TDK sözlüğünde Alavere Dalavere:

Yalan dolanla gizlice görülen kötü iş, gizli oyun olarak tarif edilir.

Hikâyesi de şöyledir. Askerde kim nöbet tutsun diye konuşulurken, kura çekelim, tecrübeye göre seçelim falan derken her seferinde Mehmet kaybediyormuş ve nöbet Mehmet’e gidiyormuş. En sonunda Mehmet işin bir oyun olduğunu anlamış “Alavere dalavere Kürt Mehmet yine nöbete.” Demiş. Bu hikâye şimdilik burada dursun.

Türkiye 2017 yılında başkanlık sistemi için referanduma gitmişti. CHP 26.Dönem Konya milletvekili Hüsnü Bozkurt "Diyelim ki ‘evet’ çıktı, Biz yine Samsun'dan başlarız, Amasya, Sivas, Ankara'ya geliriz. Buradan İnönü, Sakarya, Dumlupınar'a" "Ulan sizi İzmir'e kadar kovalamazsak anamızdan emdiğimiz süt helal olmasın. Sizi de sizin yedi göbek sülalenizi de...  Yine İzmir'den denize dökeriz" diye zırzır zırvalamıştı hatırlarsanız. Bu Hüsnü kimdir bilir misiniz?

Tarih 21 Eylül 1930 “Türk, bu ülkenin yegâne efendisi, yegâne sahibidir. Saf Türk (!) soyundan olmayanların bu memlekette tek hakları vardır: Hizmetçi olma hakkı, köle olma hakkı. Dost ve düşman, hatta dağlar bu hakikati böyle bilsin.” Diyen “saf Türk soycu” ırkçı, kafatasçı sözlerin sahibi dönemin Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt vardı. İşte bu Hüsnü onun torunu olur.  Nasıl da cinsine çekmiş dimi?

Saf Türk Soycu bu Adalet (!) bakanı zihniyetine, bizim diyeceklerimiz kâr etmez. Bizde kendi mahallelerinden Zülfü Livaneli’nin tespitlerini aktaralım. Bakın ne demiş? (25 Mayıs 2009 gazete vatan) Bir ülke yükseliyorsa birçok önemli kişilikle birlikte yükseliyor mesela: Kanuni Sultan Süleyman dönemi. Batının “muhteşem” dediği bu imparator döneminde sadrazam, Sokollu Mehmet Paşa. Belki de Osmanlı’nın en büyük devlet yöneticisi. Kaptan-ı Derya, Barbaros Hayrettin Paşa. Tarihin en büyük denizcilerinden, onun başarıları ile Akdeniz Türk Gölü adını almıştı. Mimarbaşı, büyük Sinan! Doğu medeniyetinin yetiştirdiği en büyük mimar!

Sarayda el üstünde tutulan Şair Baki! Divan edebiyatının en büyüklerinden biri

Bu isimlerin bazısı Türk ve Müslüman olarak doğmamış, kiminin kökeni Sırp Ortodoks, kimi Ermeni, kiminin anası Rum. Ama devlet yönetimi için bütün bunlar bir kıstas olmamış. Görev yaptıkları dönemde Osmanlı zirve noktasına çıkmıştı Mahmut Esat Bozkurt ‘a göre bunların sadece hizmetçi ve köle olma hakları vardır.

CHP’nin başında (Onur Öymen’in ifadesiyle bir ABD projesi olarak) Dersimli Kemal var. Dersim isyanına ciddi kafa yormuştur. Dönemin canlı şahitlerinden İhsan Sabri Çağlayangil’le röportaj yapmış, Celal Bayar’la tarihçi Cemal Kutay aracılığı ile görüşmek istemiş, Bayar’ın rahatsızlığı sonucu görüşme olamadan Bayar vefat etmiş. Daha sonra oluşan arşivini gazeteci Soner Yalçın’a devretmiş biridir.

Eşi Selvi Hanım, Kemal Bey’in babası, 1938’den sonra sürgün edilmiş. Halası, aileden 40 kişiyle birlikte götürülmüş. ve öldürülmüş (A.K.Selvi 21.9.2021 Hürriyet)

CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün “Dersim Katliamı’nın sorumlusu devlet ve CHP’dir. Atatürk de bu olaylardan haberdardır” demiştir. “Dersim için bir Meclis özrü gerektiğini” de belirtmiştir.

CHP Grup Başkan vekili Engin Altay “Dersim için özrü devlet diler CHP için özür dilemek söz konusu değildir” demiştir.

Başbakanlığı döneminde Erdoğan,13 bini aşkın kişinin öldürüldüğü Dersim olayları için "Devlet adına özür dilemek gerekiyorsa ve böyle bir literatür varsa ben özür dilerim ve diliyorum" dedi. Dersim, aydınlatılmayı, cesaretle sorgulanmayı bekleyen bir faciadır. Dersim, CHP hükümetlerinin onlarca, yüzlerce faciasından en acısıdır, en kanlısıdır. Dersim faciası karşısında özür dileyecek olan, bu faciayla yüzleşecek olan, AK Parti değil, AK Parti hükümeti değil, bizzat bu facianın, bu kanlı eserin sahibi olan CHP 'dir, CHP'nin Tunceli milletvekilleridir, CHP'nin Tunceli kökenli Genel Başkanıdır." dedi.

Bu konuya yarın devam edelim