Özellikle de seçimlere denk geldiğinde, tadına doyum olmazdı o bayramlaşma törenlerinin!

Bu Ramazan Bayramı da işte onlardan biri olmaya namzet…

İktidar ve muhalefet kanadındaki siyasi partilerin bayramlaşmalarında neler yaşanabileceğini, geçmiş törenlerden edindiğim izlenimlere bakarak tahminde bulunabilirim…

Muhtemelen, milletvekili aday listesine seçilebilir sıradan girenler yüzlerini yıkamadan gidebilirler bayramlaşmaya, nasılsa bol bol öpülecekler partililer tarafından!

Listede bıçak sırtı olan adaylar, evden tatlı yemeden çıkabilirler, partililerin bayramlaşmada vereceği gaz, vezir parmağı tatlısı niyetine geçecektir!

Listede seçilme ihtimali düşük sıralarda olan adaylar, TBMM için diktirdikleri lacivert takım elbiselerini giyerek gelip, partililere “şansım olmasa da havam yeter” diyebilirler!

Yeniden aday gösterilmeyen vekiller ile bu seçimde de aday adayı olarak kalarak 3. Bölge 11. sırada yer alan gönüllerin vekilleri ise tıraş filan olmadan normal kıyafetlerle bayramlaşmalara katılarak, “Bayram gelmiş neyime kan damlar gömleğime” mesajı verebilirler…

Partililer de her zamanki gibi adaylardan önce salona gelip, protokole yakın en öndeki sıralardan yer kaparak, adaylarla bol bol selfie yaparak ve alkış rekoru kırarak bayramın tadını çıkarabilirler.

Bu arada;

Bir öptüğü adayı bir daha öpmemeye dikkat etsinler, ortalıkta kovid yok ama grip salgını var, tam seçim üstü yatağa düşmesin adayları…

Yemin törenini hastanede yaparlarsa, Kurban Bayramı’nda hayatta öptürmezler kendilerini!

Benden uyarması!

YALNIZLIK BAKANLIĞI ŞART!

İngiltere’de ‘yalnızlıktan sorumlu’ bir bakanlık kurulmuş.

 “Ülkemizde yalnızlıktan ötürü acı çeken milyonlarca kişiye yardım etmek için elimizden geleni yapacağız” demiş, İngiltere Başbakanı...

Ülkede yaklaşık 10 milyon kişi yalnızlıktan mustaripmiş!

Keşke bizde de kurulsa Yalnızlık Bakanlığı!

Ülkemizde de yalnızlıktan şikâyet edenlerin sayısı az değildir...

Kalabalıkların içinde bile kendini yalnız hissedenlerle dolu!

Yalnız sosyal hayatta olsa iyi, siyasette de yalnızlık sendromu yaşayanlar var ki onların durumu daha da vahim!

Siyasette güçlü ve makam mevkii sahibiyken, susmayan telefonları, bitmeyen ziyaretçileri, davetleri, toplantıları, tuvalete giderken bile yanından ayrılmayan şakşakçı iyi gün dostları, koltuğu ile birlikte kaybeden siyasetçilerin psikolojini düşünebiliyor musunuz?

Ne telefonu çalıyor ne kapısı...

Yosun tutuyor gözleri yalnızlar rıhtımında, uzaktan da olsa selam verecek vefalı bir dostunu, bir partilisini beklerken!

İşte bu yüzden Yalnızlık Bakanlığı bizde de şart!

Kapısı hiç boş kalmaz!