Bursaspor, yerel seçim rekabeti ve meydanlarında çok konuşuldu. Bursa’da, siyasal iktidar değişince, belediyeden para yağacağını düşünen de ve belediyenin parasıyla ortaya çıkmak isteyen de, Özlüce’deki araziyi kafa yoran da var.

Övünülen;

Sanayi, ticaret kentinde…

Holdingleri olan da, ihracatları olan da, ve daha öncesiyle Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ile OSB’ler de, artık ortaya çıksınlar.

Bursa’daki mitinginde;

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, üretim ve istihdamın artması için devletin parasından ödünle 27 milyar TL’lik teşvik verildiğini söylemişti.

Vergiler ve sigorta primlerinden tam veya belirli oranlardaki indirimler sayesinde sanayi kenti kimliği güçleniyor.

Dolayısıyla…

İşveren gücü artıyor.

…Ve!
Yeni seçilen…

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in de ifade ettiği üzere, kent potansiyeli, tek başına Bursaspor için yetiyor bile…

Bu gerçeğe rağmen…

‘Sanayi’ dinamiklerinin, AK Parti’de, yeni dönem ‘büyükşehir’ adaylığı belirleme süreci ve eski başkana mesafeli kalmayla anılması, ‘Bursaspor’un en zor zamanı’ açısından çanların güçlü çalmasına neden oldu.

Dahası…

Bursaspor’a destek verildiğinde, dönemin başkanına destek verilmiş olacağı gibi algı, tehlikeli olandı.

Dönemiyle;

Bozbey’in de ‘Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı’ konumuyla Bursaspor için aktif görev üstlenmesi; doğal, doğru ve ihtiyaç olandır.

AK Parti, Bursa’yı kaybetti ve geride kalan dönemin büyükşehir belediye başkanı, artık yok.

Şimdi…

Yeni dönem önemli!

Bozbey’in, özellikle sanayi dinamiklerini aynı çatı altında ve güçlü şekilde bir araya getirebilme refleksi olacak.

Mühim olan;

Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne ürün ve hizmet satan müteahhitlerin dışında, asıl önemlisi sanayi devlerinin, holdinlerin, ihracatla övünenlerin Bursaspor için şimdi ne yapacağıdır.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne, fenomenleşen Başkan’ı Mustafa Bozbey’e mutlak medet umarak yola çıkmak isteyen, olduğu yerde dursun.

Sanayi devleri…

Her biri kaç milyon TL verebilir, kaç futbolcunun transferini üstlenebilir ve asıl en önemlisi, borçlar için kim ortaya çıkabilir?

Bir ‘süt ürünleri’ firmasının stadyumun isim hakkına sponsor olması, sanayi kenti Bursa’nın güçlü tansiyelinin Bursaspor’a mesafesini gösteriyor.

Profesyonel futbol;

Matbu bağışlarla forma sayılarına endeksli bağışlarla değil, spor endüstrisine yanıt verecek parayı ortaya koymakla olur.

Ayrıca…

Nilüfer; Özlüce’de…

Hazine’ye ait;

Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne tahsisli ve yerel yönetim üzerinden de Bursaspor’a yapılan ve verilen tesislerin kalan boş alanı da, göz kamaştırmasın!

Koskocaman alanda;

Bir ‘Taraftar Sosyal Tesisi’ yok, çocukların ve gençlerin istifadesine açık ‘Futbol Sahaları’ yok, “Su Oyunları Parkı’ yok.

Sporun ticareti yok!

Son söz…

Bursa’nın milletvekillerinden Mustafa Varank’a mesajımız var, yerli ve milliliğiyle övünülen Togg, artık kentinin Bursaspor’una destek vermelidir.

Pazarlarken ‘devletin projesi’ ve ‘siyasi iradenin başarısı’, ama Bursaspor’a destek istenirken, ‘orası özel kuruluş’ demek olmaz.

Avrupa’da;

Farklı ölçeklerdeki kulüplerin arkalarında, hep yerel sanayi ve ticaret firmalarının rolü vardır.

Şimdi…

Bursa’yı, yeni ve farklı bir siyasi partiye mensup bir büyükşehir belediye başkanı yönetmeye başlıyor.

Kente icraatta;

Bursaspor için kendisinden beklenti büyük ve Bursaspor’un finanse edilmesi için önemsediği kent potansiyeli de, dünden bugüne ortak doğrudur.