Bugün; Bursa’nın düşman işgalinden kurtuluşunun yıldönümündeyiz… O yıllara döndüğümüzde, Türkiye’ye karşı hasmane düşünceye sahip Yunanistan’ın ‘Batı Taşeronluğu’ meselesini iyi biliyoruz.
‘Milli Mücadele’ öyküsünde…
Bursa’nın ne kadar önemli olduğu, elbette ki tarihsel milli hafızada, özel bir yer tutuyor.
Bu nedenle;
İzmir’in yere göğe sığdırılamadığı, seçkinleştirilen bir kent olarak en öne çıkaran düşünceleri, hayretle karşılıyoruz.
Bursa;
Türklerin 3 kıtaya hüküm süren bir Cihan Devletinin kuruluşuyla beraber, ‘İlk Başkent’ ilan edilen topraklardır.
…Ve!
TBMM Genel Kurulu’nun kürsüsünde, kentin düşman işgalinden kurtarılmasına kadar geçen 2 yıl 2 ay 2 gün süreyle ‘siyah örtü’ duran kenttir.
Milli mücadele ve ruhunda;
İzmir’in diğer kentlerden ayrı ve özel tutan bir anlayış yoktur, 30 Ağustos 1922 yılında kazanılan Büyük Zafer’in ardından, ‘düşmanın sınırlardan çıkarılmasını simgeleyen’ yeri vardır.
Tarkan’la;
İzmir’in meydanına on binlerce kişiyi toplamak, kırmızı ve beyaz sahne kurmak, İzmir’in farkını da, ayrıcalığını da göstermez.
…Ve!
Dahası…
İzmir ile Bursa’yı, konserlerle milli mücadele gururu ve coşkusunu kıyas etme düşüncesi, siyasi kutuplaştırma anlayışı da kabul edilemez.
Gökyüzünden baktığımızda;
İzmir’i bir Ortadoğu ülkesini andıran beton tarlasıyla görürken, Bursa’nın ovası yine var ve büyük yeşil vadilerini; büyük kent parklarını da görürsünüz.
Düşünce ve ufuk demişken…
İzmir’in Uluslararası Fuar Merkezi’nin mimarisine, projesine bakın, bir de Bursa’nın Atatürk Kongre Kültür Merkezi’ne, Uzay ve Havacılık Merkezi’ne bakın.
İzmir’in elindeki tek kent parkına bakın, bir de Reşat Oyal Kültürparkı, Merinos Parkı, Hüdavengider Parkı’na bakın.
Bursa’nın düşman işgalinden kurtuluşunun yıldönümü, dün akşam tarihi belediye binasına Türk Bayrağı’nın çekilmesi töreniyle başlarken, milli coşku ve gurur için; İzmir’deki gibi mi davranmak, konuşmak mı gerekiyor?
Şu günlerde;
Yunanistan, Türkiye’ye aşık atıyor, hasmane düşüncesini, bir kez daha ve üstelik şımarıklık ve yaramazlıkla tekerrür ettiriyor.
Bakıldığında;
Ülkesine konumlandırdığı ABD’nin askeri güçlerine güvenen Yunanistan, aslında kaderini iyi okumalıdır.
Zira…
Yunanistan’ın ‘Batı Taşeronluğu’ meselesini, Bursa’nın milli mücadele yıllarından da biliyoruz.
Milli hafızaya ait kayıtlar, anılar…
Yunanistan’ı, Bursa’yı da işgal etmeye götüren ve bu topraklardan da kaçmasına kadarki anlara kadar, başka milletleri görüyoruz.
Özellikle;
İngiltere!
İşgal yıllarına kadarki süreçte;
Türkiye’nin iç ve dış huzursuzluğu ve düştüğü zor durumlarda, özellikle İngiltere, dikkati çekiyor.
Yunanistan, Bursa’dan ayrıca deniz yoluyla da kaçmaya çalıştığında, İngiltere ve yanı sıra Fransa da, yardım için işbaşındaydı.
Bu nedenle…
Yunanistan, İzmir’den ‘denize dökülme’ hadisesinden de, Bursa’dan kaçmasıyla da ders almamış görülüyor.
Hatta…
Rusya’nın ortaya atılan ve iddia edilen Avrupa’ya tehdidine karşılık, ABD’nin de kurduğu üsler ve yığdığı uçak ve silahlarla Yunanistan’ı da, ‘Doğu Karakolu’ gibi kullandığı görülüyor.
Yunanistan, ABD’den yüz buluyor, cesaret alıyor, ama aynı, ABD, Rusya’yla sıcak ilişkiler, işbirliği yürüten Türkiye’ye koz gibi davranıyor, yormaya çalışıyor.
Zira…
ABD, Yunanistan’ı Türkiye’yle savaştıracak neden olmak istemez, çünkü mesken de tuttuğu toprakların başına gelecekleri bilir.