Bursaspor, şampiyonluğunun yıldönümünün haftasında, bugün 2. Lig’de de küme düşmeme maçına çıkıyor.

Genel seçimlerin yapıldığı, cumhurbaşkanı seçiminde 2.Tur’a gidileceği dönemde, siyasal muhalefetçe, beklediğimiz ve bu nedenle şaşırmadığımız bir tekerrürle de karşı karşıyayız.

Aydın’da;
Saat 15.00’de çalınacak düdükle…

Bursaspor’un kaderi, Nazilli Belediyespor’la takımıyla oynayacağı maçın sonucuyla önce kendi elinde olacak.
Yanı sıra…

Şanlıurfaspor, Batman Petrolspor’la oynuyor ve gidilen deplasmandaki olayları da unutmuyor, bugün kenti önüne çıkıyor.

…Ve!
Batman Petrolspor’un deplasmanda umduğunu bulamadan dönmesi, beraberinde Bursaspor’un küme düşmemesi anlamına gelebilecek.
Bu nedenle…

Şanlıurfaspor’un taraftarları ve kentinde, Bursaspor’u ligde tutacak bir sonuç elde etme refleksi gösteriliyor.

Bursa’ya baktığımızda;

Diyarbakır’ın takımı;

Amed SF ile orada oynanan maçta Bursaspor’un başına gelen olaylar unutulmadı, gördüğü haksızlık, Bursa’daki maçla dahi sürdü.

Üstelik…
Bursa’nın ‘Irkçı’ yaftasıyla karşılaştığı, sezonun kalanını seyircisiz maçlarla kapatan Bursaspor, siyasetin ‘Kürt’ oyları hesabıyla ideolojik idama götürüldü.

Bursa’daki maç sırasında;

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, tribünlerde 2 pankart için devre arasındaki bir değerlendirmesi, taraftarları da şaşırttı ve üzdü.

Siyasal muhalefet;

Bursa ve Bursaspor’un hakkını, savunduğu ve vaat ettiği adalet ve hukukla aramak bir yana, AK Parti’yi yönettiği en büyük kentte hırpalama ve ‘Kürt’ seçmenleri de sandığa tahvil etmek isteyen görüntü verdi.

14 Mayıs süreciyle;

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçaroğlu da, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de, Bursaspor’un atkıların taktılar, ama geç kaldılar.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da, Bursapor’un atkısıyla sahnedeydi, üstelik hakkını aramaktan söz etti.

Muhalefetin Bursaspor referansı, Diyarbakır’ın takımıyla oynanan maçlardır ve bu nedenye seçim zamanı yapıların, anlamı yok.
Bursa ve Bursaspor’dan hellalik istemeyen Kılıçdaroğlu, üstelik Bursaspor’un kendi kentindeki maçla Diyarbakır’ın takımına sahip çıkan milletvekilini de, halkın önüne koydu ve seçtirdi.

Bugün…

Bursaspor’un, bir alt lige daha düşüp düşmeyeceği belli olacak ve maçın öncesiyle siyasal muhalefet içerisinde, iktidarla hesaplaşma isteniyor.

Bursa’nın işdünyasına, sermayesine tek laf etmeyen/edemeyen siyasal muhalefet, Bursaspor’un düştüğü durumu, siyasallaştırma alışkanlığını sürdürdü.
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin yetki, görev ve sorumlulukları içerisinde, kentsel projelerin üretilmesi vardır.

Kentli;

Ucuz toplu ulaşım, su ve ekmek bekliyor, raylı sistemin yaygınlaştırılmasını, yeni yolları ve köprülü kavşakları istiyor.

Siyasal muhalefet;

Bursaspor’a sahiplenmeyi, aidiyet duygusuyla güçlendirilmesini, milyarca dolarlık ihracatla övünen, yeni sanayi alanlarına ihtiyaçtan söz eden sermaye odaklarında aramalıdır.

Bursaspor’un çözümü;

Birkaç yüz TL’ye satılan 100,  1000 tane forma almak ve 30 TL’ye satılan ‘Yadigar’ bilet satmakla çözülmez.
Bursaspor, kentin markası deniliyor ise;
Sahiplenmek…
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin başlıca şirketlerinin paraları ve ilçe belediyelerinin localarıyla olmaz, tüm kent gücüyle olur.

Bu arada…

Bursaspor için;

“Siyaset sokmayın” düşüncesi oluyor.

Velakin…

Yerel yönetimden para, merkezi yönetimden yer ve vergi borcuna çözüm istenince, medet umulan devleti, siyasi irade yönetmiyor mu?

Bursa’nın milletvekili yapılan;
Sanayi ve Ticaret Bakanı Mustafa Varank’a da bir mesajımız olacak ve elbette ki, konumuz; yerli ve milli otomobilimiz olacak.
Togg;

Devlet tarafından teşvik edilen, destekler sağlanan, ama nihayetinde bir özel ticari firmadır.

Sözü;
Devlet, reklamını yapıyor.

Mesele…
Togg’un kenti Bursa’da, Bursaspor’a sponsorluk beklentisi ve çağrısı geldiğinde ise, “Togg, özel şirket; O’nun adına bir söz ve karar veremeyiz.” denilmesi, toplumda eleştiriliyor.
FIAT ve Renault’dan, isim ve konumlarının karşılığı beklendi ve olmadı, onlarda da özellikle küresel şirket olmanın bürokrasisini öne sürüyorlardı.

Togg öyle değil!

Herşey ortada;

Milli ve Bursalı!