Uludağ’a yıllardır ihtiyacı konuşulan bütüncül alan yönetimine ilişkin yasa teklifi, uzun yıllar sonrasıyla dün itibariyle parlamento gündemine girdi.

Artık…

Her mevsime özel turizm değeri ve cazibesi olarak öne çıkan Uludağ için büyük hedef ve beklentiler, çeyrek yüzyıldır çok konuşuldu.

Küresel ve kıtasal kış oyunlarına kavuşamayan Uludağ’ın, Davos gibi, bir kimliğe kavuşması da ortaya atılıyordu.

Devlet, kendi tesislerini gözden çıkararak, bir yapılaşma tasfiyesine öncülük etti, özel işletmelerde tüm veya kısmi  kaçak uygulamalar yıkıldı.

Bütüncül yönetim olarak;

Asıl beklenti ve hedef;

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde, Kayseri’deki Erciyes örneği gibi, kentin yerel yönetimine bırakılmasıydı.

Merkezi yönetim, Bursa’nın yerel yönetimine olumsuz yaklaştı ve beklenmedik dille karşılık verildiği de oldu.

Erciyes’in Uludağ gibi ‘Milli Park’ statüsünde olmaması, yerel yönetimine devir kararı için görünürde gerekçe gösteriliyordu.

Hatta…

İmar gidişatı açısından yerel yönetime güvensizlik dahi söz edilirken, işletmeler nezdinde uzaktan yönetilmekten memnun olanlar da vardı.

Dönelim;

Düne…

Bursa’nın AK Parti’li milletvekilleri, ‘Uludağ Alan Başkanlığı’ kurulmasını öngören yasa teklifini imzalarıyla  TBMM’ye sundu.

Turistik işletmeler ve diğer tesisler ile kayak pistleri en başta olmak üzere, belirli bir alana yayılmış odak ve çevresel bölge, sınırlar kabul ediliyor.

Alan yönetimine ilişkin yasa taslağının, bu yıl başlarında farklı katmanlarla görüşe açılması öngörülüyordu, ama sürç epey uzadı.
 ‘Yedi Kocalı Hürmüz’e benzetilen;

Uludağ için…
‘Alan Başkanlığı’ olarak;

Ana yürütme için ilgili taraf bakanlıkların genel müdürlükleri, valilik ve anakent belediyesiyle ‘Komisyon’ işletilecek, BTSO, GÜMTOB ve TÜRSAB gibi sektörel temsilin de öngörüldüğü ‘Danışma Kurulu’ da olacak.
‘Komisyon’la;

İdari, imar ve planlama, fiziki uygulamalar ve faaliyet izinleri ile hukuk dışı tespit, eylem ve yaptırımlar için ‘tek elden otoriter bir yönetimle etkin ve kolaylaştırıcı işlev’ sağlanmak isteniyor.

Plan yapma yetkisi ve yapılaşma denetimi, Alan Başkanlığı’nda olacak ve ‘Kültür’ ile ‘Tabiat’ koruma kurullarının hak, görev ve yetkilerini de üstlenecek.

Merkezi ve yerel yönetim kurumları gibi;

Uludağ Alan Başkanlığı, tanımlama dahilinde icraatın içerisinde olacak, kurumsal gelirleri ve giderleri olacak.

Uludağ denilince;

Belediyecilik, öne çıkıyor!

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin yönetimsel güçlü yetki beklentisi, yıllarca dile getiriliyordu.

Bakanlıklarla yetki devri veya paylaşımı isteyen anakent belediyesi, Ankara’nın itiraz ve direnişiyle karşılaşıyordu.

8 yıl öncesiyle;

Bursa’nın milletvekili ve başbakan yardımcısı Bülent Arınç’nın, bir konuşmasını anımsadı.

Bir bakanlığın yetki devriyle ilgili kaydedilen olumlu gelişmeye dikkati çekiyor ve “Hedefimiz; Bursa Büyükşehir Belediyesinin Uludağ'da tek yetkili ve sorumlu hale gelmesidir.” diyordu.

Bursa Büyükşehir Belediyesi, Uludağ’ın tanıtımı kadar, ulaşımını da sağlayan 30 kilometre yolu genişleteçek ve asfaltlayacak kadar, işin içerisindeydi.

Yasa teklifiyle;

Bursa Büyükşehir Belediyesi’ni planlama ve uygulamada öne çıkaran ve finansal güç sağlayan yerinden yönetim modeli beklentisi karşılanmıyor.

Yasa teklifi hakkında;

Bakanlıklar nezdindeki bir taslağın çalışmasında, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin, beklenti ve itirazlarının olduğunu duyuyorduk.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nı, turistik işletmeler ve pistlerle tek yetkili Bakanlık yapacak çözüm getiriliyor, ama yerinden yönetime geniş yetki yok.

Uludağ’da çıkıldığında;

Milli Park’a giriş gerekçesiyle merkezi yönetimin topladığı 10 milyonlarca liralık ücret gelirinden yerel yönetime tahsil yetkisi veya paylaşım da yok.

Ayrıca…
Yürütmeyi sağlayacak ‘Komisyon’, işlevi yavaş, görüş ve  karar birliğinin sıkıntılı geçeceği bir ‘koordinasyon kurulu’ gibi duruma düşer mi?

‘Danışma Kurulu’ toplantılarına;
Üniversiteler, ilgili sivil toplum kuruluşları ve akademik meslek odalarından 1’er üyenin katılabilmesi olumlu, ama daimi olmayacak.

‘Kamu Yararı’ statüsündeki akademik meslek odalarının daimi katılımcılığı, bilimsel ve hukuki tartışmalara karşı, karar niteliği ve işlevsel verimlilik olarak da, olumlu görülmelidir.

Pandemi döneminde;

Uludağ’ın belirli kesimlerinde, gayri hukuki yapılaşma hareketi yaşanmıştı, İmar Barışı da tuz biber ekmişti.

Yasanın nihai şekli için TBMM’nin ilgili komisyonları ve genel kurul aşamasında, ortak doğruyu güçlendiren adımlar, düzeltmeler sağlanabilir.

Bu arada…

Yasa teklifi;

Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu’nda görüşülecek, ama Bursa’dan üyeleri yok.