Nasıl bir cevabın verilebileceği tereddütleşen “AK Parti, yeniden kazanır mı?” sorusu var. Aslında önce iktidarın, böyle soruya özeleştiriyle yanıtlar araması gerekir, ama halk ve muhalefeti nasıl değerlendirmeli?
Pahalılık, geçim zorluğu var, ama….
Hayatın idamesinde böyle bir zorluğu, geneli itibariyle tek maaşlı çalışanlar, emekliler, iliklerine kadar hissediyor.
Çıkan aflara bakalım;
Kentsel fotoğraflar tartışılıyor, ama…
Yüzbinlerce yapılan kaçak konut ve bunlara harcanan milyonlar, imar affı için ödenen milyarlar dikkati çekiyor.
Kira yok, kira geliri de var!
Dahası…
Çıkarılan mali aflarla…
Devletin kasasına;
Böyle de…
Milyarlar girdi!
Hepimizin vatandaşız…
Sahadayız J
AVM’ler dolu!
…Ve!
Cirolar iyi!
Kenar semtlerde dahi…
Pazaryerlerinde, fiyatları eleştirmeyen ve baktığımızda “Ne olacak memleketin hali?” diyebileceğimiz fotoğraflara konu edebiliriz.
Kenar semtte;
Kilosu 120-130 TL çipuralar tükeniyor, zincir marketlerde bütün tavuk ve tavuk kanatları paketlerle tükeniyor.
Bordrolu, emekli dışında;
Eğitim ve gelir düzeyleri düşük yorumlanan, çok nüfuslu ciddi bir kitlenin, kredi kartı kullandığı da yok.
Piyasalarda;
Ciddi tutarda, nakit dönüyor!
Maalesef…
Kayıt dışı gelir ve düşük vergi, sıcak parayı ve piyasayı, kredi kartlarından aşağı kalmayacak şekilde tetikliyor.
Geçenlerde;
Bir belediye kiracısından aktivite aracı kiralayan kentli, kredi kartıyla işlem kabul edilmediği için nakit ödüyor, ama düzenlenen fişte, düşük vergiye esas gıda satışı gösteriliyor.
Dedik ya…
Bordrolu çalışan ve emekliye olan oluyor, üstelik asgari ücrete yakın veya az üzerinde alanlar, daha da zor duruma düştü.
Profesyonel iş hayatından gelen bazı bakanların da, “Kombiyi az yakın!” gibi söylemleri, geçim zorluğundaki kitleyi kızdırıyordu.
Dolayısıyla;
İktidarın, özellikle toplumun belirli kesimleri için özeleştiri yapması gereken meseleler var.
Bursa’nın yereliyle;
Bazı milletvekillerinin daha uzun döneme taşınmak üzere listelerde korunması, tartışmalara neden oldu.
AK Parti’nin 21 yıllık iktidarında, nice yeni köprü ve tüpgeçitler, havalimanları yapıldı, ama Bursa’ya hızlı tren gelmedi.
Diğer yanda;
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, en büyük kentlerin arasında, merkezi yönetimden adil gelir ve hizmet payı için kendisi de uğraştı.
Muhalefete bakarsak…
Parasal söylemlerle üzeri soslandırılan vaatler var, ama yemeğin tadında sorun gözüküyor.
Demokrasi;
Kimlere?
Adalet;
Kimlere?
Üstelik…
Halaylar çekmeye başlayan;
Onbinlerce vatandaşın canından olduğu terörle anılan şahısa özgürlük ve özerlik heyecan yaşamaya başlayan uydu ittifakını görüyoruz.
Genel merkez politikasıyla;
CHP, ötekileştirmeye karşı olduğunu söylüyor, ama Bursa’da medya ve gazeteciler arasında ayrım ve ötekileştirme yapıldığı düşüncesine kapıldık.
Ana muhalefet…
Bursa’da;
Kentsel aidiyeti, dününü unutmamalı!
Bursa’da, Bursaspor ve taraftarlarının tepkisini çeken ve Atatürk’ün Dersim’deki isyana müdahalesinde hayatlarını kaybedenleri anarken, ‘Katliam’ benzemesinde bulunanın yeniden konulduğu listeye, omuz verilmesi isteniyor.
Bu arada…
CHP, Bursa’da 3. büyük ilçe durumundaki Nilüfer’i yönetiyor ve ana muhalefetteki AK Parti de, memnun olmalı ki, siyaset kurumu olarak ortada yok.