Hep deriz ya “bunlar nasıl bir araya geldiler?” İpin ucu kimde? Onu görürsek; Nasıl, niçin soruları havada kalır. Belki bilmeyen vardır meşhur hikâyeyi özetleyelim:

Medrese tahsilinden sonra genç hoca cuma vaazı verecektir. Heyecanlıdır ve hata yaparsam korkusu vardır. Yaşlı imamla anlaşırlar. Bir ince ipi genç hocanın ayağına bağlarlar, hatalı okursa hoca ipi çekip uyaracaktır. Genç hoca; “Kale” (Türkçesi dedi, dedi ki) diye doğru okumuş, o esnada cemaatten biri geçerken ayağı ipe dokunur. Genç hoca yanlış oldu zannedip, “kile” diye okumuş, bu sefer imam ipi çekmiş, “kule” diye okumuş, imam yine ipi çekince; genç hoca “Ey cemaat size çok şey anlatırdım amma ipin ucu Puştun elinde” der ve camiyi terk eder.

TBMM’de bir törende yanıma Sırrı Sakık denk gelmişti. Beklerken Deniz Baykal geldi. Sakık dedi ki; “Devletin esas sahibi de geldi” Sırrı Sakık ve partisi bazen işbirliği yapsalar da CHP’ye hep bu pencereden bakmıştır. CHP onlar için devlete egemen olmuş, Kürtleri ezen ceberut, faşist bir gelenektir.

Aynı Sırrı Sakık TBMM’de: 1999 yılında genel seçimlere gidiyoruz, CHP barajın altında. Deniz Baykal bize elçi gönderdi; 'sizinle ittifak yapmaya hazırız' Oturduk konuştuk. 'Sayın Türk'ü, Sayın Sakık'ı, Sayın Yurttaş'ı kaldıramam, ama bana 20 tane militan gönderin onları aday edeyim' dedi. Biz dün neysek, bugün de oyuz. Kimi günahlar vardır üstü örtülür, kimi günahlar vardır kabir defterine yazılır. Sizin Kürt halkına karşı yaptığınız günahlar, kabir defterinize yazılacak. Dedi. Devamla “teklifi elimizin tersiyle ittik” diye eklemişti. O seçim CHP meclise girememişti. Dikkat ederseniz CHP o zamanki BDP tarafından tu kaka ilan edilmiştir. Yine Sırrı Sakık, “Mustafa Kemal’in generali olsanız ne yazar it sürüleri” demiş biridir..

Soru şudur? Sırrı Sakık bugün ne oldu da ““Biz üç-beş bakanlık pazarlığı peşinde değiliz, biz bu sistemi, 100 yıllık Cumhuriyet’i değiştireceğiz, bizim küçük hesaplarımız yok, Kılıçdaroğlu kapalı kapılar ardında ne sözler verdin, Öcalan’a hapistekilere, yurt dışındakilere af konusunu söyle diyor”. CHP’yi bu kadar suçlayıp posta koyan kişiye kim ne garanti verdi ki bu kadar üstten konuşabiliyor.

Akşener’li İyi Parti’yi 2019 seçimlerinde olsun, bu seçimde olsun HDP ile aynı hedefe kim koşturuyor?  Terk ettiği masaya, sandalyesi soğumadan kim tekrar oturttu?

Erdoğan sayesinde bakanlık, başbakanlık yapanları hangi güç Erdoğan düşmanı olarak sahaya sürüp Kılıçdaroğlu’na kuyruk yaptırıyor.

Dün Madımak katili dedikleri Sivas Belediye Başkanına bu gün Merhum Erbakan      

Hocamızın ruhunu incitecek hareketleri, kim yaptırıyor.

Hepsinin cevabını başta yazdık. İpin ucu ABD’nin (Puştun) elinde

Seccade meselesi

Gündem öyle yoğun ki yetişebilene aşk olsun. Bir bakıyorsunuz Asena (!) Meral; müsamere çocukları gibi grup toplantısında sahne almış ama çok kötü oynuyor. Sahne performansına rezalet bile diyemiyorum resmen felaket. Otur kalk siyaseti partiye dip yaptırınca; nazardandır demiş olmalı ki; kurşun döktürüyor. Grup salonunun da kürsüden mermi yağdırdı. Her haliyle sırıtan, sahte ve ucuz mu ucuz hareketleriyle berbat bir Show yapı. Bataklığa düşmüş gibi kıvrandıkça batıyor. Bu arada o mermiler “keleş mermisi mi idi?” Kandil’den mi gönderdiler? Olur mu? Olur! Nasıl olsa aynı hedefe doğru koşuyorlar. Senarist Mehmet Murat İldan’a atfedilen bir söz var “Vizyonsuz bir lider, üzeri adressiz pullu bir mektuba benzer; hiç bir zaman bir hedefe ulaşamaz”.

Asrın takıyyecisi Bay Kemal ise Seccadeyi kirletti. Fark etmedim dedi ama CHP yandaşları savunma yaptıkça onlarda battılar. Fark edememesi gayet normal, çünkü yabancı olduğu ve sadece takıyye yaptığı bir alandır bu alan. Asıl komik olanı kendisini alevi biliriz ama o “Hz. Ali önemli bir İslam düşünürüdür. Kitapları vardır” diyebilen Literatürden bihaber bilgi fukarası bir kişilik. Bu konuları bazen Süleyman Demirel gibi bir fıkra ile insanların beynine çakmak daha kalıcı oluyor.

Bir TV kanalında anlatmıştım. Fıkra bu ya: CHP’de düşünmüşler Erdoğan ne yaparsa bizde aynısını yapalım ki halk bize oy versin. Erdoğan maden işçilerinin yanına iniyor Bay KK da aynı şeyi yapıyor. Erdoğan Roman açılımı yapıyor. Bizde yapalım diyorlar. O dönem Gürsel Tekin bir araç ayarlıyor. Önde Bay Kemal ve Gürsel Tekin, arkada romanlar çalıyor, şarkılara eşlik ediliyor, ayrıca Kemal bey roman şivesine alışmaya çalışıyor. Roman mahallelerinde araçla tur atılırken bir ara Romanlar çalmayı keseler

Bay Kemal “Ayrola neden kesersiniz be ya?” 

Romanlar “Görmez misin be baro? Mezarlık yanından geçeriz, çarpılırız be ya”

Bay Kemal “A be Üsnü aga madem mezarlık var klarnetinle üttürsene bir Fatiha”

Bay Kemal budur. Dini bilgisi, dini konulara bakışı bu kadardır.