CHP’ye ‘İl Başkanı’ olmak isteyen Gürhan Akdoğan’ın basın toplantısındaydık ve ‘Değişim’ talebine karşılık vermek de vardı. Asıl önemlisi, siyasi misyonla fabrika ayarlarına dönmek de özeleştiri de vardı.
Yönetimsel açıdan;
Demokrasiyi önce kendi içerisinde esas alan ve özümseyen bir kurumsal olgu ve ilkeleri esas alan bir dönem vaat ediliyor.
Zira…
Toplumdan ülkeyi yönetmek için yetki isteyen ve üstelik ana muhalefetteki siyasi partiye, temel bir özeleştiri dikkati çekiyor.
Akdoğan; “Demokrasi istiyoruz, biz demokratikleşemedik.” diyerek, asıl CHP’nin önce kendisi için halletmesi gereken meseleyi vurguluyordu.
Bu sözler;
Yüzleşilmesi gereken ve yıllardır konuşulan bir tartışmayı ve beklentiyi özetlemesi açısından, dikkati alınmayı gerektiriyor.
Bu doğrultuda…
Ana muhalefetin Bursa’daki örgüt yönetimi anlayışına getirmek istediği en büyük olguyu, genel merkeze de telkin eden mesajlar veriyordu.
Kurumsal olgu ve ilkeler derken…
Açıkçası;
‘Ben-Sen-O’ yarışının, ekartesinin ve ayrışmasının öne çıktığı CHP’de, böyle bir il başkanı adayı ne derece kabul görecek, kongreyle anlaşılacak.
CHP’de gündeme gelen;
Genel seçmen kitlesi ve kendi seçmenlerinin arasında çok tartışılan ve talep edilen ‘Değişim’ meselesi, Akdoğan’ın da ajandasıyla önemseniyor.
Böyle bir beklentide;
CHP’de yönetimsel isimlerin gelip yenilerinin gelmesinden ziyade, adeta kurumsal DNA’ya odaklı bir bakışta bulunuyor.
…Ve!
Akdoğan, CHP’nin tarihsel kuruluş nedeni ve politikasına çekilebilmesi gerektiğine dayalı bir bakışı da ortaya koyuyor.
‘Atatürk’çü’ misyon ve ‘Laik’ ilkesini temele oturtan Akdoğan, hem böyle anlayışın sürdürülebilirliği hem de kamusal icraatın denetimi açısından, ‘muhalefet boşluğu’ görüldüğünden söz ediyordu.
Bursa’dan örnekle de;
Özel yasayla kurulan Uludağ Alan Başkanlığı’nı gündeme taşıyan Akdoğan, kadro temininde kuşkulu bir duruma değindi.
Akdoğan, gereken kadro için sadece sözlü sınavın uygulanmasını eleştirdi ve “Bu duruma karşılık, muhalefet boşluğu var.” Diyordu.
CHP’ye geçmişte önemli pozisyonlarla hizmet veren ve görevler üstlenen Gürhan Akdoğan, yeni dönemi için geçmişin deneyimi ve özeleştirisiyle yola çıktığını ifade ediyordu.
Örgüte, üyelerine kulak veren ve söz hakkı tanıyan bir yönetim anlayışı ve eylemi, şeffaflık vaat ediliyor.
Gazeteciler sorular yöneltirken…
Önceki yerel seçimde;
CHP’de, kendi ‘Büyükşehir’ adayı Mustafa Bozbey’in sandık gecesi kendi siyasi partisi tarafından adeta yalnız bırakıldığını, ama İstanbul’a desteğe gidildiğini anımsattık.
4 yıl sonrasıyla…
14 Mayıs’taki genel seçimde;
CHP’nin, Bursa’daki sandık kurullarında üçte birlik temsil ve denetim zafiyeti gösterdiğine de işaret ettik.
Akdoğan, belediye başkanları ve adaylarından milletvekilleri ve meclis üyeleri ile adaylarına ortak geçerlilik taşıyan bir saptamada bulundu.
Seçim dönemiyle;
‘Ayrı telden değil’ değil, ‘Planlı-Koordineli’ çalışılması gerektiğini vurguluyor ve seçilmesi durumunda, böyle bir eylem öngörüsünü paylaşıyor.
CHP’nin yereliyle;
Demokrasiyi tabandan yukarıya kadar getirme ve uygulama sözü veren Akdoğan, deneyimliler ile gençlerin enerjisini birleştiren kadro ve çalışma tarzını önemseyiş ortaya koydu.
İl başkanlığı yarışında;
Rekabetin öteki taraflarında destek çekebilmek ve artırabilmek için, yerel seçime endeksli vaatlerin verildiği gerekçesiyle eleştiri de getirildi.