Toprağımızın bereketinin, en güzeli, en seçmecesiyle yabancı ülkelere gittiği, bu yılın ilk 3 ayına ait ihracat rakamlarıyla da görülüyor. Halkımıza kalan ise, ‘pahalı tezgahlar’ oluyor, tarımsal yokluk ve sorunlar iddia ediliyor.
Marketlerin manav ve pazaryerlerinin tezgahları, olağünüstü etiketlerle hayati endişe ve soruna dönüştü.
Sorulduğunda…
Tarımsal sorunlar ve bu nedenle tarımsal üretimin düştüğü, mahsullerin azaldığı ifade ediliyor.
Antalya’dan açıklamalarda, akaryakıt fiyatları gerekçesiyle nakliye giderlerinden yakınılıyor, ama Bursa’nın insanı, kendi yöresinin mahsüllerinde dahi pahalılıkla karşılaşıyor.
Meyve ve sebze arzında daralma ve pahalılık sarmalında, aslında ihracatın çok önemli etken olduğunu düşünüyoruz.
Zira…
Geçen yıl, 3 milyar dolar ihracat yapıldığını kaleme almıştık, kur avantajıyla da iç piyasanın kıymet taşımadığı gerçeği yaşanıyor.
Ülkemiz insanının sofraları için temel ihtiyaç olan bazı meyve ve sebzelere, kota getirilmesi gerektiğini vurgulamıştık.
Ortaya koyduğumuz tespit ve düşüncelerimizin nedeni de, bu yılın ilk 3 ayına ait ihracat verileriyle bir kez daha önümüze çıkıyor.
Türkiye’de bu yıl zor geçen kış koşullarında, halkımız tarafından temel meyve ve sebzelere ulaşabilmek, olağanüstü pahalılıkla daha zorlaştı.
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın görevinden ayrılan eski yöneteni, pahalılığa karşı, mevsiminde üretileni tüketme tavsiyesinde bulunmuşu.
Böyle;
Mevsim ve düşünce iklimine rağmen, 2022’nin ilk 3 ayında, 1 milyon 586 bin ton meyve ve sebze ihracatı gerçekleştirildi, 762 milyon 663 bin dolar tutarında gelir değeri elde edildi.
Mahsül dağılımında;
Mandalin; 316.2 ton, domates; 151.7 ton, limon; 233.1 ton, biber; 52.2 ton, elma; 128.8 ton, portakal; 190.5 ton, kabak; 28.2 ton, salatalık/kornişon; 28 bin ton, armut; 25.5 ton, patates; 108.1 ton, patlıcan; 3.9 ton, lahana; 9.9 ton ve havuç/turp; 21 ton olarak, öne çıkıyor.
Ülke dağılımda;
Rusya Federasyonu’na 349.6 ton, Romanya’ya 78.2 ton, Irak’a 182.3 ton, Ukrayna’ya 99.6 ton, Almanya’ya 37.6 ton, Bulgaristan’a 47.1 ton, Polonya’ya 36.1 ton, Hindistan’a 32.1 ton, Beyaz Rusya’ya 16.9 ton, Hollanda’ya 13.7 ton ve Suriye’ye 93.4 ton, başlıcaları oluyor.
İhracatı yapılan ilk 20 ülkenin arasında, Sırbistan; 26.7 ton, Hırvatistan; 4.7 ton ve İsrail; 6.2 tonla dikkati çekiyor.
Bu verileri aktarırken…
Tarlalarındaki ürünleri satamadığı için üzülen, tepkisinden çöpe atan veya üzerini süren çiftçilerimiz akıllara geliyor.
Bunlar yaşanırken…
Küçük ve orta ölçekli çiftçilerden ürünlerin mümkün olabildiğince ucuza ve toplu alabilme aktörleri, koopertifleri de sıkıntıya itiyor.
Bazı ürünlerde böyle sıkıntılar yaşandığı için de, devletin doğrudan kendi alımını devreye sokması, sezonu da kurtarmış oluyordu.
İhracat verilerini dikkate alırsak, kendi insanımızın beslenmesini ve tedarik için cebini de düşünecek politika ve çözüm gerekiyor.