Cumhurbaşkanı ile ana muhalefet lideri arasındaki davalara, Bursa’nın ‘mega’ projesi nedeniyle olanı eklendi.
26 Ocak’ın akşamında…
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın TV’ye konuk olacağı saatlerde, sosyal medya hesabıyla merkezi yönetimin iddialı projesini ve ihalesini gündeme taşımıştı.
Milyarlık rakamlarla ifade edilen bir projeye ait ihalenin iptal edildiği ve yenilenen ihale ve sonucunda da maliyetin arttığı ve bu nedenle devletin zarara uğratıldığına ilişkin iddia ortaya atılmıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı tarafından da bugün açıklandığı üzere, Bursa’yı hızlı trene kavuşturma projesi ve ihalesi ima edilmek isteniyordu.
CHP’nin, bizzat Genel Başkan’ı tarafından muhalefet özgüveni ve heyecanıyla dile getirilen iddia, iktidar tarafından karşı söylem trafiğine taşınmadan, hemen hukuk diliyle karşılık buldu.

Kılıçdaroğlu hakkında;

Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu’ gerekçesiyle ‘Suç Duyurusu’nda bulunulduğu ve 250 bin TL’lik manevi ‘Tazminat Davası’ açıldığı duyuluyordu.
Haberlere düştüğü üzere;
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatı Hüseyin Aydın’ın kamuoyuna paylaşımında, “Öncelikle şunu ifade etmek gerekir ki davalının konuşması sırasında göstermiş olduğu Sayın Cumhurbaşkanımızın imzasını havi evrak ile peşkeş çekildiğini iddia ettiği ihale arasında hiçbir bağlantı bulunmamaktadır.” ifadesi kullanılıyor.
Kılıçdaroğlu’nun yayınına taşıdığı; Erdoğan’ın imzasını taşıyan evrağın da, iddiaya konu edilen Bursa’yla ilgili projeye ait olmadığı belirtiliyor.
O belgenin;
Kuzey Marmara Otoyolu’na ilişkin Karayolları Genel Müdürlüğü’nü yetkilendirme amacı taşıdığı, bir ihale veya ödeme emri olmadığı vurgulanıyor.
Bursa’ya ilişkin boyutla;

Aydın, “Davalının bahsetmiş olduğu 3 Nisan 2018 tarihli ihale ise, Bursa Hızlı Tren ihalesi olup davalının buna ilişkin beyanları da tamamen gerçek dışıdır.” ifadesini kullanıyor.
Açıklık getirilmek istenerek;

Aydın’ın bilgilendirmesinde, “Davalının dile getirmiş olduğu aynı ihalenin iki yıl sonra daha yüksek fiyata verildiği hususu gerçeği yansıtmamaktadır. Her iki ihale kapsamında yapılacak işler birbirinden farklıdır.” deniliyor.
Açıklamanın devamı…
“2018 yılında yapılmış olan ihale, Bursa- Yenişehir- Osmaneli güzergahında hızlı tren işine ilişkindir.
Bu iş Yenişehir-Bursa arasındaki yaklaşık 56 kilometrelik kısımda yalnızca üst yapı işleri ve kalan yaklaşık 50 kilometrelik kısımda hem alt yapı hem üst yapı işlerinden oluşmaktadır.
Yani toplamda 106 kilometrelik bir işe tekabül etmekte ve yaklaşık maliyeti 3 milyar 200 milyon Türk Lirası’na baliğ olmaktadır.
Söz konusu ihale yasal gerekçelerle iptal edilmiştir.”

Hatırlarsak…
Bursa’nın sürüncemedeki hızlı tren projesi, ‘yüksek standartlı demiryolu’ tanımı ve özelliğine çekilmişti.
Yeni ihaleyle;

Teknik gereklilik ve ihtiyaçlar, fırsat adımlarıyla beraber ele alınmış, Bandırma’ya kadar uzatma kararıyla bütün halinde, proje de maliyet de büyümüştü.
Yaşanan bu son gelişmeye de dikkate alırsak, Bursa’nın merkezi yönetime dayalı hem şehirlerarası hem de kent içi raylı sistem projeleri, ortak bir kaderle ‘hukuk’ tartışmasına düşmüş oluyor.

Zira…
CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, CHP Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu tarafından gündeme getirilen iddiaları, bugün suç duyurusuyla yargıya taşıdığını açıkladı.
Başarır; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın mevcut ve eski bakanları ile müteahhit korsorsiyumu da, başvuruya taşıdığını vurguladı.
Bursa’da;

İktidar cephesinden gündeme yansıyanlara göre, hem ‘Yüksek Standartlı Demiryolu Projesi’ hem de ‘Bursa Şehir Hastanesi Metrosu’ için ihalelerin ardından, ‘işleyişin olması gerektiği şekilde sürdüğü’ ve ‘planlanan sürelerde tamamlanacakları’ vurgulanıyordu.