Dün, “‘Sanayi’ büyütüldükçe, ‘Trafik’ sorunu büyüyor!” demiştik ve farklı türde kentsel sorunların yaşandığını, sürdüğünü vurgulamıştık. Bize gelen mesajlar da, aynı doğrultuda eleştirel düşünceleri, endişeyi teyit ediyor.

Makalemizle ilgili;

Konumları ve alanlarında önemli, düşünce ve öngöreleriyle kabul edilen isimler, düşüncelerini bize ilettiler.

AK Parti Bursa’yı vaktiyle yöneten Sedat Yalçın’ın kaleme aldığı sözleri de, İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Ülkü Küçükkayalar’ın tek bir cümleyle “Aynen öyle!” demesini, iyi düşünmek gerekiyor.

Yalçın, gündeme taşıdığımız tespitlerimiz ve düşüncelerimiz için “Çerçeve, tam olarak budur!” diyor.
…Ve!
Uyarıyor;

Yalçın, “Aşırı kontrolsüz sanayileşmenin doğuracağı trafik ve çevre kirliliği ile konut,gıda ve suya erişim konularında bir çözüm ve kaynak üretmeden yapılan öneriler bilimle ve kent gerçekleri ile ilgisi bulunmamaktadır.” ifadesini kullanıyor.
Gelişen mevcut duruma ilişkin olarak, “Bakanlıklar da, bu tür hatalı yaklaşımlara alet edilmektedir.” düşüncesini de ortaya koyuyor.
Mevcuttaki;

Yerleşik, eski sanayi için…

Yapılması gereken olarak;

Yalçın, “Bursa ve İstanbul başta olmak üzere tüm Marmara şehirlerinin aşırı sanayi yüklerinden arındırılması ve Anadolu şehirlerindeki mevcut kapasitelere taşınma planı yapılmalıdır.” şeklinde konuşuyor.

Uygulama açısından;

Başka kentlerin tercih edilmesi telkin edilmekle beraber, elbette ki ulaşım ve çevre ilişkisi de gözardı edilmiyor.

Hükümet politikası açısından, “Uygun şehirlerde liman bağlantıları yapılmış çevre uyumlu OSB lere taşınma planını başta sanayi bakanlığı olmak üzere hükümet gündemlerine almalı, yeni yatırım teşvik planlarını bu amaca uygun olarak yönlendirmelidir.” notunu düşüyor.

Bu sayede;

Marmara’nın şehirleri üzerindeki çevre ve altyapı baskısının azaltılmış olacağı ve Anadolu’da yeni cazibe merkezleri oluşturulmasıyla bölgesel gelir dağılımı adaleti de sağlanmış olacağını vurguluyor.

AK Parti Bursa’yı yönettiği dönemde;

Yalçın, toplumda farklı düşüncelerin ortaya konulması ve tartışılması açısından, hem önü açan hem de zemin yaratan bir anlaşıyla biliyoruz.

Bursa Sanayisi’nin yerleşik düzeninin kentle etkileşimi ve deprem riski açısından taşınabilmesini gündeme taşımıştı. Sivil yapıların kentsel dönüşüm meselesi de, ajandasındaydı.

Yanı sıra…

Siyasetin rekabeti ve yerel gündemle belediye başkanlarını yalnız bırakmayan ve muhalefete meydanı bırakmayan çifte iktidar refleksi yürüttü.

Bursa’nın sanayisi büyütüldükçe, kentsel sorunu büyüdü ve büyümüye de devam ediyor.

Organize sanayi alanlarının oluşturulmasında, ticaret ve sanayi platformları ve OSB statülerinin özerkliği andıran yapısına eleştirel yaklaşmıştık.

Bize ulaşan mesajlar, gündeme taşıdığımız bakış ve düşüncelerimize dayalı olarak, kentsel endişe ve beklentilerin varlığını gösteriyor.

Belediyelerden mutlak irade ve beklentiler de ortaya atılıyor, ama böyle düşünce varlığı, iddiasına rağmen, bir tespitin de altını çizelim…

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin 1990’larda hazırladığı 2020 Planı, kevgire döndü, bu yıl 2040 Planı hazırlanıyor, ama özellikle ‘sanayi’ odaklı baskıların olduğunu da duyuyoruz.

Bir yandan;

Bursa’nın ana yerel yönetimi kent imarına anayasa hazırlığı yapıyor, diğer yandan kentin ticaret ve sanayi platformu, ayrı kulvardan yeni 4 TEKNOSAB ve 4 KOBİ OSB hedefi ortaya koyuyor.

Hatırlatalım…

İnşaat sektöründe;

Hükümete telkinlerle mekansal alanlar imar yönetmeliği de, otopark yönetmeliği defalarca öteletildi, uzun yıllar sonra yürürlüğe girdi ve sonra da ara düzenlemeler de yapıldı.

Üstelik…

Sürekli;

Yeni imar alanları, talep ediliyor.

Böylesi yasama ve planlama disiplini trajedisi yaşanırken, sonra da trafik sorunu, otopark sorunu yakınması oluyor.

Türkiye’de sanayi, bilim denilince;

Savunma Sanayisi; insansız hava araçları, deniz araçları, kara araçları, füzeler öne çıkıyor, biliniyor.

TOGG, tabuları yıktı!

‘Endüstri 4.0’ denilen, yani ileri teknoloji ve katma değeri yüksek üretim üzerine kurulu yeni sanayi anlayışı, Bursa’nın Teknoloji Sanayi Bölgesi’nde (TEKNOSAB) hangi boyutta, merak ediliyor.

Herşeyin kenti olmak gibi durumu bulunan olarak, kentsel kimlik tanımı üzerine yıllardır tartışıyoruz.

Bursa’nın nüfusu 3 milyonu aştı, ama…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan, 2 gün önce gittiği tarihi Mardin’de, kente bu yıl 3 milyon kişinin geldiğini öğreniyoruz.