‘Pek değişen bir şey olmayacak’ sonucunu değiştirmeyeceğini düşünüyoruz.

Bursa’da;

CHP’nin, ‘Büyükşehir’ yerel seçimlerini yine kazanamayacağını düşünüyoruz, zaten genel merkezinin de Bursa’ya özel ağırlığı, önemi yok.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu koltuğunda tutmaya devam edecek bir tutuşun Bursa’dan geleceği anlaşılıyor.

‘Değişim’siz, değişim olmaz!

Bu nedenle;

CHP, aynı CHP kalır!

Gürhan Akdoğan, ‘Önce kendimiz demokratikleşeceğiz” diyerek, kurumsal ve ilkesel anlayışına güç katmak istiyordu.

Velakin…

Türkiye’deki siyasat gerçeği, asıl doğruların da önüne geçen bir şekilde CHP’nin Bursa’daki kongresine belirleyici oldu.