Genel seçim yaklaştıkça, Bursa’da da milletvekili adaylığı için beklenti, tahmin ve öyküler ortaya atılmaya başlandı. İsim çok olabilir, ama kimin ne yaptığı ve kimin ne yapacağı önem taşıyor.

Öncelikle;

Çok dönemle uzun zamandır milletvekilli olanların, mutlak bir beklenti içerisinde olmamaları gerektiğini düşünüyoruz.

Değişim şart!

Yeni yüzyılın inşasını konuşacaksak, yenilenme oranı yüksek bir parlamentoya da ihtiyaç var.

Türkiye’de;

Askeri ve yargı vesayetinin kaldırıldığı, demokrasi ve hukuk sistemleri açısından vurgulanıyor, ama hemşericilik vesayetini çağrıştıran bir anlayışın da tartışıldığı, aşikardır.

Şu günlerle;

Bursa için…

Milletvekili adayları için farklı siyasi partilerden isimler ortaya çıkıyor, ortaya atılıyor.

Siyasetin duraklarında;
Hemşeri ve ekonomi derneklerini özellikle görüyoruz, ama günümüz koşullarıyla artan toplumsal önemlerine rağmen,  farklı alan ve amaçlardaki dernekleri, kadın, gençlik, kültür ve sanat derneklerini neden göremiyoruz.

Bursa, Bursa’dır!

Bu kent için;

Sürekli düşünen, üreten ve sonuç getiren bir parlamenterliğin önemli ihtiyaç olduğunu belirtelim.

Yerel yönetimlerin törenlerine katılımla basın bültenleri sayesinde sık gündeme gelme refleksi de, yanıltıcı olacaktır.

Hükümet ve icraatı açısından…

İktidara mensup;

Bazı yeni milletvekilleri, TBMM’nin genel kurulları ve komisyonlarıyla çok iyi çalışıyor, devlet kurumlarıyla sürekli irtibatlı oluyor.

Muhalefetteki bazı milletvekilleri ise, aşık atışmasındaki gibi ve kentin geneli itibariyle ne derece kentli arasında olabildiler?

Bazı projeler, geç veya yavaş, ama böyle bir durumda, Bursa’nın büyüklüğünden ziyade, nüfuzunu sorgulamak gerekiyor.

Yani…

İstanbul ve Ankara’daki seçmen potansiyeli ve farklı kentlere dayalı hemşericilik ağırlığı, Bursa’nın çok üzerinde bulunuyor.

Çok göç veren bir kentin doğumlusu ve geçmişine sahip olanlar, büyük kentlerin listelerine mutlaka alınıyorlar.

Dolayısıyla;

Bursa doğumlu ve Bursa geçmişine sahip olarak, 30 büyük kentin milletvekilleri arasında, kaç Bursalı vardır?

Velakin…

Bursa’nın İnegöl’ünden belediye başkanı veya il başkanı olunduğunda, kabulleniş sendromu yaşanıyordu.

Başka boyuta geçelim…

Bursa’nın; kürsüde iktidarla sürekli çatışan, kavga eden muhalefetin de faydası olmuyor; söylediğine dikkat kesilen ve değerlendirilmesi kaçınılmaz olabilecek reflekse ihtiyaç var.

Ayrıca…

İktidara mensup bir milletvekilinin, muhalefete yumruk atması ne kadar yanlış ise, muhalefet milletvekillinin, tartışılan üslubu da, o kadar yanlıştır.

Ayrıca…

Muhalefetin, konumu itibariyle her dediğinin mutlak doğru olduğunu söylemek, kabul etmek de mümkün değildir.

Genel seçime gidilirken…

Bursa’nın, kente sonuç getiren siyasete ve siyasetçiye, milletvekilliğine ihtiyacı olduğunu, özellikle vurgulayalım.