Yerel seçimlerin bugün yıldönümündeyiz ve son kavşaktan dönülüyor. Böyle bir anlamla Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’la konuştuk.

Aslında…

Bursa, zor kent!

Ucu belirsiz sanayileşmesin baskısı altında ve buna dayalı gayrimenkul ticaretinin cazibeleştiği ve lobileştiği bir kent durumundayız.

Nüfus gerçeğini; tarihi, doğal, kültürel ve tarımsal niteliklerle birleştirdiğimizde de, kamusal projeler üretmenin adeta zorlaştığı kenti yaşıyoruz.

Bugün…

31 Mart 2019’da yapılan yerel seçimlerin yıldönümündeyiz ve Aktaş’ın dönemiyle farklı bir yönetimsel yolu görüyoruz.

Aktaş, anakent meclisinin kararıyla göreve ilk seçildiği 2 Kasım 2017’den bugüne 5.5 yıla yakın süredir işbaşında, bir tam dönemi tamamlamış sayılır.

Nasıl geçmiştir, kolay geçmedi!
Çünkü…

Darbe girişiminin ertesiyle göreve başlayan, Gezi Parkı Olayları’nın yansımasıyla yaşanan ve sonraları da tekerrür eden ekonomi krizleri, pandemi ve ekonomiye yansımaları, büyük deprem…
Malum…

Bazı büyük kentlerin geride kalan yıllarına baktığımızda, Bursa’nın bakanlıklardan eşdeğer hız ve yoğunlukta neden büyük çözümler almadığı hep konuşuluyor.
Velakin…

Bursa’nın AK Parti’nin yönetimindeki en büyük kent durumuna düşmesine bu kez bakanlıklarda kıpırdanma görüldü.

Aslında…
Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanı Alinur Aktaş’ın iyice tetiklemeye çalıştığını, kentin hakkını alabilmeye karşılık bulduğunu da gördük.

Yerel seçimlerin yıldönümünde…

Kendisiyle konuştuğumuzda;
Ağabeyliğin de ötesinde belediyesi gibi çalışmaya devam ettikleri Hatay’daydı ve personelinden araç parkına, depremzedeler için görev sürüyordu.

Devletin orada olduğunu, kurumlarıyla seferberliğini gösteren varlıkla şimdi de depremzedelere iftar sofraları kuruluyor.
Yanı sıra…

İslam Dünyası’nda 5.Makam olarak bilinen ünlü Bursa Ulucamii’nin kenti olarak da, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin; Hatay Ulucamii’ni yeniden inşa edeceğini de belirtelim.

Başkan Aktaş, ilk işbaşına geldiğinden itibaren 1975 gün ve sandıktan çıktığından itibaren 1462 gündür, Bursa’yı yönetiyor.

Geride kalan zamanda;

Türkiye’nin yaşadığı ve belediyeleri de olumsuz etkileyen gelişmelerin yanı sıra, 2 genel seçim gören bir büyük kentin belediye başkanıydı.

Göreve ilk getirildiği yılın ertesiyle 2018’de genel seçim görürken, şimdi de yerel seçimlerin 1 yıl öncesiyle bir kez daha büyük sandık takvimini yaşıyor.

2019’daki yerel seçimlere dönerek…

Görevine devam etmesi doğrultusunda, siyasi partisi tarafından çok önceyle 4.5 ay erken ilan edilen ‘Büyükşehir’ adayı olduğunu anımsatıyor.

Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı sıcak gelişmeler ve belediyelere olumsuz etkisine rağmen, verimli, üretken hizmette olduklarını vurguluyor.

Aktaş, “Ulaşımdan altyapıya, spordan kültürel mirasa kadar, olması gereken ve planladığımız çalışmaları yaptık, yapıyoruz. Tam isteğimiz kıvamda olduğumuzu düşünmüyorum, çünkü ülkenin gündemi sıcak geçti, ama hiç de fena yerde değiliz.” ifadesini kullanıyor.
Sözlerinin devamıyla…
“Boynum dik! Alnım ak! Vicdanım rahat!”
Böyle denilmesiyle;

Genel seçimlere 1.5 ay kala ve yerel seçimlere 1 kala, kendisi için de siyasi irade açısından da, kamuoyu önünde özgüveni gösteriyor.
Ekip arkadaşlarıyla;

Kadim kent Bursa için sorumluluk aldıklarını ve layıkıyla yürütmek için emek ve çabayla yola devam edildiğini anlatıyor.

Türkiye’nin zorlu dönem ve koşullarına rağmen, Bursa’ya ilk kez kendi dönemiyle merkezi yönetimden raylı sistem yatırımı elde edildiğini hatırlatıyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’yla ‘Tarihi Hanlar Bölgesi’ en başta olmak üzere, güçlü işbirliği işliyor.

Bursa, AK Parti’nin yönetimindeki en büyük durumuna geldi, ama Aktaş’ın da çok önceden başlattığı ve sona getirdiği ön çalışmalar yapılmasaydı, önemli projeleri bugünkü gibi göremeyecektik.
Yerel yönetim gücüyle;
Hayati bir proje de, uygulamaya geçiyor.

Aktaş, Bursa’nın 2060 yılına kadar su ihtiyacını karşılayacak projeye de başlandığını belirtiyor.

Aktaş, “Çınarcık Barajı’nı 2 yılın sonunda kente entegre etmek üzere, 150 milyon Euro tutarında kredinin kullanılacağı projeye, bu yaz sonu başlıyor...” demesi de, bir başka kentsel dönüm noktası olarak dikkati çekiyor.

Deprem gerçeğine işaret eden Aktaş, riskin son durumu ve boyutu ile mevcut bina envanteri çalışmalarını, bu doğrultuda üniversiteler ve akademik meslek odalarıyla işbirliğini de vurguluyor.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin, kendisine bağlı bir ihtisas şirketini içerisine alan kentsel dönüşüm politikası ve uygulamaları da, sahada işliyor.
Aktaş’ın, ilçe belediyelerinin Ankara’yla ilgili meselelerinde kolaylaştırıcı olabilmek ve sonuç almayı sağlamak için devreye girdiğini de duyuyoruz.

Elbette ki…

Yerel seçimlere 1 yıl kalması nedeniyle belediye başkanlarının yeniden adaylığı merakı da gündemde yer etmeye başladı.

Anımsatınca;

Aktaş, “Mensubu olduğum ve beraber dava yürüttüğümüz siyasi partime mensup belediye başkanı olarak, 5.5 yıllık dönemimde, bütün emeğimizi, gayretimizi ortaya koyduk. Bana, nerede görev verilir ise, razılık gösterebilecek insanım…”  şeklinde konuşuyor.

Şu günler, haftalarla;

Türkiye’nin kaderinin tayin edileceği yeni bir seçime gidildiğine dikkati çekerken, 14 Mayıs’la ilgili öngörüsünü de sorduk.
Aktaş, “Sayın Cumhurbaşkanımızın, kalan 45 gün süredeki açıklamaları, mesajları ve hamleleri, toplumda daha iyi anlaşılacaktır. Ve siyasi partimiz, hükümetimiz adına, tahminen kolay ve güzel bir seçimle atlatacağız.” diyor.

Bu arada…

Kentin niteliğini ve tarımsal potansiyelini riske atacak sanayi baskısı ve buna dayalı gayrimenkul ticareti döngüsüne karşı, yerel yönetimin duruşu önem taşıyor.

Nitekim…

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın Bursa’nın kentsel doğrularına yönelik geçmişteki hataların tekrarlanmaması ve hayati deprem riski açısından, kamuoyuna sürekli mesajları oluyor.