Çok kez ve ardı ardına seçim kaybetme deneyimine sahip CHP, yeni ve üstelik çifte seçimden de yenik çıkmanın muhasebesini yapıyor.

Güçlü siyasal iktidar, elbette ki istikrar ve sürdürülebilirlik için önemli bir olgudur, ama muhalefet de demokrasinin unsurudur.

CHP’nin, muhalefetlik sıfatını taşıdığını görüyoruz, ama iktidara namzet, denetim göreviyle itici güç olduğunu söyleyemiyoruz.

Bursa da, sıkıntı gösteriyor.

İktidara mensup belediye başkanları, Ankara’dan, merkezi yönetimden beklentiyi göremeleri durumunda, yerelde arkalarına basını ve muhalefeti alabilmeleriyle de sonuca gidebilirler.

Siyasal rekabette, şahsileştirilmiş ve bazı odakların taşoruna durumuna düşmüş bir muhalefetin kamusallığı, tartışılmayı gerektiriyor.

Medyaya kısmi cephe alan;

Her dediğinin doğru kabul edilmesini isteyen, gazetecilerde ötekileştirme yapan ve dahi sosyal medyada engel koyan muhalefet, demokratik alternatif olduğundan da söz edebilir mi?

Bursa
Kentsel dönüşümün mevzuatı henüz ilk çıkarılmadan önce, alanlarında deneyimli gazetecilerden katkı isteyen AK Parti’nin anlayışından, gazetecinin sosyal medya hesabına engel koyan CHP siyasetine, aradaki fark bu!

Zaten…

Medyayı kendine göre, geneli itibariyle iktidar yanlısı gören bir CHP, % 100 bedava olan sosyal medyayı halkla iletişimde kullanamıyor ise, zaten halkla iletişim zafiyeti için kendi kendisini değerlendirmelidir.

Velev ki…

Atv ve ahaber kanallarıyla AK Parti ve hükümet öne çıkarıldı, Fox TV, Tele 1, Sözcü TV ve KRT’nin yayınları da, o zaman AL Parti olmuyor mu?

Trajik olan;

Bu sütunlarda,

CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu’yla ilgili eleştirel tespitlerde bulunurken, akisne Uğur Dündar, Fatih Portakal ve Yılmaz Özdil gibi gazeteciler de, ‘Sol’a mehter marşı çalıyorlardı.

Sonra, ne oldu?

Dediğimize geldiler!

Bu ‘U’ dönüşü de hoş değil, çünkü toplum, tutum ve kararları için gazetecilerden etkileşim alır.
Yıllarca “Türkiye, laiktir, laik kalacak” denilen rakip siyasi partinin adaylarının da, ittifakla CHP listelerinden seçtirilmesi de, siyaset faciasıdır.

CHP’nin genel başkanı;

Seçimlerin kaybedilme fotoğrafında, şimdi de kırsala odaklandılar ve oradaki nüfus, seçmen potansiyeliyle etkilemiş tartışılıyor.

Aslında…

Tartışmaları gereken;
Tabelasıyla ifade edien bir ‘Halk’ partisinin, günümüzde ‘Sınıf’, ‘Etnik’ ve ‘Mezhep’ siyasetiyle neden anıldığına kafa yorması gerektiğini düşünüyoruz.

Üstelik…

Emek ülkesiyiz!

Köylülüğü efendilik gören;

Atatürk’ün siyaset kurumu, ülke nüfusunun geneliyle eğitim ve gelir düzeyi yüksek ilçelerde talep görüyor ve sandığı belirliyor ise, çelişki var demektir.
Bursa; Nilüfer;

CHP’yi yukarılara tutunduran, eğitim ve gelir düzeyinin de ötesinde, ciddi bir para hacmi bulunan ticaret, gayrimenkul piyasasıyla öne çıkıyor.

Bursa; Yıldırım;

Kürt kökenli nüfus yoğunluğuyla konuşulan en büyük diğer ilçe, ama CHP’nin kendi tekelinde gördüğü coğrafya değerlerinden uzak durmuyor.

Eğitim ve gelir düzeyleri düşük olabilir, ama…

Kaçak veya değil, kabası tamamlanan inşaata ülkemizdeki bir gelenekle de Türk Bayrağı’nın asıldığı ilçedir, o Yıldırım…

Geleneklerin sürdüğüğü, komşunun komşusuna koştuğu, sabah hatırını sorduğu ve kıraathanelerinde sohbetlere koyulan kozmopolit ilçedir.
Ne yazı ki…

İttifak hesaplarında da görüldüğü üzere, toplumu ayrıştıran ve ötekileştiren siyasal politikanın, CHP tarafından terk edilmesi gerekiyor.

Türkiye’nin siyasi partisi olabilmek, Türk Siyaseti’nde son yıllarda muhalefette öne çıkan bir gündem ve tartışmaya dönüştü.

Kendisini…

Demokrasi timsali gören CHP’nin, kendi kendisiyle yüzleşen bir muhasebe yapması gerektiği, yıllardır tartışılıyor.

Böyle olamadığı için;

CHP’den ayrılan Adnan Menderes ve yakın arkadaşları Celal Bayar, Mehmet Fuad Köprülü ve Refik Koraltan, Demokrat Parti’yi kurdular.
Onların da dönemi gitti.

Geçen yıllarla…

Nice iktidarlar geldi!

Adnan Menderes’ler gibi, CHP’nin Bülent Ecevit’i de, DSP’nin Karaloğlan’ı olarak, iktidara yürüdü, geçti, o da gerilerde kaldı.

Bu arada…

CHP’de;

Kongreler başlıyor.

Ekrem İmamoğlu’nun, ihtiyaçtan söz ediyen yeni bir değişimin simgesine dönüştü, ama….

Parlayan yıldızıyla;

Çifte seçimle yollara düşse de, memleketi Trabzon’da ve coğrafyası Karadeniz’de, CHP’ye, ittifaka getirisi olmadı.

Dahası…

Toplumu ardına alacak ve siyasi partisinin, ittifakın adaylarını yukarılara taşıyacak lider veya adayı etkisi görülmedi.