Bursa’nın ovasına TOFAŞ kurulduğunda, tetiklenen sanayi ve karşılaşılan iç göç, kentin betonlaşan kaderini yazıyordu. Şimdi de, yerli ve milli otomobil; TOGG’la körfezde tetiklenen imar hareketi ve baskısı var.

Geçen yıllarla…

TOFAŞ’ın varlığı, kentin imarı ve sanayisinde zerreye dönüşürken, kentin öteki ucundan fark edilemiyor.
Bursa olarak;

Yerli ve milli otomobil hedefine varılabilme için ev sahipliğine talip olmuştuk ve böyle tercihle resmiyete ulaşınca, çok sevindik.
Bu müjdeyle;

Otomotiv merkezi Bursa’nın böyle anlam ve önemi tekrar gündeme gelirken, sektörel konum güçleniyordu.

Fabrikanın yer alacağı Gemlik Körfezi’nin, ciddi imar hareketi baskısına hedef olabilme ve göçü tetikleyebilme endişemizi ifade etmiştik.

Nitekim…

Gemlik Körfezi’nin güney kıyılarında, çok ciddi ve hareketli gayrimenkul ticareti oluştu.
Arsaların yanı sıra…
…Ve!
Özellikle;
Tarımsal niteliğe sahip veya olmayan tarlalar, TOGG’un varlığını öne çıkaran bir stratejiyle gayrimenkul piyasasında dikkati çekiyor.
Piyasada;
TOGG’a, denize ve yola ne kadar yakın ve ne kadar büyük ise, satış fiyatları; aynı oranda bol sıfırlı, çok haneli oluyor.
Milyonlar
da dönüyor!
Satışa sunulan;

Bir zeytinliğin; nihayetinde TOGG gibi bir sanayi tesisine, fabrikaya yakınlığının, zeytin ve tarımla ne ilgisi olabilir?
Elbette ki;
İlgisi yok, hatta tarım alanlarının yakınlarına ‘fabrika’ geleceği zaman, endişeler olur, ama tersine ‘toprak değerleneceği’ gerekçesiyle bir ‘gayrimenkul ticareti’ anlayışına dönüşüm oluyor.

TOFAŞ’ın gelişiyle;

Kentsel düzende…

Bursa’nın yaşadıkları ortada!

Türkiye’nin gayrimenkul piyasası, kendine münhasır imarı tetikleyen, yatırımı öngören ve beklentiyle kazanan olabilme refleksi taşıyor.
Maalesef…

Bursa’nın TOFAŞ’la en başta ovasında yaşadığı kaderin tekerrürü, şimdilerde Gemlik Körfezi’nde, bu kez de deniziyle TOGG’la yaşanması güçlü muhtemel oluşturuyor.
Türkiye’de, Bursa’da bunlar olurken…
ABD’deki Silikon Vadisi’nin etrafı, yatırım amaçlı toprak ticaretinin kuşatması altında kaldı mı?

Veya…
Almanya’nın; Münih, Ausburg ve Nürnberg’den oluşan bilinen sanayi kimliği oturduğunda, ardı ardına yeni sanayi bölgeleri ilan edildi mi, kentler daha da büyüdü mü?

Maalesef…
Türkiye’nin yerleşik düzeni yönetimsel otoriterliği ve büyüme kavramındaki nitelik zafiyeti açısından, kentler hormonlu büyüdü ve yeni kentsel sorunlar, oluştu.
Maalesef…

Anadolu’da, sanayi bölgesi yapılacağı gerekçesiyle sevinçten uçan, altyapısını, ulaşımını düşünmeyen, sonrasında bir avuç bütçesiyle ne yapacağını şaşıran belediyecilik var.