Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), bugün Bursa’daki basın toplantısıyla ‘Atatürk ve Cumhuriyet’ değerleri açısından, CHP’yı uyardı ve ‘artık sahada olacakları’nın mesajı verildi.
Birkaç yıldır;
Adımı görülmeyen ve sesi duyulmayan ADD Bursa Şubesi, CHP’nin il eski başkanı Gürhan Akdoğan’ın yönetime gelmesiyle uyandı.
Çifte seçim dönemiyle…
CHP’nin yürüttüğü süreçte, Atatürk ile İlke ve Devrimleri’nin öne çıkarılmadığına ilişkin düşünce ve izlenim, çok dikkati çekiyordu ve konuşuluyordu.
Nitekim…
ADD Bursa Şubesi Başkanı Gürhan Akdoğan’ın düzenlediği basın toplantısında, en öne çıkarılan değerlendirme, bu oluyordu.
Atatürk’ün emanet ettiği ülkenin niteliği, Cumhuriyet’in değerlerleri ile kurumları açısından, ADD’nin sorumluluğu gündeme taşındı.
Çifte seçim sonrasıyla;
Akdoğan, toplum ve farklı mecralarla CHP için değişim taleplerine işaret ediyor ve ADD olarak, net bir politikadan söz ediyor.
Demokratik kitle örgütülü olarak;
Herhangi bir siyasi partinin içişlerine karışma niyetinde olmadıklarını söylüyor, ama “Eğer bu parti, Atatürk’ün kurduğu parti ise, O’nu ve faaliyetlerini değerlendirme hakkını kendimizde görürüz.” mesajını veriyor.
…Ve!
Halk arasında da, CHP’nin örgütleri ve seçmenleri arasında da, tartışmaya neden olan düşünce refleksi vurgulanıyor.
Özellikle…
CHP’nin kuruluş felsefesinden, antiemperyalist özünden uzaklaştığı, Kemalist’lik ideolojisinden utanıldığı, kendi olmaktan vazgeçtiği, fotoğraflanıyor.
Dahası…
Son 10 yılda en çok değişen parti durumuna gelindiği ve 30’lu yıllardan sapıldığı, tespitlerde dikkati çekiyor.
CHP için konuşulan;
‘Değişim’in
Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun bırakmasının, meselenin özü ve çözümü olmadığı belirtiliyor.
Bu doğrultuda;
Akdoğan, “Kişilerin, kurulların değil, onlarla birlikte politikaların da değişmesi, CHP’yi CHP yapan değerlere yabancılaşmanın son bulması, temel değerlerimize, devrimlerimize Altı ok ilkelerine, parti programına uyulması, anti emperyalist anlayışa, tam bağımsızlık ve bölünmez bütünlük ilkelerine sadık kalarak süregelen yenilgilerin nedeni olan yönelişlerden, savrulmalardan kurtulunması olduğu görülmelidir.” mesajı da duyuruluyor.
Realitiye bakarsak…
CHP, hüküm ve iradesiyle şekillendirmeye çalıştığı ve çifte seçime götürdüğü 6’lı Masa’nın ittifakıyla özünden saptığını bariz şekilde gösterdi.
Emekçilerinin omzuyla;
Rekabet edilen AK Parti’nin eski parlamenterlerin, Atatürk ve laiklik ihtilafı olan Saadet Partisi’nin TBMM’ye taşınması, en başta örgütü kızdırdı.
Üstelik…
Milletvekili aday listesinde;
Saadet Partisi’nin adayını, milletvekili adaylığı için istifa eden önceki il başkanının üst sırasına yazan, bir başka il eski başkanını listeye dahi yazmayan bir CHP, örgüt tabanı ve seçmeni tarafından da şaşkınlıkla izlendi.
Dahası…
Bursa’da;
Seçim meydanlarına Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ı çıkartan ve dinlettiren, ama Mustafa Bozbey’i yedekte tutan…
Yıldırım’da, doğu kökenli olanların desteğini alan bir Şahin Sevinç’i; asansör gibi, yukarıdakileri daha da itmesi için kullanan…
‘Cumhuriyet’ kazanımlarının muhafazası açısından, ‘ana muhalefetin üzerindeki sorumluluğu yerine getiremediği’ yaklaşımı, bildirinin amacı görülüyor.
CHP’deki ‘Değişim’ tartışması ve beklentileri paralelinde, ‘Demokratik Toplumcu Değişim’ talebi, dayanak değerlerle not düşülüyor.
Akdoğan, CHP’nin il örgütünü yönettiği dönemde de yakın çalışma arkadaşı olan Ali Küçüksarı’yla beraber, şimdi Bursa’da hem ‘Atatürkçü Düşünce’ misyonu hem de kent meseleleri için sahadalar…
CHP’de, kongrelere gidiliyor.
Bursa’da;
İl ve ilçe örgütleri için de değişim sesleri ve talepleri söz konusu olurken, ADD’nin aktif saha politikası, Akdoğan’ın adaylıkta ilk adımı olabilir.
Özel hayatında başarılı bir işinsanı, toplumsal ölçekte ADD’nin başkanı, ama bu göreviyle bugünkü açıklamalar, güçlü CHP refleksini gösteriyor.