Muhalefet saflarına geçerek, Yeniden Refah Partisi’nden Bursa Büyükşehir Belediyesi’ni yönetmeye talip olan AK Parti’nin il eski başkanı Sedat Yalçın’ı dinledik.
Medya önüne çıktığında;

Bursa’yı yönetmeye talip bir belediye başkan adayı olarak, öncelikle bir genel fotoğrafı ortaya koydu.

İlerleyen günlerde;

İcraat vaatlerini, hizmet alanlarına göre tematik olarak ayrı anlatmak üzere, gazetecilerle buluşmalarını sürdürecek.

İlk buluşmasında;

Siyasal muhalefetin diğer adayları gibi, kurum ve kent yönetimine ilişkin ana ilkelerden söz ederken, bir hususu öne çıkardı.

Bursa’nın yeni bir ‘Ana Planlama’ya ihtiyaç olduğunu, yani 1992 yılından beri yürürlükte olan Bursa İl Çevre Düzeni Planı’nın güncelenebilmesi gerektiğine odaklandı.
Zira…

2040 endeksli;

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş da böyle süreci zaten çoktan başlattı, ama araya pandemi girdi ve süreç uzadı.
Yalçın, farklı kurumlarca master plan, eylem planı ve ana plan gibi çalışmalar yapmasını, ‘herkesin kendi kafasına göre’  anlayışı olarak görüyor.

Zaten…

Böyle durumda;

Bursa’nın geleceği, bütünsel olarak tam ve doğru okunamayacak ve böylece gelecek için ortak doğrularla dokunuş ve tesisi uzaklaşacaktır.

Bu nedenle…

Tüm kurumların üzerine…

‘Çatı Plan’ tabiriyle;

Bursa’ya yeni bir ‘Ana Planlama’ hazırlanabilmesini, vaatleri arasında en öne çıkarmasıyla dikkati çekiyor.
Böyle vaat;

Sokaktaki vatandaştan oyların kendisine yöneleceği zayıf ihtimal duruyor, ama kentsel yönetimde ortak doğruyu lansıtıyor.

Velakin…

‘Çatı Plan’ dahi denilse;

Bursa gibi…

Büyük kentlerde;

İlerleyecek uzun yılların koşullarına göre kontrollü güncellemelerin dışında, ‘Ana Plan’ın ana ilkelerine sadık kalabilmek, imkansız.

Çünkü…

Belediyelerin eli gitmese bile;

Hükümetteki siyasi iradeye dayalı merkezi yönetimin saha uygulama kararları nedeniyle ‘Ana Plan’ er ya da geç delinecektir.

2000’lere doğru…

Cargill örneği!
2000’lerden sonra…

Örnek çok!

En yenisi;

Birkaç yıl öncesiyle!

Bir kararla;

Bursa’nın körfesine devlet destekli, ama nihayetinde ticari özel sektör yatırımı olan, araba fabrikası konuldu.

Az geriye gidersek;

Çözüm adımlarıyla yamalı bohçaya dönen Acemler Kavşağı’na, çok büyük yeni hastane getirildi.

Devletin yanlışlığı…

Yer elde etmeyi kolaylaştırmak ve maliyetini bertaraf etmek için nerede devlet arsası veya arazisi, tesisi var, oraya projeler düşünülüyor, getiriliyor.

Böyle kararlarla;

Kentiçi trafik düzeni, haliyle rantsal boyutu bulunan yapılaşma, tarımsal kimlik, ekolojik dengeler gözardı ediliyor.
…Ve!

Sağlıklaştırıcı, planlayıcı düşünce ve refleks ürünü olan ana planlamalar, böylece anlamını yitiriyor.
Üstelik…

Ucu belirsiz ve toprak ticaretinin önemli bir aracı ve cazibesine de dönüşen bir sanayileşme anlayışıyla kentsel sorunlar da tetikleniyor.

Yerine oynanıyor, ama…
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın özellikle sanayi odaklı olarak imar baskılarına karşı ilkesel yaklaşımını, dik duruşunu ve ilgili kurumlara taşıyan refleksini biliyoruz, bilen biliyor.
Sedat Yalçın, konuşmasıyla;

Bursa’nın sanayi imarında, ekonomik, yerel, ulusal ve küresel gerekçelere dayalı kontrollü gelişimden söz ediyor.

Haliyle;

Toprağın ticareti açısından…

Adayına, kazananına göre;

Umutlar yeşerir, beklenti artar!

Hangi muhalif siyasi parti…

Yerel iktidara gelirse gelsin

Merkezi yönetimin doğrudan ve desteklediği özel sektörün uygulamalarına karşı, ‘Ana Plan’ın delinmemesinin ihtimali, garantisi yok.

Bu arada…

“Bursa büyürse, Türkiye büyür deniliyor”; ama büyüyen bir ‘sanayi sermayesi’ kentinde, Bursaspor neden küçülüyor?