Ana muhalefet CHP, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100.Yılı’nın psikolojisiyle 14 Mayıs’ta hedefine ulaşacağına daha güçlü inanıyordu. AK Parti, en zorlu ‘Kavşak’taydı, ama CHP’nin stratejisi, önünü açtı.
Her iktidar;
Eleştirilir, hataları ve kendisine çıkarması gereken mesajlar olur, AK Parti için de bu böyle oldu.
Türkiye;
Süregelen komşu endişesini taşıyan Yunanistan ve İsrail’le hesabı olan İran değil, ama silah sanayisi ve hamleleri, ekonomi meselesinin önüne geçti.
Böyle derken…
Yıllardır masum vatandaşlarımızı katleden ve kamu maliyesini yoran terörün, artık direncini kaybetmesi ve sıfırlanma noktaasına gelmesi, iktidarın elde ettiği dönüm noktasıdır.
AK Parti, güçlü bir ‘Lider’ siyasi partisi olmaya devam ediyor, ama teşkilatlarında, metal yorgunluğu hissediliyor.
Açıkçası…
İl geneliyle;
Bazı teşkilatların 2002 ruhundan uzak kaldıkları, iktidar ve belediye marifetleriyle yapılan icraatın pazarlanması ve dokunuşta, performans görülmediği, zaten hep tartışılıyor.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, bazı milletvekilleri, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ve ilçe belediye başkanları, propaganda dönemine çekirdek güç oluşturdular.
AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, ana propaganda programları için konumu gereği üzerine düşeni yapmaya çalıştı, ama kitlesel etkileşimde ilçe teşkilatları için bir planlama, eylem gereği gözüküyor.
Aktaş’ı sürekli eleştiren bir kesim var, gerçi onlar hiçbir belediye başkanını şimdiye kadar beğenmiyor.
O odaklar;
Aktaş’ın, AK Parti’yi dibe vurdurduğunu ve bitirme noktasına getirdiğini savundu, ama 14 Mayıs’ta açılan sandıklarla yine yanıldılar.
AK Parti’ye böyle bakarkan…
CHP’nin ısrar ettiği ve arkasında durduğu strateji, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. Yılı’nda da amacına ulaştırmadığı gibi, iktidarın önünü de açtı.
Açıkçası…
Propaganda ve meydanlarda, kurucusu Atatürk, İlke ve Devrimleri’ni güçlü şekilde telaffuz dahi etmeyen CHP, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. Yılı’nı da, omuzlamakta başarılı olamadı.
Atatürk’ün ‘Yurtta Barış, Dünyada Barış’ sözünü bile referans almayan CHP, “Sevgi ve Barış” söylemiyle özellikle HDP ve Kürt seçmenine yönelik iletişimde ince mesaj yürüttü.
Velakin…
Gelişen toplumsal değerlendirmelerin seçmen olarak sandığa yansıması, CHP’nin stratejisindeki yanılgıyı gösteriyor.
CHP, hayal kırıklığı yaşarken…
Düne kadar rakip, ama farklı dünyalardan ortak çıkarla bir araya gelinen ittifakın ortağı siyasi partiler ve seçilen milletvekileri güldü.
İstanbul ve Ankara’yı dilinden düşürmeyen CHP, Bursa’da yönetimindeki Nilüfer, Mudanya ve Gemlik’in belediyeciliğini neden vitrine çıkarmadı?
14 Mayıs’ın gecesi…
Bursa’nın yereliyle;
CHP’nin il ve ilçe merkezleri, ertesi sabahın ilk ışıklarına kadar açık mıydı, yönetim kadroları, Fatih Terim gibi miydi?
Özellikle…
Sahada çok çalışan CHP’nin gençleri, CHP’nin yönetim kademeleri ve ağabeyleri tarafından, ‘ev sahibi’ gibi ağırlandılar mı?
Bu arada…
Deneyim gerektiren;
Sandık müşahitliklerinde, CHP’de kronik sıkıntıların sürdüğüne dair tespitler ve yakınmalar, sosyal medyada yine dikkatleri çekiyordu.
Bir an…
Geçmişe döndük.
CHP’de;
TV’ye canlı bağlantılar için görevli olduğumuzda, henüz çok erken sayılabilecek vakitle terkedilen gemide gibiydik.
Neyse…
Dönelim bugüne!..