14 Mayıs’ın siyasi havası ve stresi, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin meclisine de yansıdı. Bu ayın toplantısının geçen hafta yapılan 2. oturumunun son dakikaları, Aktaş’ın muhalefete tepkisiyle geçti.

Meclis toplantısı, Türkiye’nin ısınan siyaset gündeme ve tartışmaları nedeniyle yerel gündemin dikkatinden kaçtı.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin 2022 Mali Yılı Faaliyet Raporu, Millet İttifakı’nı oluşturan CHP ve İYİ Parti’nin sıralarında eleştirildi.

Muhalefete göre;

Geride kalan toplam 4 yıl da dikkate alınarak, anakent belediyesince hizmetlerde yetersiz kalındığı ve kayda değer iş üretilemediği savunuluyordu.

Muhalefetin böylesine iddialı bir refleksle uç eleştiri ve tespit çerçevesinden söz etmesi, olgusu açısından tartışılmayı gerektiriyor.

Zira…

Acemler Kavşağı’na bakıldığında, odak noktası ve çevresiyle çözümün arandığı ve olumlu sonuçların kaydedildiği sarmal yollar ağına dönüştü.

Bir an…

Geçmişe döndük.

Mecliste;

Eski başkanlardan…

Erdem Saker’e, raylı sistemi neden yeraltından yapmadığı, yani metro yöntemi tercih edilmediği soruluyor, eleştiriliyordu.

Saker, “Biz Türkler’de bir söz vardır; ne kadar para o kadar köfte… Yerin altına 1 kilometre için harcayacağım parayı, yerin üstüne 10 kilometre hat yapmak için kullanırım, daha iyi…” diyordu.

…Ve!
Sadece Mudanya Karayolu’ndan gidecek raylı sistem, İzmir Karayolu’ndan da eş zamanlı geçecek şekilde planlandı.

Dönelim, bugünlere…

Usul gereği;
Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın, ‘Başkanvekili’ olarak yönettiği yıllık icraatın görüşmelerinde, Aktaş da, AK Parti’nin sıralarındaydı.

Millet İttfakı’ndan eleştiriler ve olumsuz oy verilmesi üzerine, Aktaş da döndüğü kürsüyle cevabını ağır dille ortaya koymaya çalıştı.

Bursa’ya hizmette;

Herhangi bir olumlu düşünce ve teşekkürün dahi gelmemesine sinirleniyor, böyle bir tutumda 14 Mayıs’ın etkisi olduğunu da düşünüyordu.

Henüz…

İlk sözleriyle;

Aktaş, “Ağzımla kuş tutsam,  CHP ile İYİ Parti; zaten ‘Hayır’ diyecek!” diyordu ve 14 Mayıs’a odaklandı.

Ardından…

Muhalefetin niyeti açısından da, “Recep Tayyip Erdoğan’ı ve Cumhur İttifakı’nı alaşağı etmek istiyorsunuz, yolundan çevirmek istiyorsunuz. Sizin ortaklığınız ve kardeşliğiniz, tamamen bunun üzerine kurulu…” deniliyordu.

Yer aldığı Cumhur İttifakı’nı gündeme taşıyan Aktaş, “FETÖ’den, PKK’dan, bu memleketi tehdit unsurlarından, bu memleketi korumak için biraya gelinerek, kurulan ortaklıktır.” ifadesini kullanıyordu.

Algı siyasetiyle suçlanan;

CHP ve İYİ Parti’ye, pandemi ve küresel ölçekli gelişmelerin dünyaya, ülkesine, kurumlara olumsuz etkilerine de işaret ederek, “Hangi dünyada yaşıyorsunuz?” diye soruluyordu.

Aktaş, bürokrat arkadaşları ve çalışanları hizmet üretmeye devam ettiklerinden söz ederek, “Akşam kafamı yastığa koyduğum zaman rahat uyuyorum!...” diye konuşuyordu.

Bursa’da;

CHP’nin, yönetimi altındaki Nilüfer, Gemlik ve Mudanya belediyelerine bakması, kendi gerçekleriyle yüzleşmesi isteniyordu.

Özellikle…

Nilüfer Belediyesi’nin 20 yıldır bitiremediği gerekçesiyle ‘Anadolu Arastası’nı da gündeme taşıyarak, “O, zaten cenaze!” yorumunu getirdi.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, muhalefeti 14 Mayıs’a endeksli siyaset yapmakla suçlarken, yerel seçime odaklanmasına da değindi.

Aktaş, “Merak etmeyin. O sandık da gelecek, 14 Mayıs sandığının geleceği gibi, o sandık da gelecek. Oralara gelmeden, 14 Mayıs; çok şeyi halledecek zaten…” diyordu.

CHP’nin sıralarından, Aktaş’ın sözlerine cevap verilmek istendi, ama denilecekler için basın adres gösterildi.

Aslında…

Milletvekili adayı gösterilen CHP ve İYİ Parti’nin il eski başkanlarının muhalefetlik üslubu ve açıklama alışkanlığına yönelik tavır görülebilir.

Gelecek ayın meclis toplantısı, seçimlerin sonrasıyla 18 Mayıs’ta yapılacak ve yine siyasi yansıma olacaktır.